Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Bizde kriz biter mi!

Çarşamba, 29 Haziran 2011 - 05:00

Meclis’te yemin krizi mi? Asıl kriz ettikleri, yemine inanmamaları değil mi? Kaçı inanıyor ve içtenlikle ediyor o yemini? Bu açıdan bakıldığında BDP destekli bağımsızların bir taşla bir kaç kuş vurdukları bile söylenebilir. Hatip Dicle’nin milletvekilliğinin düşürülmesini ve KCK tutuklularının serbest bırakılmamasını protesto için TBMM’ye gelmediler ya. Bir: Grup toplantılarını Diyarbakır’da yapıp bir anlamda yeni “başkent”i tescil ettiler. İki: Zaten yemin metnine karşıydılar, içinde Türk milleti filan var ya, yemin etmek istemiyorlardı, içerde olsalardı asıl kriz o zaman çıkacaktı, ondan kurtuldular. Üç: ‘Biz zaten başkayız, ayrıyız’ mesajını bir kez daha verdiler.

[[HAFTAYA]]

Peki sonra ne olacak? MHP aday gösterip milletvekili seçtirdiği Engin Alan’ın Silivri’de tutuklu kalmasını hiç önemsemiyormuş gibi yaparak parlamentoya gitti, yeminini etti. AKP’nin istediği her şey normalmiş havasını verdi. Ama AKP’nin randevu talebine yanıt vermedi! E bu ne perhiz ne lahana turşusu? Gelsinler bakalım ne diyecekler? MHP’yi anlamak gerçekten zor. Meydanlarda halat çekme yarışı yaptığı AKP’ye bundan önce de cumhurbaşkanlığı seçiminde ve başka örneklerde nasıl payanda olduklarını unutmadık! Ya CHP?..

Bu kez aslanlar gibi durdu lafının arkasında! Gerçi BDP’nin peşinde ya da MHP’nin yanında olmak gibi iki seçeneğin arasında sıkışıp kalmış görünüyordu ama TBMM’ye giderek, ama yemin etmeyerek, doğru bir duruş sergiledi. Doğru duruş diyorum, çünkü karar neredeyse oy birliğiyle alındı, seçmenleri tarafından da sonuna kadar desteklendi.

“Başka aday mı yoktu?”

Eğri oturup doğru konuşalım, ileri demokrasimizde tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılıp bırakılmayacağı konusunda herkes, AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın ağzının içine bakıyor. O hafif bir baş eğmesiyle ‘tamam’ demeden de bu iş çözülecek gibi durmuyor. O da diyecek gibi durmuyor maalesef! “Başka aday mı yoktu, bunların sorun çıkaracağını bilmiyorlar mıydı?” dedi, mesele bitti. Tabii ki biliyorlardı, zaten mesele de sorun çıkarıp aslında varolan bu soruna dikkat çekmekti! Yoksa aday olmak için canını veren çok. Suç işledikleri ve bu suçun cezasının on yılları bulacağı varsayıldığı için hakkında yeterli delil bile toplanmamış insanlar yıllardır içerde yatıyor. Bu demokrasi değil. İşte buna dikkat çekmek için Balbay’ı, engellilere dikkat çekmek için Şafak Pavey’i aday gösteriyorlar.

Tabii neye dikkat çekmek için Hakan Şükür’ü aday gösterdiklerini bir zahmet Erdoğan açıklamalı! Fethullah Hocaefendi’nin uslu müridi olmak, iyi şut atmak ve Meclis takımında oynayacak olmaktan başka bir becerisi olup olmadığını göreceğiz yeni rol modelimizin. Şafak Pavey demişken, fotoğraflarına bakıp da içi burkulmayan olmayacak. Oysa onu pantolonlu gördüğümüzde protezi saklandığı için daha az buruluyorduk. Demek ki artık kadınların da pantolon giyebilmesinin önü açılmalı! Biraz da magazin isterseniz: AKP’liler nasıl olup da Oktay Ekşi’den daha yaşlı bir aday seçtirmediklerine pek hayıflanıyormuş.

Ona vekalet vermemek için Cumhurbaşkanı da bir süreliğine bütün dış gezilerini ertelemiş! Geçici başkanın laiklik vurgusu yaptığı konuşmasını AKP’liler çok içlenerek dinlemiş. Kendisine hakaret ettiğini düşündüğü Ekşi’yi kürsüde görmeye en az Erdoğan tahammül edebilmiş, o nedenle yeni başkanın hemen seçilmesini, gerekirse bu konuda CHP’yle bile uzlaşılmasını istemiş! Benzer nedenlerle, grup salonuna girdiğinde ayağa kalkmayacağını düşündüğü için, Engin Alan’ın tutukluluğunun kaldırılmasına da asla icazet vermiyormuş!