Bu dizide mutlu son yok mu?

Pazar, 15 Nisan 2018 - 05:00

Dün itibarıyla ya da şöyle söyleyelim sabahın seherine yakın bir saatte Amerika füzeleri Suriye’yi vurdu. Başkan Trump’ın açıklamalarından hemen sonra başlayan bu havadan harekat en kısa mealiyle savaş anlamına geliyordu...

Yıllar öncesine gittim. Benim kuşak ekrandan izlediği ilk canlı savaş görüntülerinin Bağdat bombardımanı olduğunu hatırlar. Değişen bir şey yok... Ama ekran iklimi değişecektir.

Uzun bir süre haber kanallarının ekranlarının süresiz açık kalacağını görmek kehanet olmaz. Dilerim tüm bu kritik süreç sonu kötü bitecek bir diziye benzemez...

İşi hafifsemek istemiyorum ama o diziler için sorduğum malum soruyu sormadan edemeyeceğim: “Dünya için mutlu bir son yok mu?”...

Kraliyet güncellendi

Kral TV parçadan bütüne yol almaya karar verdi ve bütün alt markalarını HD yayın yapacak olan Kral markası altında bütünleştirdi...

Kendi tanımlarıyla “müziğin kalbi” artık tek adreste toplanacak. Mehmet Akbay namı diğer Gezegen Mehmet bu kraliyeti kazasız belasız günümüze taşıdı. Yeni oluşumu da taşıyacağından zerre şüphem yok...

Kral, klip yayınlarından para almayan, seçkisini kamunun eğilimlerine göre yapan ve her şeyden önemlisi dijital çağın hakkını verecek bir yayın politikasıyla müzik sektörüne de ilaç gibi gelecek bir vitrin olacaktır. Hayırlısı!

Herkes tarafını seçsin

  “Aşk ve Mavi” de (atv) tarafını seçti. Önceki gece dizinin neredeyse yarısından fazla bir bölüm içerisinde Trabzonspor’a ve tribünlerine selam çakıldı...

Takımın sevdalılarının benim de bayıldığım “Bize Her Yer Trabzon” sloganı, tıpkı “Çukur” (Show TV) dizisindeki gibi duvarlardaydı...

Bana hoş bir jest olmasının ötesinde iyi de bir fikirmiş gibi geldi. “Mesela” diyorum, “bazı diziler çekildikleri kentin futbol üzerinden reklamını yapabilirler”...

Muğla takımları, Ankara takımları, Doğu ve Güneydoğu takımlarının yanı sıra İstanbul’un mahalli takımları da isimlerini duyurur. Fena mı yahu?

En az 45 dakika

Ekranda mizah eksikliği var. Dizilerde ağır trajedilerle boğuluyoruz. Ama umut hiç bitmiyor. Ben kendi adıma gülümsemek istediğim zaman “Kelime Oyunu” (teve2) isimli yarışmayı açıyorum...

Ali İhsan Varol ve yarışmacılarını izlerken en az beş yeni kelime öğrenmeniz, en az 10 efsane kahkaha atabilmeniz ve en az 45 dakika dünyanın tüm ağırlıklarından kurtulmanız mümkün. Sanırım bunu zaten biliyordunuz. Ama hatırlatmakta da yarar var. Dedim ya gülümsemek için hâlâ bir umut var...

Nihat Hatipoğlu'nu kim kızdırdı?

  Vallahi eğer fikrim beni yanıltmıyorsa kandil gecesi özel yayınında Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu ciddi bir magazin karşıtı hamle başlattı...

Hocanın programın sonundaki duadan hemen önceki dua geçişinde sıklıkla gıybet, dedikodu, arkadan konuşma, şuursuz yorum yapma, dil uzatma gibi eylemlere ciddi bir gönderme vardı...

Nihat hoca gibi sakin bir adamın bu denli dolmuş olması dikkatimi çekti. Ekran ikliminden, ekrandaki magazin eğiliminden mi rahatsız acaba? Yoksa bu göndermelerin hepsi hayatı magazin olanlara mı? Bilemiyorum...

Listenin hep üstlerinde

En istikrarlı günlük dizi hangisi diye sorarsanız, düşünmeden “Elif” (Kanal 7) diye yanıtlarım. Bu dizi, “prime time diliminde günlük olarak yayınlanan bir dizinin şansı ne olur?” diye soranlara iyi bir yanıttır...

Her akşam toplam izleyicide mutlaka ilk 25 işin içinde çıkıyor.

O yirmibeş içine giremeyen kerli ferli dizileri düşündükçe “Elif”e sevinmemek, diğerlerine de üzülmemek elde değil!