Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Birlikte olmamıza ENGEL YOK!

Pazar, 26 Haziran 2011 - 05:00

Bütün mesele nereden baktığımızda. Bütün mesele kendimizi karşımızdakinin yerine koymakta. Birden dünyanız değişiyor. Örneğin, engellilerin hayatına yardımcı olmak için başlatılan kampanyalardan birinin sloganının, engellileri ne kadar üzdüğünü hiç düşünmüş müydünüz? O da şu: “Bir gün siz de engelli olabilirsiniz, sizin de başınıza gelebilir!” Milletvekili Lokman Ayva diyor ki; “Siz hayvanların yaşama koşullarını bunun için mi iyileştirmeye çalışıyorsunuz? Bir gün hayvan olabileceğiniz için mi?

[[HAFTAYA]]

Ya da kadın hakları için neden uğraşıyorsunuz? Erkekseniz bir gün kadın olabileceğiniz için mi?” Ayva şöyle devam ediyor: “Bütün dünya aynı tip insanlar için düzenlenmiş. Solaklar bile bundan o kadar şikayetçi ki ben onları dinlerken ‘iyi ki görme engelliyim de solak değilim’ dedim!” Lokman Ayva örnek veriyor: “Fotoğraf makinesinin deklanşöründen araba anahtarına kadar, her şey solak olmayan insanlar için yapılmış. Ötekiler kullanamıyor. Solakları sağ ellerini kullanmaya zorluyorlar.

Halbuki bu bir hastalık değil, sadece farklılık!” Engelliler de diğerlerinden farklı. Sadece birlikte yaşamak için koşulları değiştirmek gerekiyor. Engellilere bakış açısını değiştirmek için yapılan “Eğitim Her Engeli Aşar” kampanyası İstanbul, Ankara, Kayseri’de devlet okullarındaki öğretmen ve ailelerle yürütülmüş. Prof. Doğan Cüceloğlu ve Özel Eğitim Uzmanı Sezgin Kartal’ın verdiği seminerlere ilgi, büyük olmuş. Milli Eğitim Bakanlığı pilotajındaki kampanyayı maddi olarak BİM desteklemiş. Bu BİM’in ilk sosyal sorumluluk projesi. Pilot olarak gördükleri bu ilk deneyimden sonra devamını getirmek istiyorlar.
 


BİRLİKTE EĞİTİM

Kampanyanın temel hedefi, engelli çocukların diğerleriyle birlikte eğitim görmelerinin önündeki direnci kırmak. Çünkü hem veliler, hem öğretmenler bu konuda önyargılı oldukları için çok da istekli değiller. Ama verilen eğitim ve seminerlerle direnci kırmayı başarmışlar. Doğan Cüceloğlu “Önce farkındalık gerekiyor. Bu konuda bir seminer vermeye gittiğimde konuşmamı yansı ile anlatıyordum, önden biri ‘Hocam, görmeyenler de var’ deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Bunu hiç düşünmemiştim!”

Hayatın her alanında bizden biraz farklı olanlarla birlikte yaşadığımızı düşünmek gerekiyor. Uzman Sezgin Kartal çocukların 3-4 yaşındayken engelli çocukları dışlamadığını, yardımcı olduğunu ve birlikte oynadığını, büyüklerin ise öğrenilmiş yadırgamaları olduğunu anlatıyor. Mayıs ve haziran ayında eğitilmiş 300 öğretmene sertifika, 1500 aileye ise seminer verilmiş. Aileler çocuklarının, engelli yaşıtlarıyla okumasının sakıncasının olmadığına ikna edilmiş.

BELEDİYELER NE YAPIYOR?

Lokman Ayva’nın dikkat çektiği bir konu da “Fiziksel Çevre Adaptasyonu”. “Bu konuda yasa çıktı ve şehirlerin 2012’ye kadar gerekli çalışmaları yapması için süre tanındı. Yapmayanlar 2014’de seçim kaybeder. TCK 122’den dolaylı ayrımcılık suçu işlemiş olur” diyor! “Özürsüz insanlar bizi yok zannediyor” diye konuşan Lokman Ayva, aslında o kadar haklı ki! İstanbul, engelsiz insanlar için bile yaşaması zor bir kent. Ya engelliler?..

Yeterince gayret sarfedildi mi onlar için?.. Maddi olarak evet: AKP hükümeti evinde engelli çocuğu olan 310 bin aileye asgari ücret kadar maddi destek veriyor. Buna eğitim desteğini de eklerseniz aylık 1500 TL’yi bulduğu söyleniyor. Yani artık kimse engelli çocuğunu gizlemiyor, tam tersine çocuğunun engelli olduğunu kanıtlamaya çalışıyormuş! Ama kaldırımların ve ulaşım araçların engellilerin kullanımına uygun olduğu söylenemez. İş, engelli asansörüyle bitmiyor ki!