Böyle hayvan sevgisi görülmedi!

İstanbul'da yaşayan iş adamı Aziz Hortoğlu'nun, 1 yıl önce ölen kedisi için Kırklareli'nin Demircihalil Köyü'nde 5 dönüm tarla alarak yaptırdığı mermer mezar geçen haftanın en merak uyandıran haberlerindendi

30 Aralık 2012, Pazar 05:00
A A

SUNA AKYILDIZ

sn.akyildiz@gmail.com

twitter.com/cadikazaniiii

Aziz Bey’in Yeşilköy’deki evine gittim, evin neredeyse her yeri 1 yıl önce ölen kedisi ‘Panter’in resimleriyle doluydu. Panter’in yatak odasına girdiğimde ise gözlerime inanamadım. 1 yıl önce öldüğü yatak, son yediği mama, su kabı aynen duruyordu. 16 yıllık arkadaşı Panter’i anlatırken Aziz Bey’in hala gözleri yaşarıyor...

- Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Ben Antepliyim. 1950 doğumluyum. İstanbul’a 1970’li yıllarda geldik. 40 yıldır İstanbul’dayım. Tekstil, inşaat, birçok alanda işler yapıyoruz. İşleri kardeşlerime devrettim; ben takip ediyorum.

Panter

- ‘Panter’den bahsedelim... Nasıl oldu tanışmanız?

Yeşilköy’de otururken parkta bir yavru kedi peşime takıldı. Ayaklarımın dibinde dolaşıyor. Herkesi bırakıyor, bana geliyor. Arabaya aldım işe götürdüm. Ofistekilere kediyi doyurmalarını söyledim. Süt verdiler, daha bir sürü şey vermişler. Birkaç saat sonra “Abi getirdiğin kedi öldü” dediler. Çok şaşırdım. Hayvan aç ya; ne verdilerse yemiş, şişmiş. Ayakları havada yatıyor. Hemen veterinere götürdüler. Fazla yediği için fenalaşmış meğer. Veteriner, ‘Bu kediye bakacak mısınız? Sokağa mı bırakacaksınız?’ Yoksa ben birine verebilirim’ demiş.

Onu bırakır mıyım hiç, o bana gelmiş bir kere. Hemen kimlik çıkarttık. Adını ‘Panter’ koydum. Çok yiğit bir yüreği vardı. Bizim fabrikaya getirdim; o gece orada kaldı. Ertesi gün beni görünce nasıl mutlu oldu. Oradakilere, “Size böyle sevgi gösteriyor mu?’ diye sordum. “Yok abi yalnız sana gösteriyor” dediler. Aldım eve götürdüm.

- Panter’den önce baktığınız bir hayvan oldu mu?

Hayır. Hayvanları çok severim. Avcı arkadaşlarım var, onlara hep karşı çıkmışımdır. Maalesef vejetaryen değilim et yiyorum, ondan dolayı da hayvanlardan özür diliyorum.

- Panter gelip eve yerleşti...

Evet. Benim yalnız bir hayatım var. Söylemesi ayıptır kapıcıya küçük bir maaş bağladım; “Kediye dışarıya gezmesi için ve gelince eve girmesi için kapıyı açarsınız. Sakın zorla bir şey yaptırmayın.” dedim. Çünkü kediyle ilgili hemen bir de kitap okudum, kediler emir sevmez diyordu. Çok onurlu hayvanlar. ‘Kedi nankördür’ lafı kesinlikle doğru değil.

- Peki siz olmadığınız zaman ne yapıyordu?

İşte o zaman zor oluyordu. “Üçüncü günden sonra yemek yemeği bırakıyor, dışarı çıkmıyor. Senin koltuğuna yatıyor ve ağlıyor” diye beni arıyordu kapıcı. Apar topar dönüyordum. Bir seferinde acayip bir durum oldu. Kapıcıyla telefonda konuşuyoruz, “Panter nasıl, iyi mi?” dedim. “Efendim demin bahçeye indi şimdi çıkarttım” dedi. Farkında olmadan “Versene onu telefona” dedim. Kapıcı şaşırdı, “Efendim kimi?” diye sordu. Gülmeye başladım. 

- Kaç yıldır yanınızdaydı...

16 yıldır yanımdaydı. Panter’in huzursuz olduğu, kavga ettiği günler, tırmaladığı yerler var. Ne yaparsa yapsın ben ona hiç kızmıyordum. “Yapmayacaksın” dediğimde tırmalamazdı. Kahvaltıda masaya oturur kendi yemeğini önüne verirdim “Ben başla demeden yemeyeceksin” derdim, yemezdi. O kadar zekiydi.

- Birlikte neler yapardınız?

Onunla sokağa çıkar gezerdik. Ağaca çıkar, kuşları kovalardı. Bana gösteriler yapardı. Köpeklerle kavga etmeye çalışırdı. Onunla hayat böyle devam etti; 31 Ocak 2012’ye kadar.

- O tarihte ne oldu?

O gün ben yoktum evde. Evdeki hanım arkadaşım ağlayarak “Hemen gel Panter’e bir şey oluyor” dedi. Beni gördü, öyle öldü (gözleri doluyor). Veteriner 1 yıl önce “Kedilerin ortalama ömrü 15 yıldır. Panter bu zamanı aştı, hazırlıklı ol” demişti. 20 yıl yaşayanlar da varmış ama çok nadir. Yaşın getirdiği bir kalp kriziymiş. Alıp tekrar eve getirdim; burada herkesi seferber ettim.

Panter'in mezarı

- Niçin?

Bu hayvanı nasıl bir yere defnedelim. Öyle bir yer bulalım ki ben de gidip ziyaret edeyim. Tam 2 gün yer aradılar. Gömülecek yer var ama ‘Siz bize verin gerisine karışmayın’ diyorlar. İçim nasıl rahat etsin. Şoförüm ‘Abi bizim köyde bir arazi var’ dedi. Araziyi aldım ve şoförümün üzerine yaptırdım. Panter’i oraya defnettik.

- Bir gün şoförünüz satarsa o araziyi?

Birbirimize güvenmeyeceksek bu dünya işe yaramaz. Benim şoförüme trilyon ver, dünyayı ver, beni satmaz. O da Panter’i çok sever. Defne gidemedim. Onun gömülmesini görmek istemedim. Bana çok acı gelirdi. Çünkü ölmemiş kabul ediyorum.

- Aileniz kediniz için arazi almanıza, mezarlık yaptırmanıza ne dedi?

Kimse bana bir şey diyemez. Panter benim arkadaşımdı...

(23.12.2012 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır.)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.