Bir yıl böyle geçti (III)

a
a
Pazartesi, 25 Ocak 2010 - 05:00

Sevgili okurlarım, 11 Ocak ve 18 Ocak 2010 tarihindeki yazılarımızda, bir yıldır bu köşede yayınladığımız yazıları gözden geçirmeye başlamıştık. Bu hafta da kaldığımız yerden devam ediyoruz.

İnternet melaneti (2 Mart 2009)

9 Aralık 2008 tarihli yazımızda, ondan kısa bir süre önce Ankara’da yapılan Spor Şurası’nda Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Remzi Kaya’nın (o yazımızda bu kişinin adını yanlış yazdığımız için özür diliyoruz) yüzlerce kişi ve basın önünde şu sözleri söylediğini yazmıştık: “Aileler, çocuklarımızı her türlü kötülüğün melaneti olduğu odalara kapatıyor. Ben bunu ailelere de söyledim. Gelin, biz çocuklarımızı buradan kurtaralım. Bu melanet nedir? İNTERNETTİR. Aileler çocuklarını bir odaya kapıyorlar, şu anda çocuğunuz nerede? İnternette. Hepimiz biliyoruz internette neler olduğunu!” Sonra Müsteşar Yardımcısı sözü toparlıyor “İnterneti yararlı bir şekilde kullansınlar, itirazım yok” diyor. Ayrıca Müsteşar Yardımcısı Remzi Kaya, okullardaki sporu eleştirirken sanki kendisi Milli Eğitim Bakanlığı’nın en üst seviyedeki görevlisi değilmiş gibi okul müdürlerini eleştiriyor: “Spor salonunun anahtarını alır, cebine koyup gider” diyor. Beden eğitimi öğretmenlerini eleştiriyor: “Bizzat yaşadım, beden eğitimi öğretmeni öğrencilere top verir, ‘Gidin bahçede oynayın’ der. Bu mudur beden eğitimi?” diye konuşuyor. Sanki kendileri Milli Eğitim’in değil de bir başka bakanlığın müsteşar yardımcısıymış gibi. Bu konularda da Sayın Milli Eğitim Bakanı’ndan hiçbir görüş ve bilgi gelmedi. Eğer bir gün gelirse bizler de sizlerle paylaşacağız.

Sayın Bakan Çubukçu (9 Mart 2009)

Devlet Bakanı Nimet Çubukçu engellilerin kamu hizmetlerinden etkin ve hızlı bir şekilde faydalanması için kamu web sitelerinin engelli kullanımına uygun hale getirilmesini bir yazı ile bakanlıklara bildirdi. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın bu konuda bir çalışma yaptığını hatırlatan Çubukçu, web sitelerinin engellilerin erişebilinirliğine ilişkin standartların yer aldığı erişebilirlik kılavuzunun, kurumun internet sitesinde kamunun kullanımına açıldığını belirtti. Bu çerçevede engellilere yönelik hizmetlerin düzenli ve verimli yürütülmesi, engelli vatandaşların kamu hizmetlerinden etkin, hızlı bir şekilde faydalanmasını sağlamak için bakanlıklar ve bakanlıklara bağlı tüm kuruluşların web sitelerinin engellilerin erişimine uygun şekilde düzenlenmesini rica etti.

Buraya kadar tamam

Sayın Çubukçu’nun bu girişimine yürekten katılıyoruz. Ancak 26-28 Kasım tarihinde Ankara’da yapılan Spor Şurası’nda Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Remzi Kaya “İnternet melanettir” dedi ve bunu onlarca basın mensubu, yüzlerce katılımcının önünde söyledi. Bizce Sayın Çubukçu önce kabine arkadaşı Milli Eğitim Bakanı Sayın Doç. Dr. Hüseyin Çelik’ten bu konuda bir açıklama almalı. Çünkü insanlarımız şu anda bir şaşkınlık yaşıyor. İnternet gerçekten bir melanet midir? Kullansınlar mı yoksa Milli Eğitim Bakanlığı’nın en üst kademesindeki yetkililerden birinin sözünü dinleyerek bir daha internete girmesinler mi? İnsanlarımızın bir kısmı ‘lanete sebep olan, lanete müstahak iş’ anlamına gelen ‘melanet’ kelimesinden korkarak, internete girmeyi düşünmemektedir.

İnternet melaneti (15 Haziran 2009)

26-28 Kasım 2008’de Ankara’da yapılan 6’ncı Spor Şurası’nda Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Remzi Kaya, konuşmacıların önünde “İnternet melanettir, hepimiz biliyoruz internette neler olduğunu” demişti. Biz de, o zamanki Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik’e “Siz de müsteşar yardımcınızın bu görüşlerine katılıyor musunuz? Katılmıyorsanız bir soruşturma açtınız mı?” diye sormuştuk ama cevap alamadık.

Nereden biliyorsunuz?

