Buca dinamik, çağdaş,yaşayan bir kent olacak

Buca dinamik, çağdaş,yaşayan bir kent olacak

RÖPORTAJ: CEMAL SEVGİ

cemal.sevgi@dogangazetecilik.com.tr

Hayalinizdeki Buca’yı nasıl tarif edersiniz?

Buca, İzmir’in ilk yerleşim yerlerinden biri. 30 yılda çok fazla göç alarak, İzmir’in en fazla nüfuslu ikinci ilçesi olmuş, bunun beraberinde getirdiği sorunlarla aynı hızla baş edememiş.Tarihi ve doğal zenginliklerine rağmen yıllar yılı ihmal edilmiş bir kent. Adeta uykuya yatmış, kabuğuna çekilmiş kent görünümündeydi. Biz, Buca’nın kabuğunu kırarak, modern, dinamik, yaşayan bir kent görünümüne kavuşmasını istiyoruz.

Bunun için de kentin sahip olduğu değerlere yoğunlaşarak, bir vizyon belirledik. Buca’yı “tarih, turizm ve spor” kenti vizyonuyla planlıyoruz. Buca’ya yeni bir kimlik kazandırmaya çalışırken, ihmal edilmişliğin izlerini silmek için de yoğun çaba harcıyoruz. Sosyal demokrat belediyeciliğin ilkelerini rehber alıyoruz. Hazırladığımız projeleri sadece bir binadan ibaret görmüyoruz. Bu çağdaş projelerin insanlarla buluşmasını da sağlıyoruz. Yani insana dokunuyoruz. Kadınları, çocukları, dezavantajlı gurupları projelerimizin merkezine koyuyoruz.

“KENTTEKİ HER KESİME DOKUNUYORUZ”

Başkanlık dönemizde iki yıl geride kaldı, neler yapıldı bu süreçte?

Çizdiğimiz vizyon çerçevesinde oldukça hızlı yol katettik. 2 yılda 54 projeyi hayata geçirerek, bu konuda ne kadar kararlı olduğumuzu gösterdiğimizi sanıyorum. Biz işe ihmal edilmişliğinin izlerini silmekle başladık. 20 yıldır girilmemiş sokaklarımızı yenilemek için 11 milyon liranın üzerinde yatırım yaptık. Parklarımızı yeniledik, yeni parklar yaptık. Hizmet binalarımızı ve tesislerimizi engellilerin kullanımına uygun hale getirdik. Sporu, çocuk ve gençlerimiz için ulaşılabilir kılmak amacıyla kurslarımızla, portatif havuzlarımızla mahallelere girdik. Bugün 13 bin 500 çocuğumuza yüzme öğretmiş olmanın gururunu yaşıyoruz.

Bu sayıyı bu yaz sonuna kadar 17 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Yılda 4 bin kadınımızı semt evlerimizde meslek sahibi yapıyoruz. Yine semt evlerimizde bir o kadar sayıda Bucalı’ya hobi ve sanat kurslarında yepyeni ufuklar sunuyoruz. “40 gün, 40 gece, 40 okul” projemizle geçen yıl 40 okulumuzun tadilatını yaparak, Bucalı öğrencilerimizin daha kaliteli ortamlarda eğitim almalarına katkı koyduk. Bu yaz tatilinde de yine 40 okulumuzun tadilatını gerçekleştireceğiz. Geçtiğimiz günlerde de aynı projeyi camilerimiz için başlattık. “40 gün, 40 gece, 40 cami” projesiyle de camilerimizi yeniliyoruz. Kısacası kentte yaşayan herkesin yaşamına dokunuyoruz. Bunu da gecemizi gündüzümüze katarak yapıyoruz.

Buca’nın acil çözüm bekleyen sorunları neler?

Buca’nın tüm İzmir tarafından da bilinen en büyük sorunu trafik yoğunluğu. Bunun için İzmir Büyükşehir Belediyemiz ile kelimenin tam anlamıyla büyük bir güçbirliği yaptık. Sorunun kökten çözümüne yönelik iddialı projelerin bir kısmı başladı.

Ana arterleri genişletiyoruz, Buca’yı Homeros Bulvarı’ndan otogara bağlayacak ve 2.4 kilometresi tünelle geçilecek yolun en kısa sürede yapımına başlanacak.

