Bodrum'un lezzetleri

Pazar, 11 Temmuz 2010 - 05:00

Bodrum'un lezzetleri

Bodrum her yaz olduğu gibi bu yıl da en ilgi gören tatil beldelerinden. Bu eşsiz yarımadayı her sene yerli-yabancı binlerce turist ziyaret ediyor. Sadece doğası için değil, mutfağının ününü duyan da burada buluyor kendini. Ege ve Akdeniz’in en iyi örneklerini bulacağınız Bodrum’un lezzet durakları bu ay Travel+Leisure dergisine konu oldu. Biz de sizin için iştah açıcı lezzet duraklarını derledik...

Kocadon en eski yerlerden

Kocadon, yarımadanın köklü lezzet mabetlerinden. Milta Bodrum Marina’nın çaprazında bulunuyor. 19. yüzyıldan kalma bu yerin beyaz örtülü masaları, palmiyeleri, muz ağaçları, borazan çiçekleriyle dolu bir bahçesi var. Restoran 1987’de Ahmet Aras Kocadon tarafından açılmış. Restoran kış aylarında kapalı. Ahmet Aras Kocadon, Hollandalı eşi Franciska’yla Avrupa’nın yıldızlı şeflerinin iddialı restoranlarına gidip keşif yapıyorlarmış... Kocadon’da masaya öncelikle zeytinyağlı ot tabağı geliyor. Sıra otu, yabani arapsaçı, acıot ve şevketi bostan en lezzetlileri. Salatalar ve zeytinyağlılar açık büfede sunuluyor. Yanında da çupra, dil balığı, fangri balıkları servis ediliyor. Bodrum mandalinalı sorbeyse restoranın en sevilen tatlılarından. Ahmet Bey yakında anason esanslı ıstakoz, okyanus köpüklü karides gibi lezzetleri de restoranında deneyecek.

Restoranda Büyülübağ Cabarnet Sauvignon Reserve 2005, Sevilen Centrum Syrah 2005, İdol Smyrba Viognier 2009 gibi Türk şaraplarına da yer verilmiş. Çünkü Ahmet Aras’ın Türk şaraplarına itimadı yüksek. Tek odal otel Adaev’in restoran gitmeye de!er Göltürkbükü’ndeki Ada Otel’in sahibi Vedat Semiz, 15 yıl önce Ortakent’teki Mustafa Paşa Kulesi’ni satın almış. Burayı, Özben Saygün ve Berna Yavuzlar’la üçlü ortaklık kurup tek odalı, iki kişilik muhteşem bir otele dönüştürmüş. Mustafa Paşa Kulesi zamanında bir gözetleme kulesiymiş ve 1600’lü yıllarda dönemin sancak beyi Mustafa Paşa’nın konutuymuş. Bodrum’un Kalesi’nden sonraki en eski yapı olan bu yer aslı korunarak restore edilmiş. Ortaklarından iç mimar Özben Saygün, Adaev’e sade bir ruh getirmiş. Yarımada’nın en güzel mimari örneklerinden olan bu ev, 80 cm’lik masif taş duvarlarıyla belki de koca Bodrum’da kalınacak en serin oda!

Vedat Semiz tek odalı yerde kalmanın misafirlerine Mustafa Paşa gibi hissettireceğini söylüyor. Adaev’de müşterilere kişiye özel hizmet veriliyor. Misafirlerin sevdikleri reçeller, peynirler mutlaka burada bulunduruluyor. Odaya okudukları gazetelerden konuluyor. Sevdikleri çiçekler kahvaltı masalarında mutlaka hazır ediliyor. Ayrıca müşterilerin alerjik olduğu besinler ve maddeler biliniyor, ona göre hizmet ediliyor. Adaev’de bir gece konaklamanın fiyatı 1000 Dolar. Fiyata iki kişilik kahvaltı, akşam yemeği ve transfer ücreti de dahil. Burası tarihi bir eser olduğu için Adaev’de kalacak kişiler açısından otelin sahipleri çok titiz davranıyor. Yani 1000 doları ödeyen herkes burada kalamıyor. Tek odalı bir otel olarak hizmet veren Adaev’in hemen dibinde Adasofra bulunuyor. Bodrum- Ortakent’teki Adasofra, Türkiye’nin en merak edilen ‘fine dining’ örneklerinden biri. Adasofra kulenin arazisindeki ince uzun yapının içine konuşlanmış.

