Önceki Fotolar

Blake Lively: İlk defa bir filmde çıplaklığa 'tamam' dedim

Son olarak All I See Is You filmiyle seyirci karşısına çıkan ABD’li oyuncu Blake Lively, "İlk defa bir filmde çıplaklığa da 'tamam' dedim. Tüm bu ilkleri aynı filmde yaşadım, rahat ettiğim alanın çok dışında bir rolün içine girdim" dedi

29 Ekim 2017, Pazar 13:13
A A
İnsan bir duyusunu yitirince diğer duyu organları daha hassas ve güçlü olur denir, siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

İnsan bir duyusunu yitirince diğer duyu organları daha hassas ve güçlü olur denir, siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kesinlikle doğru, diğer duyularda aşırı keskinlik oluyor. Çünkü bir duyunun eksikliği diğer duyuları daha çok kullanarak giderilmeye çalışılıyor. Bunu nereden biliyorum; çünkü filmde görme yeteneğimi engellemek için özel lensler kullandım. Enteresan bir deneyimdi. 

Lensler ilk başta görüş açımı engellese de gözlerim bir müddet sonra duruma adapte olup görmek için savaşıyordu. O yüzden lensleri defalarca kalınlaştırmak zorunda kaldılar. 

Rol arkadaşımın yüzünü göremeden, gözlerine bakamadan oynamak zordu gerçekten ama görme engellilerin seslere ve etrafa olan hassasiyetlerini çok daha iyi kavradım bu sayede...

Rol seçerken hangi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz?

Rol seçerken hangi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz?

Karakterde ilk dikkat ettiğim nokta, filmin başından sonuna kadar yaşadığı serüven ve beni zorlayıcı bir tarafının olup olmadığı... Mesela bu filmde kör rolü oynadım, bu benim için bir ilk. Şarkı söyledim, normalde asla şarkı söyleyemem, bu da bir ilk. 

Bitmedi, ilk defa bir filmde çıplaklığa da “tamam” dedim. Tüm bu ilkleri aynı filmde yaşadım, rahat ettiğim alanın çok dışında bir rolün içine girdim.

Çok ünlü bir eş (Ryan Reynolds), iki çocuk, dünya çapında bir şöhret ve kariyer... Vakit problemi yaşıyor musunuz?

Çok ünlü bir eş (Ryan Reynolds), iki çocuk, dünya çapında bir şöhret ve kariyer... Vakit problemi yaşıyor musunuz?

Biz Ryan ile aynı dönemde film çekmemeye dikkat ediyoruz. Eşlerden biri bir ülkede, diğeri dünyanın başka bir tarafında, iki ayrı set... Üstelik günde 18-19 saatini sette geçiriyorsun. Bu çok zorlayıcı. Öyle bir hayat istemiyoruz. 

Bizim için en önemli şey birlikte olmak... O nedenle günübirlik bir geziye bile gitsek çocuklar bizimle beraber oluyor. Okula başladıklarında nasıl olur bilmiyorum tabii ama şimdilik hep bir aradayız.

Ryan çalışırken ben onun setini ziyaret ediyorum, ben çalışırken o benim setime geliyor. Birbirimizi fikirlerimizle besliyoruz. İyi ki aynı işi yapıyoruz, bu bakımdan bazen kendimi şanslı sayıyorum.

Televizyon altın çağını yaşıyor. Siz de kariyerine televizyonla başayan bir oyuncusunuz. O günler ile bugünün televizyonunu karşılaştırıyor musunuz?

Televizyon altın çağını yaşıyor. Siz de kariyerine televizyonla başayan bir oyuncusunuz. O günler ile bugünün televizyonunu karşılaştırıyor musunuz?

6.5 yıl “Gossip Girl”ü yaptım. Ama şimdi televizyon o kadar farklı bir boyutta ki karşılaştırmak mümkün değil.