Bir zamanlar Ankara’da 

Levent Cantek ve Sefa Sofuoğlu’nun imzalarını taşıyan ‘1951’ grafik romanı; okuru kitabın ismini taşıyan tarihe, Ankara’ya, sokaklarına, meyhanelerine, gizli toplantı yapılan evlerine götürüyor

08 Ocak 2018, Pazartesi 10:00
A A
Turgut YÜKSEL/ turgutyuksel@gmail.com

Grafik romanın etkisi, onun çizgi türünde değil çizgiler vasıtasıyla tasvir edilen dünyanın ikna ediciliğinde saklıdır. Zira bir durum yaratabilme ve onun atmosferini oluşturma bu türün önemli bir özelliğidir. O açıdan üretimi diğer çizgili anlatımlardan biraz daha zordur.

Yazarı ve çizeri ayrı olan çalışmalarda bu zorluğa ek olarak iki kişinin birbiriyle uyumu da devreye girer. İkisi de alanında maharetli olan kişilerin ortak bir çalışmada tatmin edici bir sonuca ulaşamadığı zamanlar da olmuştur. Zira ya yazılan hikâyeyi, senaryoyu çizer farklı yorumlamıştır -ki bazen bir karenin açısının değişmesi bile anlatımı etkiler- ya da yazar, çizerin anlatım üslubunun öyküyle uyumunu görmezden gelmiştir.

Yazar ve çizer uyumu 


1951 her şeyden önce yazar ve çizerin uyumlu olduğu bir çalışma. Hikâyenin ruhunu koruyarak onu görsel bir tasvir alanına taşıyan çizerle, çizerin üslubunu koruyarak ilerleyen senaryo okuru hemen anlatılan âleme çekiyor.
Levent Cantek, hem memleketin çizgili tarihiyle ilgili yaptığı çalışmalarla hem de senaryosunu yazıp prodüksiyonunu üstlendiği grafik romanlarla bu boşluğu dolduran yorulmak bilmez bir sol açık gibidir. Sefa Sofuoğlu ise yine bu ülkenin çizgili yayınları içinde bulunarak tarihe bizzat şahitlik eden usta bir çizer, maharetli bir hikâye aktarıcısıdır.

Kitap, Vedat’ın, kardeşi Nedim’in intihar etmesi üzerine birkaç günlüğüne İstanbul’dan Ankara’ya gelmesiyle başlıyor. Hikâye ilerledikçe iki kardeşin ideolojik olarak ayrı dünyalara ait ama fiziken ikiz kardeş gibi birbirlerine benzediklerini öğreniyoruz. Vedat’ın intiharla ilgili aklında oluşan şüpheleri bertaraf etmek için attığı her adımda karşısına çıkan yeni soru işaretleri Ankara’da kaldığı günlere günler eklerken, zihnini ziyaret eden kardeşiyle de sert yüzleşmeler yaşıyor. 
 

Sinematografik anlatım


Vedat, kardeşinin yaşadığı hayatı ve ilişkilerini anlamak için bazen onu kılığına ve kimliğine girerek bazen de kendisi olarak şehrin arka sokaklarına, meyhanelerine, bozkırına, gizli toplantı yapılan evlere, esrarhanelerine sürükleniyor. Her sayfada çoğalan ve karmaşıklaşan ilişkiler ağının arka fonunda ise başkenttin politik atmosferi, muhbir ağı, keskin ayrımlara sahip politik kişilerin üstünlük kurma çabaları karşılıyor karakteri ve okuru.

Gizem, polisiye, varoluş, büyük savaş sonrası ülkedeki politik atmosfer ve özellikle de 1951’de ki Ankara’yı merak ediyorsanız, kitap bütün beklentileri sinematografik anlatımıyla fazlasıyla karşılıyor.



1951
Yazan: Levent Cantek 
Çizen: Sefa Sofuoğlu
İletişim Yayınları
176 sayfa

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;