Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

BU ÜLKENİN GENÇLİĞİ…

Cumartesi, 14 Mart 2015 - 05:29

Siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar, akademisyenler, aydınlar, işadamları, işçiler, öğrenciler derken sıra gençlere geldi. Cumhurbaşkanımız dün ülkedeki gençleri “Bu ülkenin gençleri” ve diğerleri olmak üzere ikiye ayırdı. “Bu ülkenin gençliği Gezi’de gördüğünüz vandallar, etek giyerek sokakları ateşe veren o provokatörler değildir. Bu ülkenin gençliği masum kızlarımızı alçakça katleden o ırz düşmanları asla değildir...”

[[HAFTAYA]]

?

Cumhurbaşkanı’nın konuşmasının ardından bu ülkede doğup, bu ülkede büyüyen ama Cumhurbaşkanımız tarafından “Bu ülkenin gençleri” sayılmayan gençler kendilerine ‘genci’ olacak bir ülke bakmaya başladılar bile... Üniversiteli bir arkadaşım aradı, çocuk haklı olarak soruyor: “Abi biz yedi göbek İstanbullu bir aileyiz... Ama ben Gezi’ye katıldım. Şimdi bu ülkenin değilse hangi ülkenin genciyim?” “Sende bir Kanadalı tipi var bi dene istersen ama bu mevsim soğuk olur” deyip şakaya vurdum, güldük. Ama siz gülmeyin! Hatta oturun ağlayın. Çünkü bir yandan 2 milyon Suriyeli sığınmacıya kapısını açmakla övünen bir devletin diğer yandan kendi ülkesinin gençlerine kapıyı göstermesi gülünecek değil ağlanacak derecede acıklı bir durumdur.

?

Bu bölme, bu ayrıştırma, bu kutuplaştırma nereye kadar devam edecek? “Yeter” dedikçe dozu da daha artırıyorlar. Bir gün internete T.C. kimlik numaramızı yazıp çalıştığımız iş koluna göre misal kasapsak bu ülkenin kasabı mıyız değil miyiz öğrenebilecek miyiz?

?

Genç demişken... Bir üniversite öğrencisi dün Cumhurbaşkanımıza ‘diktatör’ dediği için cezaevine kondu. Hakareti de hakaret edeni de hiçbir zaman savunmam. Ama hiç kimse kusura bakmasın, 13 yıldır her seçimde Türkiye’nin yarısından fazlasının oyunu alan ve yine halkın oyuyla bugün ülkenin en tepesindeki koltukta oturma başarısını gösteren bir liderin, üniversite öğrencisi bir gençle meşgul olmasını hiç anlamam. Ayrıca de ki ‘diktatör’ bir hakaret. Kabul. Peki, “Bir ağaç kesilmesin, bir park yıkılmasın” diye mücadele eden gençleri, 20 yaşında bir kız çocuğunu hunharca katleden bir sapıkla aynı kefeye koymak ne?