Restoranın mutfağından Ada Otel’den transfer edilmiş şef Oktay Güler sorumlu. Adasofra’da ağırlıklı olarak Akdeniz ve Ege yemeklerini yapıyor. Adasofra kapalı alanda 50, bahçesinde ise 80 kişiyi ağırlayacak kapasitede. Hardal soslu çiğ levrek, isli somon salata, çayda tütsülenmiş uskumru, tere soslu ızgara kalamar, balık mücver, limon ve kapari soslu ızgara piliç restoranın en lezzetli yemekleri. Ayrıca barbunyalı pilav, dana kaburga ve fener buğulamaya fazlasıyla rağbet ediliyor. Adasofra yeni açılmasına rağmen şimdiden çok talep görüyor. Restoranda iki kişilik yemek ortalama 80 TL.

Sezonda 1 buçuk ton zeytinyağı tüketiliyor

Maça Kızı, Türkbükü’nün en eski otellerinden. Bunda otelin restoranının büyük payı var. Otelin mutfağının başında Aret Sahakyan bulunuyor. Tilkişen (bir tür yabani bitki), roka, bakla filizleri, morel mantarı gibi yöresel mantarlar onun en sevdiği malzemeler. Aret Sahakyan, Bodrum-Güllük karidesini fırında pişiriyor. Deniz ürünlerinden lağos, taraça, sinarit ve Datça’dan getirilen mavi yengeçle harikalar yaratıyor. Akdeniz mutfağı ağırlıklı olan bu restoran aynı zamanda İspanya’nın Bask Bölgesi etkilerini taşıyor. Aret Sahakyan bu lezzetleri çıkarmak için sezonda 1 buçuk ton zeytinyağı tüketiyor.

Yal kavaklı'nın klasikleri

Bodrum’da güzel bir akşam yemeği yemek için daha pek çok adres var. Bunlardan bazıları Yalıkavak’ın klasikleri olan Hasan, Memedof, Çimentepe gibi balıkçılar. Bu lokantalar lezzet ve ortam adına değişmez standartlar sunuyor. Bodrum’da 2000’de açılan Sait, deniz ürünlerine getirdiği farklı pişirme yöntemleriyle üne kavuşmuş. Restoranın en ilginç yemeği Adana’dan getirilen siyah bulgurla yapılan karakılıç pilavı. Yalıkavak klasiklerinden olan Akvaryum ise yıllardır Gümüşlük’te hizmet veren aynı balıkçının şubesi. Cengiz ve İlknur Özbaşaran çiftinin işlettiği yerde en ilginç lezzet özel meşe odunundan kömürün koruyla yavaş yavaş pişirilen lağos tandır.

Esnaf lokantalarına da uğramayı unutmayın!

Bodrum’daki esnaf lokantaları da gayet ünlü. Konacık’taki Kısmet bunlardan biri. Burası hardalotu, pancar kavurma, yabani pırasa, şevketibostan, acı ot kavurma gibi lezzetiyle adeta detoks yeri. Kısmet’in kıymalı, dereotlu, soğan ve çökelekli su böreğiyse muhteşem. Bitez’in bağevlerindeki kır lokantaları da gidilmeye değer. Eyüp Emre’nin restoranı olan ‘Rakıcı’ buranın en gözde yerlerinden. Meyhane havasındaki bu restoranda eşi Ajda Hanım, pazar alışverişine göre zeytinyağlılar hazırlıyor. Mürdüm erikli zeytinyağlı bamya, yeşil elmalı kaşar lorlu cibes (bir tür kara lahana) Ajda Hanım’ın en lezzetli mezelerinden. Nefis mezelerin yanında elbette mevsim balıkları muhteşem gidiyor.

Bitez’deki bir diğer lezzet durağı ise Çilingir Sofrası. Akşamları sunulan fiks menüde çiğ balık, zeytinyağlı yoğurtlu bakla, Bombay fasulye, hamsi kaygana, gemici pilavı, mantarlı kremalı balık gibi yemekler değişimli yer alıyor. Bağlararası da Bitez’deki kır lokantalarından. Restoranın sahibi Ümmühan Girgin herkesle tek tek ilgileniyor. Ot ve sebze ağırlıklı mutfağına rezene, hardal otu, ısırgan otu, pancar ve pazı gibi malzemeler hakim.

Burada Ümmühan Hanım, ısırgan otu ve ıspanakla mücver yapıyor, zeytinyağlı dolmalarını erik ve kayısı ile pişiriyor. Ahtapotlu karidesli kalamar dolması, portakal suyunda pişirilmiş rezene, şarapta pişmiş yeşil domates, çikolatalı sufle, kızarmış dondurma da Bağlararası’nın harika yemeklerinden.