Mehmet Ali Birand

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Bu ceza Türkiye'ye çok zarar veriyor

Salı, 22 Eylül 2009 - 13:31

İnsan bazı gelişmelerin nerelere kadar gittiğine baktığında nasıl üzülüyor, tahmin edemezsiniz. Doğan Medya Grubu’na kesilen yaklaşık 3 milyar dolarlık cezanın içerideki olumsuz yankılarını bir yana bırakın, ben size bugün uluslararası alanda, Türkiye’ye nasıl büyük zarar vermeye başladığını anlatmak istiyorum. 

Niyetim, birilerine mesaj vermek değil. 

Siyasi yönü olup olmadığını, Başbakan’ın emriyle yapılıp yapılmadığını, amacın Doğan Grubu’ndaki muhalif dilleri kesmek olup olmadığını bir yana bırakıyorum. Sizlere tamamen dışarıda uğranılan zararın boyutlarını yansıtmayı amaçlıyorum.

Olayın patlak verdiği günlerde, kimse bu cezanın dışarıda nasıl yankılanacağına önem vermiyordu. Hatta Başbakan’a yakın çevreler, “Kimse umurumuzda değil. Başbakanımız ne AB’den ne de başka bir yerden gelecek tepkilere kulak asmaz” diyorlardı.

Doğrusu, dış kaynaklar da ilk günlerde pek ilgilenmediler. Bunun Türk maliyesinin normal bir denetlemesi olduğunu sandılar. Ne olduğunu tam anlamıyla anlayamadılar. Zaman içinde uyanış başladı. Ceza öylesine büyüktü ki, inanmaları zaman aldı. Dünyada bu büyüklükte kimseye ceza kesilmediği için şaşırdılar. Ancak, şaşkınlık yavaş yavaş dağıldı ve artçı depremler başladı.

Uluslararası medyada çıkan yazılara, Türkiye’ye yatırım yapmış veya yapmak isteyen çevrelerdeki söylentilere ve başta Avrupa Birliği olmak üzere Türkiye’yi yakından izleyen kuruluşlardaki tepkilere bakınca siz de bana hak vereceksiniz. Türkiye’nin nasıl gereksiz şekilde hırpalandığını görüp hayıflanacaksınız.

AÇILIMLAR YAPARKEN BÖYLE BİR DARBEYE NE GEREK VARDI?

Uluslararası alanda en çok sorulan soru bu.

Ne gerek vardı?

Dünyanın takdir bakışlarını toplayan Kürt Açılımı’nın hız kazandığı, Ermeni Açılımı’nın alkış topladığı, Kıbrıs konusunda ilginç gelişmelerin yaşandığı bir dönemde buna ne gerek vardı?

Uluslararası kamuoyunun gözünde, basına sansür koyan, gazetecileri cezalandıran iktidarlar genelde ya diktatör veya sandalyesi sallanan 3’üncü dünya liderleridir. Oysa Erdoğan’ın ne iktidarı tehlikede, ne de bir 3’üncü dünya ülkesinin lideri konumunda. Tam tersine, Başbakan ve Ak Parti iktidarından, Avrupa Birliği’nden Washington’a kadar övgüyle söz ediliyor ve “Demokrasi örneği tek Müslüman ülke” diye gösteriliyordu. Ekonomik krizden bile diğerlerinden daha ucuza kurtulduğu hakkında yazılar yayınlanıyordu.

Türkiye’nin güzel bir imajı vardı.

O zaman neden? Neden bu imaj yıkılmak istendi?

İşte ilk başlarda uluslararası çevrelerin bir türlü anlayamadıkları buydu.

Sonra yavaş yavaş “Bizler galiba Ak parti iktidarını pek doğru anlayamamışız” der oldular. Bir de bugünkü manzaraya bakın:

1) Avrupa Parlamentosu ve Ak Parti’ye toz kondurmayan AB Komisyonu, Türkiye hakkındaki en sert eleştirisini yapıyor. Türkiye’nin uluslararası alandaki gelişme karnesi sayılan AB İlerleme Raporu’na bu yıl ceza olayı damgasını vuracak. AB Parlamentosu toplantısında sadece bu ceza konuşuluyor.

2) Başta New York Times ve Economist gibi ağırlıklı gazeteler olmak üzere, son haftalarda Türk hükümeti hakkındaki eleştiri dozu son derece yüksek yazıların çıkması, Ak Parti iktidarının sansürcü olduğunun altının çizildiği makalelerin sayısının artması da tamamen ceza ile ilgili.

3) Hepsinden kötüsü, Türkiye’de yatırım yapmış veya yapmayı planlayan uluslararası yatırımcılar arasındaki ortam. Eğer Doğan Grubu’na verilen ceza aynen gerçekleşirse, birçok firmanın yatırımlarını donduracağını ve Türkiye’ye gelmeyi planlayanların da maliyenin son sözünü beklediklerini, buna göre hareket edeceklerini herkes biliyor.

SONUÇ: BİR MALİYE DENETÇİSİ ÜLKEYE BÜYÜK ZARAR VERDİ

Türk imajı kadar Ak Parti’nin imajı bu olayda inanılmaz darbe aldı.

Hem de bir hiç uğruna.

Zira Doğan Grubu’nun bu cezayı ödeyebilmesi söz konusu değil.

Ya Maliye Bakanlığı bu anormalliği görüp, normal ölçüleri uygulayacak veya bu grubun parçalanmasını seyredecek.

Ben kendi payıma, bir ülkenin kendi bindiği dalı kesmeye böylesine hakkı olduğuna inanmak dahi istemiyorum. Bu ceza, neresinden bakılırsa bakılsın hiçbir yarar getirmeyecek, tam aksine, hem Türk maliyesini, hem Ak Parti’yi altından kalkılmaz bir zan altında bırakacaktır. İstediğiniz kadar tersini söyleyin, cezanın eleştirileri susturmak ve muhaliflerden intikam almak için kullanıldığı damgası yenecektir.

***

Bu yazı, Posta Gazetesi’nde ve aynı gün Hürriyet Gazetesi’nin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr), Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr), Kanal D internet sitesinde (www.kanald.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır.