Büyük Mustafa

Salı, 24 Kasım 2009 - 05:00

Geçtiğimiz günlerde Moskova’da yaşayan Serkan Gönay isimli bir okurum gönderdiği mailinde savaş ve futbol arasında benzerlik kurarak, her ikisini de kazandıracak en önemli etkenin dahi bir lider olduğunu dile getirmişti. Serkan Bey, görüşünü desteklemek için de eşsiz komutanlar Kartacalı Hannibal ve Atatürk örneklerini vermişti. Bu, bence de doğru bir tespit.

Savaş ve futbol birbirine çok benzer. Her ikisi de mücadele, hücum, savunma, taktik, teknik, cesaret, kararlılık, hamle zamanlaması gibi parametrelerden oluşur. Ve elbette komutan. Savaşan topluluğun başında güçlü, zeki, ileriyi gören, karizmatik bir lider varsa rakibe karşı bir adım önde oluyorsun. Adeta maça 1-0 önde başlıyorsun.

Ülkemizde bu özelliklere sahip teknik adam sayısı ne yazık ki pek fazla değildir. En önde geleni ise Mustafa Denizli’dir. Onun özelliklerini ve neleri başardığını teker teker sıralamanın bir anlamı yok. Denizli nasıl bir lider olduğunu bu sezon bir kez daha gözler önüne serdi. Yönetimi ve taraftarı birbirine girmiş bir camiayı ayakta tutmak ve yeniden iddialı duruma getirmek ancak dahi bir liderin başarabileceği bir şeydir.

Bu bir Denizli klasiğidir. Serinkanlı olmak, krizi yönetmek, yol göstermek, rehberlik yapmak ve bitap düşmüş bir topluluğu canlandırmak. Büyüklük öyle kolay elde edilecek bir meziyet değildir. O her zaman büyüktü. Futbolculuğunda da, teknik adamlığında da, adamlığında da. Ve hep büyük kalacak.