Bu yazı kendini çok dipte hisseden bir yakınım için

a
a
Cumartesi, 26 Aralık 2009 - 05:00

Olur bazen öyle.

Her şey üst üste çok ters gider ama unutma ki bir zaman önce de her şey üst üste çok iyi gitmişti.

Biliyorum “Bu kadar da olur mu?” diyorsun ama o zamanlar da “Bir insan bu kadar mı şanslı olur” diyorduk. Daha doğrusu, biz senin arkandan öyle diyorduk. Hatta için için de deli gibi kıskanıyorduk seni.

Biliyorum “Etrafta kimse yok” diye üzülüyorsun. Etrafta aslında hiçbir zaman kimse yoktu. O etrafa varmış gibi görünenler gücün, şöhretin peşinde olanlardı. Öyledir onlar.

İnsanın bu dünyada hayatın iki yüzüyle de mutlaka karşılaştığını düşünüyorum. Ama mutlaka öyle. Bir çok iyi davrandığı, bir de çok kötü davrandığı. Hep iyi davransa hayatına giren gerçek iyilerin ve iyiliklerin değerini bilmen mümkün olmazdı ki.

Şimdi muhasebe zamanı. Zor bir zaman ama bunu da başaracağına eminim. Dön bir çocukluğuna... Neleri başarmadın ki. Her şey seni aşağı çekerken üstelik.

Muhasebe yaparken bir şeye dikkat et ama. (Sende öyle bir potansiyel olduğu için söylüyorum.) Kimseyi suçlama. Sakın. Hayatına giren, girmeyen, hayatından giden kimseyi. Unutma; onları sen soktun, sen çıkardın. Kendini de suçlama. O zaman doğru olduğunu düşünmüşsün ki yapmışsın.

Hadi gayret. Kim olduğunu, yeteneklerini, başarılarını hatırla. Bir yerinden tekrar başla. Biraz zaman alacak belki ama hayat yine iyi yüzünü gösterecek.

Çok klasik olacak ama ara ara herkesin hatırlaması gerekiyor: Dibi boylamayan yoktur. Başarılı olanlar dipten çıkmayı başaranlardır.

2009 bitmeden...

Her yıl sene sonunda ajans partisinde sahneye çıkıp şarkı söylüyoruz. Provaları epey bir zaman almakta. O nedenle iki haftadır kendime iyi gelecek tek bir şey bile yapamadım. Hatta hafiften dağlara kaçmak üzereyim. Neyse en azından yeni yıl gelmeden yapmam gerekenlerin bir listesini çıkardım. Buraya da yazayım ki yapmazsam ayıp olsun.

* Vavien için çok iyi film diyorlar. Mutlaka gör.

* “Başka Dilde Aşk” da iyiymiş çok. Onu da gör.

* Avatar’ı da gör çok içinden gelmese de. Bilmek lazım.

* Candan Erçetin ve Ayşe Özyılmazel’in albümlerini al, dinle ve beğenirsen yaz.

* Ayşe Kulin’ın Türkan Saylan’ı anlattığı kitabı oku.

* Çok sevgili Aslı bana bir enerji uzmanı önerdi. Harbiden bir enerji problemim var. Tam zamanında hızır gibi yetişti. Randevu al ve ona git.

* Ve yeni yılda kendine daha fazla nasıl zaman ayırabileceğinle ilgili bir plan yap ve şimdiden uygulamaya başla.

Kadın milleti

Kadınlar bundan güzel anlatılamaz herhalde....

Yaşlı adam ölüm döşeğinde artık son dakikalarını yaşıyordu. Hasta yatağında yatarken birden mutfaktan gelen kokuyu duydu, en sevdiği çikolatalı kurabiyelerin kokusu. Birden gözleri aralandı. Kendini ayağa kalkacak kadar güçlü hissetti.

Bu şaşılacak bir şeydi, ölmek üzere olan adamı ayağa kaldırmaya kurabiyelerin kokusu yetmişti. Duvara tutunarak merdivenlere kadar yürüdü. Basamakları ağır ağır inerken sanki mutfağa değil hayata yaklaşıyor gibi heyecanlıydı. Nihayet mutfak kapısına kadar geldi. İşte masanın üzerindeki tepside onlarca çikolatalı kurabiye, tam karşısında duruyordu.

Son gücüyle masaya yaklaştı, o kurabiyelerden bir tane ağzına atabilse sanki ömrüne ömür katılacaktı. Bir tane almak için elini uzattı. Ama birden karısı yetişti ve eline vurdu: “Çek elini bakayım... Onlar cenaze için...”

Yeni Rakı’nın yeni reklamını gördünüz mü?

Hakkında tek satır yazmadan linkini veriyorum ve sizi duygularınızla baş başa bırakıyorum:

http://www.dailymotion.com/ video/xblas5_yeni-rakyyayynlanmamysy- reklam_lifestyle

Can’lı Yayın

“Anne, nenem cennette, değil mi?”

“Evet oğlum.”

“Mediş (babasının annesi) peki?”

“O da oğlum.”

“Peki babamın babası?”

“O da cennette.”

“Aman iyi. Ben de nenem sıkılıyordur diye endişe ediyordum.”