Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

Biri Başbakan'a söylesin

Salı, 26 Ocak 2010 - 05:00

Tekel işçilerinin niyeti devletin kasasını soymak değil.

Sadece Türkiye’yi sosyal bir hukuk devleti sanmak gibi bir açmazın içindeler!

Bu yüzden de “Bu nasıl bir sosyal hukuk devleti? Kazanılmış haklarımız elimizden alınıyor!” diye isyan ediyorlar...

***

Ergenekon davasında henüz hiçbir sonuca ulaşılmamıştır.

Dava devam etmektedir ve hiçbir karar verilmemiştir.

Hal buyken “Ergenekon’un avukatı” olmakla “Ergenekon’un savcısı” olmak arasında hiçbir fark yoktur.

Çünkü her ikisi de hukuka ve yargıya müdahil olmaktır ve yanlıştır.

***

Türkiye’nin küresel ekonomik krizden en az etkilenen ülkelerden biri olduğu doğrudur.

Ama yaşanan krizin etkilerini “teğet geçti” denecek kadar hafife almak hem haksızlık hem de ayıptır!

En azından sokaktaki 3 buçuk milyon işsize karşı...

***

Gazeteler hükümetlerin yaptığı güzel işleri haber yapmak için çıkmaz.

Gazetecilerin var oluş nedeni iktidarları övmek, doğrularını tespit etmek değildir.

Gazeteci halk adına yönetenleri denetler; eksiklikleri, hataları gösterir.

İşte sırf bu yüzden bir gazeteci-vicdanını rehber bellediği sürece-şüpheci ve muhalif olmakla yükümlüdür.

Hazır yeri gelmişken!

İster gazeteci ister aydın ister sanatçı...

Muhalif olmak Başbakan’a düşman olmak demek değildir.

Sinan Çetin kadar hastası olmayabiliriz...

Ama o sevse de sevmese de...

İstese de istemese de en az Sinan Çetin’inki kadar bizim de başbakanımızdır.

***

Bu Anayasa’nın artık değişmesi gerektiği herkesin ortak fikridir.

Ama anayasaların birer toplumsal mutabakat metni olduğu...

Ve AK Parti’nin bugüne kadar mutabakat arama konusunda son derece gönülsüz göründüğü de öyle!

***

Yakınındaki biri lütfen Başbakan’a bunları söylesin...

“Kardeşim kendin söylesene?”

Oldu, görürsem söylerim.