Bu tırmanışın sonu nereye varacak?

Cumartesi, 20 Şubat 2010 - 05:00

Sonunda bu da oldu. Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un konuşma kaydı internete düştü. Zamanlaması da çok ilginç... Dünkü kritik Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısından hemen önce konuşmalar sızdırıldı.

Bunu yapanlar belli ki Başbuğ’un MGK’da söyleyeceklerini dinamitlemek istedi. Bununla birlikte bu konuşmanın yayınlanmasında zamanlama açısından ilginç bir nokta daha var. Org. Başbuğ, kısa süre önce Habertürk’ten Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı ile konuşurken “Sabrımız taşarsa biz de elimizdekileri açıklarız” demişti.

Bilgileri internete verenler muhtemelen Genelkurmay’a “Bir kere daha düşün. Bizim de elimizde sizin canınızı sıkacak bilgiler var” demek istedi.

Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ’un sesinin kaydedilip yayınlanmış olması her şeyden önce Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) açısından ağır bir güvenlik zaafına işaret ediyor. Köstebeklerin, Genelkurmay’ın zirvesine kadar sızabildiğini gösteriyor. Sadece komutanların katıldığı bir toplantının kaydını kim yapabilir? Dışarıya kim çıkarabilir?

İnsanın aklına tuhaf şeyler geliyor? Aile içi cinayetlerde olduğu gibi uzaklarda aranan şüpheli çok yakınlarda olmasın!

Org. Başbuğ, Genelkurmay açısından ağır bir imaj kaybına yol açan bu sızdırmayı kim yaptıysa bulup hemen gerekeni yapmalıdır. İmkan ve kabiliyetler açısından NATO’nun ikinci büyük ordusu olmakla övünen bir ordunun bu kadar büyük bir güvenlik açığı göstermemesi gerekir.

Siyaset nefret biriktiriyor

Diğer taraftan Ankara’da son 48 saattir yaşadıklarımız siyasetin yapılma şeklinin kamuoyunda büyük bir nefret biriktirmekte olduğunu gösteriyor. Seçime doğru giden Türkiye’nin temel meselelerini çözmek yerine tamamen bir hesaplaşma havasına girdi.

Üstelik bu hesaplaşma havası dalga dalga toplumun bütün kesimlerine yayılıyor. Yargı, Meclis, hükümet, asker, medya, üniversiteler hatta iş dünyası kavganın tarafları haline geldi. Eğer önümüzdeki seçimlerde AK Parti iktidarı kaybeder ve hükümeti kurma görevi başka partilere geçerse gücü ele alanların bugün yaşananları tersine çevirme yönünde bir seferberlik başlatacağını, bunun sonucunda da Türkiye’nin pek çok açıdan alt üst olacağını tahmin etmek zor değil.

Yeni iktidar, medyadan ekonomi yönetimine, sermaye yapısından asker sivil ilişkilerine kadar her şeyi kökünden değiştirmek isteyecektir. Bugün için seçim sonucuna dair tahmin yapmak çok zor. Ancak AK Parti iki dönemin getirdiği yorgunluğa rağmen bir dönem daha ülkeyi yönetme görevini halktan alırsa, Türkiye’nin çehresini tamamen değiştirecek kararlara imza atacak demektir.

Siyasetin farklı kesimler arasındaki uçurumu derinleştirdiği böyle bir ortamda tek tesellimiz ekonominin olup bitenlerden eskisi gibi etkilenmiyor oluşudur.