Buca’nın göbeğindeki 25 yıldır yılan hikayesine dönen Şirinyer Meydan Projesi için de Büyükşehir ile önümüzdeki yıl düğmeye basıyoruz. Şirinyer Meydanı tamamlandığında, hem meydan hem de yeraltı otoparkı ihtiyacımız büyük oranda giderilmiş olacak. Planlanan toplam 9.5 kilometrelik Buca Metrosu da kentimizdeki ulaşım devrimini taçlandırır nitelikte olacak. Büyükşehir Belediyemizle yaptığımız güçbirliği çerçevesinde yıllardır siyasi malzeme haline getirilen ama bir türlü çözüme kavuşturulmayan haziran ayında açılışını yaptığımız Kasaplar Meydanı, bugün Buca’nın yüzakı haline geldi.

“ÖDÜLLÜ PROJELERİMİZ TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLDU”

Ödüllü projeleriniz de var sanırım?

Bu dönem sosyal belediyecilik anlamında büyük başarı kazanan projelere imza attığımızı gururla söyleyebilirim. Örneğin “Pırlanta Merkezlerimiz” tüm Türkiye’ye örnek oldu. 3-6 yaş arası çocuklarımıza ücretsiz bakım hizmeti verdiğimiz Pırlanta Merkezleri’nin sayısı 2 yılda 6’ya ulaştı. 6 mahallemizdeki bu merkezlerden bugün 3 bin 500’ün üzerinde çocuk yararlanıyor.

Her ne kadar çocuklar için bir proje olarak algılansa da, Pırlanta Merkezleri aslında anneler için planlanmış bir projeydi. Çünkü, annelerimizin sosyal yaşama katılarak, kendilerine zaman ayırmalarına fırsat yaratmış oluyoruz. Bu proje ile hem anne hem de çocuk dört duvar arasında çıkıp, sosyal hayata karışıyor. Özgecan Aslan Kadın Danışma Merkezi’nde ise 600’ye yakın kadınımıza psikolojik ve hukuki destek verdik. Bu aslında çok da övünülecek bir rakam değil, ancak toplumumuzun kanayan yarası haline gelen aile içi şiddette kadınlarımıza destek verecek, yol gösterecek bir kapı açmak da sosyal demokrat belediyecilik anlayışımızın bir parçası.

Kadınlarımızı toplumsal yaşama kazandırmak adına en önem verdiğimiz projelerden biri de semt evlerimiz. Bu evlerimizde yılda 4 bin kadınımıza meslek edindiriyoruz.Geçtiğimiz hafta temelini attığımız üçüncü semt evimizde de 530 kadınımızın yararlanacağı meslek edindirme kursları açacağız. “Ocaklar Sönmesin Tencereler Kaynasın” projemizle de ihtiyaç sahibi 1500 aileye katkı yapıyoruz. Yılda 1000 gencimize ücretsiz ders desteği, Paylaşım Dolapları, engelli çocuk ve gençlerimizi toprakla buluşturduğumuz Engelsiz Hobi Bahçelerimiz, 10 noktaya yerleştirdiğimiz Engelli Şarj İstasyonlarımız, yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın yararlandığı evde temizlik hizmetimiz de Bucalıların yaşamlarına dokunan projelerimizden bazıları.

“KÜLTÜRE HAYAT, HER MAHALLEYE SANAT”

Kültür ve sanatta neler yapılıyor?

Kültür ve sanat Buca’da geçmiş yıllarda kendine fazla yer bulabilmiş bir alan olmamış. 2 yılda bunu kırdığımızı düşünüyorum. Özellikle geçtiğimiz yıl, 113 yıllık Hacı Davut Fargoh Köşkü’nde hizmete açtığımız Buca Belediyesi Kültür Sanat Merkezi, 365 gün yaşayan bir merkez haline geldi. Kültür ve sanat yaşamımızın önemli isimlerini burada ağırlarken, binlerce Bucalı da onları yakından tanıma fırsatı yakaladı.

Bu da bizi gururlandırıyor. “Kültüre Hayat, Her Mahalleye Sanat” dedik ve Çadır Tiyatrolarımızla 47 mahallemizde on binlerce çocuğumuzu tiyatro ile buluşturduk. “Okumak Bize İyi Gelecek” sloganı etrafında şekillenen Kitap Kafelerimiz de onbinlerce kitabı okuyucu ile ücretsiz buluşturuyor. Sokak Kütüphaneleri ise beklentimizin de üzerinde yoğun ilgi görüyor.

