Birçok yol var

Pazar, 25 Ekim 2009 - 05:00

Biz üç kardeşiz ve ana-babamızdan bize altı daire ve üç dükkanlı bir bina miras kaldı. Kardeşlerden biri binada oturuyor. Kira adı altında çok cüzi bir para ödüyor, kiracıları taciz ediyor. Binayı satalım diyoruz yanaşmıyor. Bizim elimizde yasal olarak ne haklarımız var? Y.Y.

Miras olarak kalan mallar mirasçılara iştirak halinde mülkiyet (elbirliği mülkiyeti) olarak kalır. Dolayısı ile elbirliği mülkiyetinde hiçbir ortak tek başına hukuki işlem yapamaz. Terekedeki tüm mallar için hep beraber hukuki işleme katılmak gerekir. Bu, binanın kiraya verilmesinde de böyledir satılmasında da. Ancak ortaklardan birinin problem yaratıyor olmasında bazı hukuki yollara başvurulabilir.
Birkaç örnek: Mahkemeye başvurup elbirliği mülkiyetinin paylı (müşterek mülkiyete) çevrilmesi talep olunabilir. Bu halde hisse sahipleri hisselerini satma imkanına kavuşurlar veya mahkemeye başvurup terekede başka mallar da varsa mirasın taksimi talebinde bulunulabilir.
Bu halde herkes hissesine tek başına sahip olur. Terekede başka mal yoksa bu halde bu bina için ortaklığın giderilmesi talebinde bulunulabilir hatta kat mülkiyeti tesisi sureti ile ortaklığın giderilmesi talep olunabilir. Doğrusu sekiz bağımsız bölümlü ve üç ortaklı bir bina için bence en uygunu kat mülkiyeti tesisi sureti ile ortaklığın giderilmesi talebidir.

Bir hata var ama nerede?
İhale ile iki gayrimenkul aldım, parasını ödedim. Aldığım gayrimenkullerde mirasçı sıfatı ile hissedardım. Bir başka hissedar daha önce hissesi üzerine satış vaadinde bulunmuş. Sonra hisseyi satmış parasını da banka kanalı ile almış ama satış vaadi şerhi hâlâ gayrimenkul üzerinde duruyor. Bu kayıt halen geçerli mi? Y.A.

Okuyucumun anlatımı daha uzun, olay karışık, ben bu kadarını özetleyebildim. Ancak bu özetten de anlaşılacağı gibi ya kayıtlarda bir hata var veya olayların akışında yanlış bir anlatım var. Neden? Bir gayrimenkul hissesi satış vaadine konu yapılabilir tapuya da şerh verilebilir.
Hatta henüz sahip olunmayan, gelecekte sahip olunacak bir gayrimenkulün de satışı vadolunabilir. Buraya kadar problem yok. Ancak anlatılan olayda vadedilenin hissesini aldığı, parasını da ödediği söylendiğine göre artık tescil sırasında vaade ait şerhin kaldırılması gerekirdi. Çünkü vadeden hisseyi devretmiş, vadedilen de parasını ödeyip adına tescil yaptırmıştır.
Bu akış olması gereken, buna aykırı bir durum olduğu anlaşıldığına göre hukuki aksaklığın nerede olduğunun tespiti tapu kayıtlarının incelenmesi sonucu anlaşılır ki, bir yazım hatası varsa tapu sicil müdürü tarafından, kayıtların yanlış tutulduğu gibi bir durum varsa mahkeme kararı ile düzeltilmesi mümkündür.

Aslında mecbur ama!
Vitrinlerde teşhir edilen malların üzerinde fiyatının olması gerekmiyor mu? Bunu öngören bir yasanın var olduğunu hatırlıyorum, bu yasa kalktı mı? K.M.

Böyle bir yasa var ve de kalkmadı ama bir zamanlar söylenen bir sözü hatırlıyorum “Bizde kanunlar uygulanmasın diye yapılır”. Böyle bir kanun var derken Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dan söz ediyorum. Bu kanunun 12’nci maddesi diyor ki: “Perakende satışa arzedilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir, okunabilir şekilde o malla ilgili tüm vergiler dahil fiyat, üretim yeri ve ayırıcı özelliklerini içeren etiket konulması, etiket konulması mümkün olmayan hallerde, aynı bilgileri kapsayan listelerin görülebilecek şekilde uygun yerlere asılması zorunludur.” Görüldüğü gibi sadece fiyat yazmakla da olmuyor.
Başka birtakım bilgileri koymak “MECBURİ”. İyi güzel de bu mecburiyeti kim uygulayacak? Bugün ortada uygulayacak kimse yok ve çoğu vitrinde bu bilgiler yok. Sizin sorunuza uymamanın cezası 200 lira idari para cezası. Bu cezalar mülki amirler tarafından verilir, ilgilinin mensup olduğu meslek kuruluşuna bildirilir. Araya birtakım davalar girebilir ve yine de bunların hiçbiri uygulanmaz ve sizin tespit ettiğiniz kimi kime şikayet edeceksin sorusu ortalarda dolaşır.