Bugün kısmetinizde nasihat var

Perşembe, 02 Haziran 2011 - 05:00

1951 doğumluyum, 2001 yılına kadar Bağ-Kur ve SSK’ya prim ödedim. 2001 yılında emekli oldum. Ancak 2009’da emekli maaşım kesildi. İş mahkemesinde dava açtım, Temmuz’da duruşmam var. Davayı avukatım takip ediyor, davam nasıl sonuçlanır, ne dersiniz?  M.Ö.

Değerli okuyucum, elde hiçbir müspet veri olmadan geleceği söylemek falcılığa girer biliyorsunuz ancak falcılık suçtur. Umarım bana suç işletmek istemezsiniz (bu vesile ile hatırlatayım, bazı kafelerin kapısında fal bakılır yazıyor ya bu suçtur, hapis cezası vardır). Ancak avukatınız olduğunu yazmışsınız ya işte avukatınız eldeki verileri değerlendirmiş buna göre davayı takip etmiştir, bana kalırsa avukatınıza güvenin.

[[HAFTAYA]]

Temmuz’daki duruşmaya gidin, duruşmayı takip edin, olayın ne safhada olduğunu gözlerinizle görün. Hiçbir bilgisi olmayan kişilerden de bilgi almaya çalışmayın sizi yanıltırlar. Hatta hukukla ilgisi olmayanlar bile size akıl vermeye kalkarlar, sakın itibar etmeyin. Yani üzülerek size nasihat vermekten başka yapabileceğim bir şey yok. Elimden bu geliyor.

Borçlu müteahhittir

Bir müteahhitle kat karşılığı anlaştım. Müteahhit binayı yaptı, kendine düşen daireleri sattı ama inşaatı yüzde 90 seviyesinde bıraktı. Çünkü iflas ettiğini söyledi. Sözleşmeye göre inşaatla ilgili SSK, vergi gibi ödemeleri o yapacakken ben yapmak zorunda kaldım. Şimdi bu paraları kat satın alanlardan alabilir miyim?  O.İ.

Doğrusu verdiğiniz bilgiler müteahhidin öyle yasal olarak iflas etmemesi gerektiğini söylüyor. Zira kendisine düşen daireleri satmış, daha ne olsun, zaten kazanacağı para başka ne olabilir ki? Müteahhit için risk daireleri satamamaktı, satmışsa para kazanmış demektir. Herhalde daireleri de maliyetin altında satmamıştır. Dolayısı ile sizin yaptığınız sözleşmede de standart olduğu için söylüyorum, SSK primleri ve vergilerin müteahhide ait olduğu yazılı. Bu durumda borç müteahhidin. Öyleyse sizin ödediğiniz bu paraları siz müteahhitten talep edeceksiniz. Müteahhitten daire alanların böyle bir borcu yoktur. Onlarla hukuki ihtilafa girmeyin bir de boşuna masrafa girmiş olursunuz. Müteahhit hukuken iflas etmedi ise elinde kalan daire varsa bunlara haciz tatbik edebilirsiz. Dava açacak olursanız mahkemeden tedbir talep edebilirsiniz. Ancak hukuken iflas etti ise bu halde ancak iflas masasına alacak kaydettireceksiniz ki işiniz o zaman uzun sürecek.

İşiniz çok zor

Ben yalnız yaşayan biriyim. Üst katım öğrencilere kiraya veriliyor ama gürültülerinden perişanım. Zaman zaman polis çağırdım fayda etmedi, zaman zaman savcıya başvurdum, bu suç değildir denildi. Katın sahibi, ne yani ev boş mu kalsın, diyor. Perişanım ne yapayım?  D.Y.

Doğrusunu isterseniz evet zor durumdasınız. Bu işi halletmek gerçekten zor. Polisin yararı olmamış, zaten olamaz da, polis bu işlere bakmıyor. Savcılıktan fayda görmemişsiniz, bu da doğal. Geriye kalıyor ‘kat mülkiyeti mevzuatı’. ‘Kat mülkiyeti mevzuatı’ içinde, bu gibi olayların engellenmesi için açılabilecek bir dava var. Bu gibi rahatsızlık veren davranışların önlenmesi amacı ile dava açıyorsunuz. İddianızı ispatlayabilirseniz önleme kararı veriliyor ama sonrası? İşte mühim olan sonrası. Denetim mekanizması yok. Gürültü tekrarlanırsa para cezası var. İyi de ikinci defa gürültünün tekrarlandığını ispat zorundasınız. Kanunda bir madde vardı. Bu maddeye göre çekilmez hale gelen durumlarda çekilmezlik yaratan daireye şikayetçi kişiler hakim kararı ile el koyuyordu. O madde de değiştirildi, bunun için kat malikleri kurulu kararı aranmaya başlandı yani rahatsız edenlere prim verildi. Bizde öyledir, mağdur daha da mağdur edilir, saldırgan dört kolla korunur, yine öyle oldu. Onun için gürültünün önlenmesi talebi ile dava açmanızdan başka bir tavsiyede bulunamayacağım.