Bu da 'yürüyen adam'

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, kimisi doğa ile iç içe kalmakta ısrarlı. Mesela Hakan Pekzorlu (47). 25 yıldır tatillerini yollarda geçiriyor. Konforlu şekilde taşıtla seyahat etmek yerine şehirlerarası yüzlerce kilometreyi yürüyerek aşıyor. Neden mi? O anlattı, siz okuyun

Bu da 'yürüyen adam'

Herkes yürür ama siz abartmışsınız. Neden?

25 yıl önce tatile giderken otostopla gezmeye merak sarmıştım. Beni alacak bir araba beklemek yerine kısa mesafeleri yürümeye başladım. Her geçen gün bu mesafeler uzadı. Sonraki yıllarda bu şehirlerarasında bile alışkanlık haline geldi. İnsanları ve doğayı tanımak için harika yöntem. Hem de ekonomik bir seyahat biçimi. Mesafeler benim için ürkütücü olmaktan çıktı.

Seyahatlerinizi hep yalnız mı yapıyorsunuz?

Evet, çevremde benimle gelmek isteyen pek kimse yok. Ama sadece ben yürümüyorum. Türkiye’de böyle gezen, çok saygı duyduğum başka insanlar da var. ? Şehirlerarası yürümek riskli değil mi? TIR’lar, otoyollarda yapılan hız, kuş uçmaz kervan geçmez yerler... Korku oluyor tabii. Modern dünya içimize saldı bu doğaya yabancılaşma korkusunu. Yine de doğaya ve insana olan merak, üstün geliyor.

‘En çok köpekler korkutuyor’

Hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Yolun solunda, arabaları görecek şekilde emniyet şeridinde yürüyorum. Tekerlerden fırlayan taşlar, dikkatsiz ya da korkutmak için üzerime gelen sürücüler en büyük risk. Komik gelecek ama, bir de köpek korkum var.

Özel kıyafetiniz, yiyeceğiniz var mı?

Yürüyüşe uygun ayakkabı, pantolon ya da kapri, baton, şapka, koruyucu krem kullanıyorum. Özel bir beslenme alışkanlığım yok. Karbonhidrat ağırlıklı besleniyorum. Makarna filan. Konserve de olur çantamda. Ton balığı gibi yiyeceklerle takviye yaparım. Termosumda da her zaman kahve vardır. Tabii bol bol da su içerim.

Kimbilir ne unutulmaz anılarınız vardır.

Yıllar önce yolda, Efes Harabeleri’ni gezmeye giden biriyle tanışmıştım. Onun sayesinde ben de Efes’i gezmiştim. Ne zaman bir harabeye gitsem, o kişi aklıma gelir, teşekkür ederim içimden.

İnsanlar yürüyerek gezdiğinizi duyunca nasıl tepki veriyorlar?

Yabancı olduğumu düşünüyorlar önce, İngilizce konuşmaya çalışıyorlar. Konuşunca da şaşırıyorlar. Arabayla gitmek varken güneşin altında yürüyerek şehirlerarası yolculuk yapmak inanılmaz geliyor onlara. Bazen davet ediyor, ikramda bulunuyorlar.

Bir günde kaç kilometre yol alıyorsunuz?

Performansa ya da amaca göre değişiyor. 25 kilometre yürüdüğüm de oluyor, 50 kilometre yürüdüğüm de...

‘Eşim artık bana kızmıyor’

Evlisiniz. Eşiniz ne diyor bu işe?

O, klasik tatilleri tercih ediyor. Eşim ve oğlumla klasik tatiller de yapıyorum tabii. Önceleri kızıyordu ama engelli dernekleri yararına geziler yapmaya başlayınca yumuşadı. Çölyak (İnce bağırsaktaki hasar yüzünden glutensiz gıdalarla beslenmek zorunda olmak) ve PKU (Fenilketonüri: Metabolik bir hastalık. Zeka ve nörolojik gelişimin gerilemesine neden oluyor) hastaları için yürüyorum. Çölyak hastalarının tüketmesi gereken gıdalar zor bulunuyor ve pahalı. PKU hastaları da hayvansal gıdaları yiyemiyor. Amacım bu hastalıklara dikkat çekmek.

Yeni bir proje var mı?

Kocaeli METDER (Metabolizmal Hastalıklar Derneği) yararına Ağustos’un ilk haftasında İzmit’ten İzmir’e yürüyeceğim. 500 kilometre. Çölyak Derneği’ne ürün bağışı karşılığında yapacağım bu yürüyüşü.


(26.07.2014 tarihli ekten alınmıştır)