Bitiş ve başlangıç

a
a
Cumartesi, 18 Eylül 2010 - 05:00

Ve yine bir yaz tatilinin de sonuna geldik. Büyükada’nın iç ısıtan eylül güneşini, sessiz sokaklarını, deniziyle Ege’ye taş çıkaran Değirmen Plajı’nı, çay bahçelerini, bahçede mangal muhabbetlerini, bisiklet turlarını bırakıp yine dönüyoruz İstanbul’a... Zaten her gün işe insek de adadan, bu dönüşün bir süreliğine de olsa kesin bitiyor olması hüzünlendiriyor insanı, üstelik adada en güzel mevsimin eylül olduğunu bile bile... Bir tek özlemediğimiz, bu yıl ayyuka çıkan terbiyesizlikleriyle faytoncular olacak kuşkusuz.

[[HAFTAYA]]

Belediyenin başlarını boş bırakmasıyla, hiçbir denetleme olmadığı için at oynatan faytoncular, artık Arap turistler dışında kimseyi taşımak istemiyorlar. Kısa mesafelerde, az para alacakları yeri duyduklarında ya bütün yol boyu söyleniyorlar ya da işi iyice abartıp “Aşağı in, götürmüyorum” diyebiliyorlar. “İstersen Belediye’ye git şikayet et” diye de arkanızdan bağırıyorlar. Seneye düzelir umuduyla arkamızda bırakırken atlı arabaları, aklımızda okul hazırlıkları var kuşkusuz. Her zamanki gibi kitaplar eksik başlayacağız yıla. Kitapçı kitapçı dolaşıp “O henüz gelmedi, siz 2 gün sonra tekrar uğrayın” lafını duymaktan sıkılsak da ne çare...

Öğretmen kitap ister, bulunacak, kaçarı yok! Tabii bu arada her yıl olduğu gibi belli numaralarda cırtlı spor ayakkabı bulmak yine sorun. Hiç istemesek de bu yıl son dakikacılardan olduğunuz için yarın bile alışverişimiz var okulla ilgili. Bir de kitap kaplama derdi. Allah’tan bana bu konuda destek olan annem var ama ya olmasa! Yandım vallahi! 2 çocuk için ortalama 55 kitap. Nasıl kaplarım ben? Kırtasiyelere gelecek yıl için bir öneri: Kitap kaplayıcıları bulsunlar. Bunlar genç üniversiteliler olabilir. Kitap başına belli bir para alıp kitapları kaplasınlar, hem de onlara ek bir gelir olur. Ya da büyük çok büyük olduklarıyla övünen ve her ürünü daha pahalıya satan dev kırtasiyeler, bu kaplama işinden kazandıkları parayı Türk Eğitim Vakfı’na bağışlasın. Herkese başarılı bir eğitim yılı diliyorum.