Bu seçim, bölgenin kaderini etkileyecek

Cumartesi, 04 Haziran 2011 - 05:00

Başbakanlık eski Başmüşaviri Doç. Dr. Yalçın Akdoğan için bugüne kadar çok şey yazıldı, çizildi. Sessizliği ve mütevazı tarzıyla tanındı. Star Gazetesi’nde analizler, Yeni Şafak Gazetesi’nde de “Yasin Doğan” adıyla güncel konuları değerlendiren yazılar yazdı. Köşesinde dile getirdiklerinin parti politikalarına şekil veren görüşler olduğu ileri sürüldü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “karakutusu” ya da AK Parti’nin “doktrin hocası” diyenler oldu. Tıpkı Mücahit Arslan gibi yıllar boyunca Başbakan Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden biriydi. Erdoğan’ın neredeyse bütün önemli seyahatlerinde bulundu. Onlarca röportaj ve televizyon programı önerisine rağmen şimdiye kadar ekrandan hep uzak durdu.

[[HAFTAYA]]

Yalçın Akdoğan’ı biraz daha yakından tanıyınca Başbakan Erdoğan’la aralarındaki güven ilişkisinin nedenini anlayabilmek mümkün oluyor. Az konuşan, buna karşın müthiş gözlem yapabilen Akdoğan, tanıdığım en iyi teorisyenlerden biri. Geride bıraktığımız 9 yılda Akdoğan’ın görüşlerinin siyaset pratiğine nasıl dönüştüğünün pek çok başarılı örneği var. Akdoğan, önceki dönemde klasik siyasetçi formatının dışında bir görev üstlendiği için bütün enerjisini “sorun çözme, çözüm üretme” konularına ayırabilmişti.

KİLİT İSİM AKDOĞAN

Doç. Dr. Yalçın Akdoğan, Başbakan Erdoğan’ın Başdanışmanı olarak görev yaptıktan sonra şimdi AK Parti’den Ankara 1. Bölge milletvekili adayı olarak 12 Haziran seçimine giriyor. Siyasetin mutfağını en iyi bilen isimlerden biri olduğu için, Erdoğan’ın “ustalık dönemi”nde Akdoğan’a önemli sorumluluklar vereceği konuşuluyor. Ankara’da önceki gün bir araya gelip seçime yaklaşık bir hafta kala genel görünümü konuştuk. Yalçın Akdoğan “12 Haziran tarihinin sadece Türkiye’nin değil bütün bölgenin kaderini etkileyecek, küresel etkilere sahip bir seçim olduğunu” söyledi. Ünlü İngiliz The Economist Dergisi’nin seçimler hakkında ilginç yorumlar içeren kapak konusu düşünülecek olursa, dünyanın bu seçimi ne kadar önemsediği anlaşılabilir.

STATÜKO İTTİFAKI

Seçim sonrasında Türkiye’nin önünde sıcak bir dış politika gündemi olduğu için Akdoğan’a önce Suriye’yi sordum. Beşar Esad’ın görevi terk etmesi konusunda “tamamen yıkılıp yeni bir sistemin kurulmasının pek kimse tarafından tercih edilen bir şey olmadığını” söyledi. Komşu ülkeler dahil küresel çapta genel bir kötüye gidiş olmasına rağmen Türkiye’nin çok iyi bir seviyeye geldiğini anlatan Akdoğan’a göre, istikrar için bu sürecin devam etmesi gerekiyor. Dünyada yatırımlar neredeyse durmuşken Türkiye’nin proje üstüne proje önererek bir anda neredeyse 100 milyar dolarlık yatırım hamlesine girişmesi de Yalçın Akdoğan’ın dikkati çektiği bir husus.

Akdoğan, sohbetimizde, AK Parti ile CHP ve MHP arasında çok keskin bir üslupla devam eden yarış konusunda ise iki muhalefet partisini eleştirdi ve “CHP ile MHP’nin bir statüko ittifakında buluştuklarını” ifade etti. Akdoğan ‘80 yıllık statükoyu temsil ediyor’ diye tanımladığı CHP’nin bugünden yarına değişemeyeceğini, bu nedenle Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylemlerinin yanıltıcı olduğunu vurguluyor. AK Parti’nin önümüzdeki dönemde yeni bir söylemle merkez siyaseti yeniden şekillendireceğini söyleyen Yalçın Akdoğan, seçmenin hiçbir iddiası olmayan partilere yönelmek yerine, rasyonel bir tercihle AK Parti’yi seçeceğini iddia ediyor.

Yandex.Metrica