Bu besinler kansere savaş açıyor!

Bazı besinler var ki sağladıkları faydalarla kanserle savaşta diğerleri arasından sıyrılıp ön plana çıkabiliyor

04 Şubat 2015, Çarşamba 09:42
A A

SENİM TANAY KARAKUŞ senim.tanay@posta.com.tr twitter.com/senimtanay Yapılan çalışmalar, çağımızın hastalığı kanserin nedenlerinin yüzde 5-10'unun genetik, yüzde 90-95'inin ise çevresel etkenler nedeniyle geliştiğine işaret ediyor. Fazla kilonun ve obezitenin kanser riskini artırdığı, yapılan çalışmalarla net olarak ortaya kondu. 2012 yılında dünyada 8.2 milyon kişinin ölümüne neden olan kanserle savaşta hiç şüphesiz sağlıklı ve dengeli beslenme önemli bir role sahip. özellikle de besinle

Son olarak Güney Koreli araştırmacıların yaptığı çalışmada, karaciğer kanser hücresi üzerine kapsaisin etkisi incelendi ve biberin temel acı maddesi olan kapsaisin birçok hücre tipinde, tümöre karşı savaş açan bir etkiye sahip olduğu ortaya konuldu. Her gün belirli miktarda acı biber tüketen kişilerde karaciğer ve kalın bağırsak kanserlerine neden olan hücrelerin ölümü kolaylaşıyor. Ancak gastrit, ülser ve reflü gibi sindirim problemleriniz varsa kırmızı biberi daha dikkatli tüketmelisiniz.

Mevsiminde tüketilen domates antioksidan etkisiyle prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, cilt ile rahim ağzı kanseri riskini azaltıyor. Domates bu etkisini, kanser riskini azaltmada önemli rol oynayan likopen maddesi sayesinde gerçekleştiriyor. Pişmiş domatesteki likopenin etkisi ise daha da artıyor ve bu sayede antioksidan kapasitesi yükseliyor. Dolayısıyla kanserden korunmak için yaz aylarında tüm öğünlerinizde domates tüketmeyi ihmal etmeyin.

Kokusu nedeniyle çoğu zaman tüketmekten kaçınıyor ve yemeklerin soğansız veya sarımsaksız olmasını özellikle belirtiyoruz. Ancak düzenli olarak çiğ ya da pişmiş şekilde tüketildiklerinde bu besinler tümor hücrelerinin çoğalmasını baskılayan enzimleri aktive ediyor. Bu özellikleri nedeniyle soğan ile sarımsağı her gün mutlaka salata veya öğünlerin içinde kullanmaya özen gösterin.

Beyaz ve yeşil çay, içinde yüksek oranda bulunan polifenoller sayesinde kansere dönüşme riski yüksek olan hücrelerin aktivitesini önlüyor. Kalp ritim ile kan dolaşım bozukluğu veya herhangi bir böbrek probleminiz yoksa günde 2-3 fincan içmeye özen gösterin. Ancak bu tip sağlık sorunlarınız varsa, doktorunuza danışmadan içmeyin.

Birçok insanın severek tükettiği nar, kiraz ve çilek gibi kırmızı meyvelerin içinde bulunan ellagik asit vücutta kanser hücrelerinin çoğalmasını önlüyor. Mevsimine uygun olarak her gün 1-2 porsiyon tüketmenizde fayda var.

Bağırsaklarda bulunan yararlı bakteriler olan probiyotikler, sindirim sistemi içerisindeki florayı düzenleyerek bağışıklık sistemine destek oluyorlar. Gün içinde tüketilen yoğurt, kefir ile ayran gibi fermente gıdalar ve soğan, sarımsak, brokoli, lahana, marul gibi glukuronik asit barındıran doğal gıdalardan alınabiliyor. Gün içinde vücuda alınan toksikler, stresin yarattığı zararlı maddelerin vücuttan atılımına destek oluyor. Her gün düzenli olarak yoğurt veya kefir tüketmeyi ihmal etmeyin. Eğer yeterli tüketemediğinizi düşünüyorsanız her gün probiyotik destek alabilirsiniz.

Beta-karoten ve C vitamini içeriği ile antioksidan kapasitesi yüksek olan yer elması, kanser riskini azaltan etki gösteriyor. Yer elmasını haftada 1-2 kez zeytinyağlı olarak sofranızda bulundurmayı ihmal etmeyin.

Mutfağımızın ve kültürümüzün bize en güzel hediyelerinden biri olan tarhana, kışın sofralarımızı süsleyen mis gibi bir çorba değil sadece. İçeriğindeki bileşim ve protein kalitesinin yanı sıra lif içeriğiyle kanser karşıtı etki gösteriyor. Bu nedenle tarhana çorbası haftada en az 2-3 kez sofranızda yer almalı.

Nohut, kuru fasulye ve kuru börülce gibi kurubaklagiller içeriklerindeki bitkisel östrojenle kadınları meme kanserinden koruyucu etkiye sahip oluyorlar. Yapılan çalışmalar her hafta düzenli olarak kurubaklagil tüketen kadınlarda meme kanseri riskinin yüzde 10 oranında azaldığına işaret ediyor. Haftada 2-3 kez mutlaka salata veya yemek şeklinde tüketmeye özen gösterin.

Elma her gün 1 orta boy tüketildiğinde içeriğindeki kuarsetin sayesinde kanser karşıtı etki gösterirken kabuklarıyla birlikte yenildiğinde zararlı maddelerin bağırsaklarla temasını engelliyor. Bu sayede bağırsak sağlığını koruduğu gibi kolon ve rektum kanserine karşı da koruyucu etkiye sahip oluyor.

Günde 2 porsiyon meyve, 3 porsiyon sebze şart! Kanser karşıtı beslenmede her ne kadar belirli besin grupları ön plana çıksa da, gün içinde enerji ve antioksidan dengesini sağlayarak bağışıklık sistemini desteklemek ve tümör oluşumunu engellemek için ortalama 200 gr meyve (2 porsiyon) ile mümkünse çiğ şekilde sebze tüketin. Pişmiş olarak 4 yemek kaşığı sebze 1 porsiyona eşdeğer olup gramaj olarak bakıldığında 3 porsiyon sebze 400 grama denk geliyor.