Biri gaf diğeri de kaza yaptı!

Salı, 11 Mayıs 2010 - 05:00

Gaf ile canlı yayın kazası arasında ciddi fark vardır. Siyahla beyaz arasında olduğu kadar. Mesela Fox TV’de yayınlanan Gol Pazarı’nın önceki gün oynanan Kasımpaşa-Diyarbakır Spor maçıyla ilgili yaptığı mizah girişimi gaftır...
Süper Lig’de küme düşen bir takımın maç özeti verilirken “Barcelona: 1 Diyarbakırspor: 0” şeklinde skor geçilmez. Komik değil kışkırtıcı olur. İstediğiniz kadar skorun arkasına gülümseme işareti de koysanız, kalp kırarsınız... Mesela Kanal Türk’teki Telegol’de Serhat Ulueren’in, Fenerbahçe’den 3 gol yiyen Ankaragücü kalecisi Serkan’a bağlanırken ettiği “Serkan sen maçı izledin. Pardon, maçtaydın” lafı kazadır. İrticalen çıktığı için komiktir de...
Ve mesela yayına beklediğinden erken bağlanan NTV’deki Yüzde Yüz Futbol’un sunucusu Güntekin Onay’ın rejinin çok muhtemel “Konuş, konuşsana hadi” ısrarı üzerine ettiği “Ne konuşayım be” lafı da kazadır. Gülünçtür, gülünür. Ama kimsenin kalbi kırılmaz, unutulur!

Kadından komedyen olur!
Çok Güzel Hareketler Bunlar’daki (Kanal D) Ebeveynus Belgeseli hakikaten gözlerimden yaş gelene kadar güldürdü beni.
Anne, baba ve çocuk üçgenindeki 25 yılı o kadar gerçekçi ve komik anlattı ki, salonda olmadığım halde alkışlamak ihtiyacı duydum...
Bu arada skeç bittiğinde duvardaki çanı çatlatırcasına çalan Yılmaz Erdoğan, bin yılın tabusuna ciddi bir nokta koydu: “Bu skeçteki kadın oyuncuları izleyip de ‘Kadından komedyen olmaz’ diyenler sanırım fikirlerini değiştirmişlerdir”...
Doğru dedi Yılmaz. Sadece o skeci değil, Binnur Kaya’yı, biraz zorlarsak Gülse Birsel’i, Geniş Aile’nin Sevim’i Yeşim Ceren Bozoğlu’nu, Haneler’deki Asuman Dabak’ı izleyip de “Bu hattan komik çıkmaz” diyecek biri kaldıysa buyursun iyisini yapsın... Kadından komik olur, bal gibi olur, olmuştur da zaten!

Favorim Seda’dır!
Eğer genç kızlar kendilerine bir fiziki (dayanıklılık açısından) idol arıyorlarsa Survivor’daki (Show TV) Seda hakikaten seçilmiş örnek olur...
Ben böyle korkusuz, güçlü ve dirençli kadın görmedim. Hakikaten ekmeğini taştan çıkarıyor. Ve yılgın takım arkadaşlarına kılavuz oluyor...
Kendi adıma sadece onun için izler oldum programı. Sesi kısıp bakıyorum ilgiyle yaptıklarına. Konuşunca çünkü, o büyü hakikaten bozuluyor...
Ne olursa olsun yarışmadaki favorim Seda’dır ve kazanacağını seziyorum; biline!

Beren Saat’in yanlış koltuk altı!
Dikkatinizi çekti mi, bilemem? Ama Aşk-ı Memnu’nun Bihter’i Beren Saat oynadığı deodorant reklamında bir tutarsızlığa imza atıyor... Sabah deodorantı atıyorum, sağ koltuk altına sıkıyorsa, akşam sol koltuk altına kuruluk testi yapıyor. Kimine saçma gelmeyebilir ama genelde tüketici uygulama alanı üzerinden ikna olur. Sağ gösterip sol vurmak yanlış algıya yol açabilir... Yoksa kendi adıma buz gibi eminim; Beren Saat’in iki koltuğunun altı da onu utandırmayacak ölçüde kuru ve temizdir hep!

Türk Sineması uçtu mu dediniz?
Türk Sineması uçtu iddiasında bulunanlar için şarkıcı/oyuncu/yönetmen Teoman’ın ettiği şu cümle manidar bence; “Uçtuğu filan yok. Bu abartılı sevinç gösterilerinin arkasında batan filmlerin oranı yüzde 90”. Bu yüzden film yapmaya ara vermiş Teoman. Bu yüzden bitiremediği son filmi için “Enerjim yok” diyor...
Evet, birkaç filmin gişesine bakıp, sinema eski itibarını kazandı demek safdillik. Etifest kapsamında Türkiye’nin festivale susamış üniversitelerinde konser turnesi yapan Teoman’la birlikteydik geçende. Ve yukarıda saydığım nedenlerle sinemaya ve televizyona mesafeli durduğunu söyledi. Elinden gelse kliplerini de başka yönetmenlere ihale edeceğini de ekledi...
Bir adamı başlangıç noktasına, parladığı şeye döndüren bir sürü neden saydı. Onu sahnede izlerken asıl cevherin yaptığı diğer işlerde değil, sahnedeki kendisinde olduğunu gördüm. Araya bir de “konuşulmayan” sıkıştırdım okuduğunuz üzere... Bu arada Etifest için de iki lafım var. Gençler artık başka bir ufka bakıyor. Onu algılayıp, değişimlerini anlamak için yoğun bir çaba harcıyor bu organizasyon. Ve emin olun ki çok sayıda genci mutlu ediyor. Dilerim giderek dallanır, budaklanır...
Gençlik dizilerinde izlediklerimizin mevcut gençlikle bir ilgisi yok çünkü. Gençlerin gerçeklerine dürüst bakmak lazım. Tersi çok komik oluyor...

Özlem Tekin ne dolmuş ama...
Medya Kralı’nda (Kanal D) farklı bir Özlem Tekin izledik önceki akşam. Kilo almıştı, sıcak bastıkça terliyor ve hiç susmayarak programa ambargo koyuyordu...
Bir ara Okan Bayülgen kendisinden mola vermesini rica ettiyse de “Albümüm çıktı” mazeretine sığınıp konuşmaya devam etti...
Özlem’in şarkılarını da kendini de samimi bulurum. Belli ki yaş ilerledikçe samimiyet diline de vurmuş. Konuştukça konuştu ve ortaya Özlem Tekin Show çıktı...
Yıllar önce Kral TV’de yapıyordu. Özlemiş miyim, tam zamanında mı bitirmiş, karar veremedim hani...