Daha sonra Milli Eğitim Bakanı Müsteşar Yardımcısı Remzi Kaya’ya yine bu sütunlarda, internete melanet demenin ne demek olduğunu, nasıl bu kanıya vardığını, bu kanıya varmak için internetin hangi sitelerinde gezdiğini sorduk. Yine cevap alamadık. Daha sonra 9 Mart 2009’da, o zamanlar Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bankanı olan Nimet Çubukçu’nun engellilerin kamu hizmetlerinden etkin ve hızlı bir şekilde faydalanması için kamu web sitelerinin engelli kullanımına uygun hale getirilmesini bir yazı ile bakanlıklara bildirdiğini yazmıştık.

Gereği yapılmalı

Sayın Nimet Çubukçu Milli Eğitim Bakanı. Konu hâlâ orada duruyor. 21’inci yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Remzi Kaya internete ‘MELANET’ diyerek, aileleri bu konuda uyarıp çocukların internete girmemelerinin sağlanması anlamına gelen sözleri kamuoyu önünde söylemiştir. Öte yandan, özellikle engellilerin internete girmeleri konusunda da bugünkü Milli Eğitim Bakanımızın, geçmişte söylediği teşvik edici sözler ve bu konuda girişimleri vardır. Engelli vatandaşlarımız halen sormaktadır. “İnternet melanet midir? İnternete girersek günaha mı gireriz? Bize doğru yolu kim gösterecek?” Umarız Sayın Nimet Çubukçu bu konuda gerekenleri yapar.

Önyargılı değiliz

Engelliler ve eğitim konusunda en ufak bir hizmette bulunan insanı sırtımızda taşımaya hazırız. Yeter ki tarafsız bir şekilde uygulamalar yapılsın, yeter ki insanlar ‘senden benden’ diye ayrılmasın. Hangi siyasi görüşe bağlı olursak olalım, bu ülke hepimizin. Ve geleceği için hepimiz elimizden geleni yapmalıyız. Bu konuda, bu ülke için çalışanları olduğu gibi, kendi yandaşlarının hatalı davranışlarını örtecek şekilde düşünenleri, hareket edenleri de tarih bir gün yazacaktır.

Doktor Ruhi Kılıç’a teşekkürler... (24 Ağustos 2009)

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Danışma Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Ruhi Kılıç’a teşekkür etmekten yorulmuyoruz. Böyle takipçi, işine bağlı insanlarımız bakanlıklarımızda görev yaptığı sürece, biz de geleceğe umutla bakıyoruz. Bu kez de Sayın Ruhi Kılıç, İzmir Bayraklı Talatpaşa İlköğretim Okulu’na devam eden bir öğrencimizin velisi ile yayınımız üzerine görüşüp, söz konusu öğrenciler için hazırlanmış yardım kitaplarından gönderdiğini bildiriyor.

Remzi Kaya

Buna karşılık aynı bakanlıkta görev yapan müsteşar yardımcısı Remzi Kaya, aylardır bu köşeden yaptığımız yayına bir cevap veremiyor. Kendisi hatırlanacağı üzere 26-28 Kasım 2008 tarihinde Ankara’daki Spor Şurası’nda yüzlerce dinleyicinin önünde “Aileler, çocuklarımızı her türlü kötülüğün melanati olduğu odalara kapatıyor. Ben bunu ailelere de söyledim. Gelin biz çocuklarımızı buradan kurtaralım. Bu melanet nedir? İNTERNETTİR. Aileler çocuklarını bir odaya kapıyorlar, şu anda çocuğunuz nerede? İnternette. Hepimiz biliyoruz internette neler olduğunu!” demişti. Kendisinden hâlâ bir cevap yok. Gazetemiz, Milli Eğitim Bakanlığı’nda okunmuyor desek mümkün değil. Çünkü diğer birimlerden gerektiğinde cevap ve açıklamalar alıyoruz. O zaman Sayın Remzi Kaya niye ortaya çıkıp da “Evet, sözümün arkasındayım, internet melanettir” demiyor veya “Sürç-i lisan oldu. İnternete nasıl melanet denir?” demiyor.

İnternet melaneti (19 Ekim 2009)

Bazı okuyucularımız hâlâ telefon ederek, “T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Remzi Kaya’nın geçtiğimiz yıl Spor Şurası’nda söylediği ‘İnternet melanettir’ sözünün cevabı geldi mi? İnternet gerçekten melanet midir? Niye Milli Eğitim Bakanlığı bir açıklama yapmıyor?” diye soruyorlar. Bu konuda söyleyebileceğimiz “Bize böyle bir açıklama gelmedi. Başka kanallar vasıtasıyla yapıldığını da duymadık.” Eskilerin bir sözü vardır: “Sükut ikrardan gelir” derler. Yani susan insan kabul ediyor anlamına gelmektedir. Bildiğimiz kadarıyla müsteşar yardımcısı hâlâ yerinde. Ne o bir açıklama yapıyor, ne Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bu konuda bir açıklama geldi. Ne de herhangi bir soruşturmaya başlandığı yönünde bilgi aldık. Bilgilendirilirsek tabii ki sizleri de bilgilendireceğiz.