 Yapılan çalışmaları Bucalılar nasıl karşılıyor?

Bugün Bucalılar bir kentin uyanışına tanıklık ediyor. Bu bir yerel yöneticinin propaganda amaçlı sloganından öte bir anlam taşıyor. Buca’nın uzun yıllardır kendi kabuğuna çekilmiş bir kent görünümünden sıyrıldığını Bucalılar da kabul ediyor.

Projeler o kadar yoğun ilgi görüyor ki, Muhtarlarımız gelip, Pırlanta Merkezi’ni, BEM’i, semt evini kendi mahallelerine de istiyor. Bu da projelerimizin halkta karşılık bulduğu anlamına geliyor. Yerel yönetimlerin en basit tarifi nedir? Kentte yaşayanların yaşamlarını kolaylaştırmak ve mutluluklarını sağlamaktır. Biz tam da bunu yapmaya çalışıyoruz. Bu çabamıza hemşerilerimin verdiği destek bizi daha fazla çalışmaya teşvik ediyor.

KAYBOLAN ÜZÜMLER HAYAT BULUYOR

 Tarım için özel bir projeniz var mı?

Buca’nın kaybolan en önemli değeri üzüm yeniden kentle buluşuyor. Buca Belediyesi’nin 13 dönümlük alan üzerine projelendirdiği Üzüm Bağı’nın ilk fideleri 2015 yılında dikilmişti. 10 dönümlük alanda oluşturulan Üzüm Bağı’nın 8 bin 500 metrekarelik bölümünde Buca Razakisi ve Sultaniye çeşitleri yetiştiriliyor. 1500 metrekarelik bölümde ise Ege Bölgesi’nde yetişen çeşitlerden Mevlana Karası, Pembe Gemre, Osmanca ve Kozak Siyahı yetişiyor. Üzüm Bağı’nda yetişen üzümler; sofralık, kurutmalık ve şaraplık olarak değerlendirilecek. Ürünler ayrıca pekmez, pestil, köfter, sucuk ve ezme olarak da kullanılabilecek. 3 yılın sonunda üzüm bağında 30-35 ton ürün alınması hedefleniyor. Buca Kaynaklar’daki üzüm bağı civar köylerdeki üreticiler için de örnek bir bağ niteliği taşıyor. Projenin ikinci etabı olan ve üzüm yetiştiriciliğini ile bağ kültürünü canlandırmayı amaçlayan Bağ Evi’nin temeli de temmuz ayında atılacak.

‘YEŞİL DAMGALI’ PROJELER BUCA’YA ÇAĞ ATLATIYOR

Üniversite kenti Buca’ya yakışır bir Gençlik Merkezi yapıyoruz. Tınaztepe’de 2 bin 800 metrekare inşaat alanına sahip 5 katlı binanın yapımının Ekim ayında tamamlanarak, hizmete açılması hedefleniyor. İşlevselliği bakımından İzmir’de benzeri bulunmayan Gençlik Merkez’inde 2 adet çamaşırhane, güzel sanatlar atölyeleri, sergi alanı, spor salonu, bowling salonu, mühendislik ve mimarlık öğrencilerinin de ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlenen çalışma odaları, bilgisayar odası, kurs odaları, 3 adet cep sineması, restoran ile kafeterya, sığınak ve bekleme alanları yer alıyor. Merkez teras katında yer alacak güneş panelleriyle de enerji ihtiyacını kendi bünyesinde karşılayacak.

Buca Belediyesi İzmir’in en büyük kültür ve spor kompleksinin temelini 2016 yılı içinde atmaya hazırlanıyor. Buca’nın en eski yerleşim merkezlerinden olan Yaylacık Mahallesi’nde 13 bin metrekare inşaat alanına sahip projede, 200 ve 400 kişilik hale de dönüştürülebilen 800 kişilik konferans ve tiyatro salonu, uluslararası yarışmalara uygun olimpik yüzme havuzu, yeraltı otoparkı yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de destek vereceği projede bina, enerji tasarrufu sağlayan yeşil bina özelliği taşırken, güneş panelleriyle de kendi enerjisini üretecek. Çevresinde herhangi bir duvar ya da tel örgü bulunmayacak, halkın kolaylıkla ulaşabileceği bir özelliğe sahip olacak. Komplekste Kent Müzesi de oluşturulacak.