Büyük nefretler aşkla başlar

Cumartesi, 23 Eylül 2017 - 05:00

Evdeki kediyle yaptığımız müzakereler sonucunda, o benim klavyeye yatmayacak, ben de onun yastığına şut çekmeyeceğim.



Arkadaşın egosuna bıyık çizmişler.



İtalya’da Türk lokantasına, Türkiye’de İtalyan lokantasına gidenlerdenim.



Öz Astral Seyahat



Aşk: Mavi Nefret: Koyu mavi



Ufak tefek çılgınlıklarına aşık olunup ama sonradan zırdeli olduğunun anlaşılmasıyla, ara sokaklarda arazi olma arasında geçen zaman dilimine, ‘Cihangir Semti Romansı’ denir.



Düğününde göbek atan gelinin öfkesi pek olur. Düğününde bu durumu almaza yatan damadın kaçışı sessiz olur.



‘Düşünmeden konuşmak’ ile ‘konuşmadan düşünmek’ beraber gezer.



Alnındaki büyük sivilceye ‘Babacan’ ismini takan bir ergen var.



Bence ağustos böcekleri sürekli aynı lafı tekrar ediyorlar.



Mutlu olmak ile razı olmak arasındaki çukura düştüm.



Fil, kendine ‘fil’ dendiğini bilmiyor; zürafa da, ‘zürafa...’



Yalnız sonunu tahmin edebildiği filmleri sevenlerin ülkesindeyiz.



Haklıyken haksız duruma düşmek için ne kadar da harika bir cumartesi sabahı!



‘İkileme düşen’ erkek yoktur, “Saçmalama o benim arkadaşım” vardır.



Havlu çorap işinin geride kalması bizim ilerlediğimizi göstermez.



Her yer yoga, her yer pilates, her yer sakallı ve üç beden küçük takım elbiseli adam.



Cemiyet hayatı haberlerinde olmak için cemiyet şart mıdır?



Babasının tuttuğu takımı tutmayanın çocukluğu mutsuz geçmiştir.



“İyi sanatçılar kopyalar. Büyük sanatçılar çalar.” (Picasso)



Yukarı bakarken ağzımı açmayanlardanım.



Zorla güzellik, çirkinliktir.



Bir zamanlar vatka modaydı. Bütün kadınlar Amerikan futbolcusu gibi dolaşırlardı.



Bebek semti kaldırımlarının kalabalığı yüzünden galiba 20 saniyeliğine cemiyet hayatına girdim ve çıktım.
Yandex.Metrica