Büyükelçi Krizi'ne Çakıcı yorumu

Büyükelçi Krizi'ne Çakıcı yorumu

Hakkında cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve Türkbank ihalesine fesat karıştırmak suçlarından 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Alaattin Çakıcı, duruşmadaki savunması sırasında İsrail ile Türkiye arasında yaşanan “büyükelçi krizi”ne de değindi. Alaattin Çakıcı, “Başbakan’ın 'One minute'i Filistinliler için değil de büyükelçimize yapılan çirkinlik karşısında kullanmasını isterdim. Benim için büyükelçimize yapılan, hakaretin de ötesinde ve çok çirkin. Keşke Başbakan, Filistin’in 10’da 1’i kadar Azerbaycan’ı da korusaydı” dedi.

Sultanahmet’teki İstanbul 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savunmasına başlayan Alaattin Çakıcı, sağlık sorunlarından bahsederek su içmek istediğini söyledi. Getirilen suyu için Alaattin Çakıcı, yüksek tansiyonu olduğu ve bel ağrısı çektiğini belirtti. Alaattin Çakıcı savunmasında şunları söyledi:

“Benim lafımı hiç kesmeyecekseniz konuşacağım. Kuracağım cümleler suç teşkil ediyorsa sayın savcım suç duyurusunda bulunsun. Benim adım kullanılarak kimi işlemler yapıldı. Avrupa'da, Fransa'da ve birçok ülkede bulundum. İç hukuk mevzuatı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki uygulamalar ve davalarda konu edildiğinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’deki yargı organlarında verilen birçok kararı doğru bulamamakta ve değiştirerek bozmaktadır.

Türkiye'de verilen kararlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde gözönüne alınmamakta ve değerlendirilmemektedir. Mahkemenizdeki davaya konu olan Türk Ticaret Bankası A.Ş. aleyhine fesat karıştırma olayıyla ilgili olarak tarihte Başbakanlık Müşaviri olarak görevli olan Adil Öngen’in vurulması olayından yargılandım. 10,5 yıl ceza aldım.

Flaş TV’de konuşmalar oldu. Önce Eyüp Aşık konuştu. Akabinde Hüsamettin Cindoruk ve daha sonra Mesut Yılmaz konuştu. Arkasından 5 gün  benim adım reklam edildi. Daha sonra ben bir konuşma yaptım. Dönemin Başbakan Yardımcısı olan Tansu Çiller 'Milletin Bacısıyım' diye beyanda bulunmuştu. Benim Flaş TV'deki konuşmamdan sonra, Flaş TV çalışanları dövüldü. Hürriyet Gazetesi'ne ateş açıldı. Bütün bu eylemleri yapanlar Tansu Çiller’in taşeron olarak kullandığı kişilerdi. Bu olaylardan 20 gün sonra hükümet düşerek Mesut Yılmaz Hükümeti kuruldu. O dönemde Türk Ticaret Bankası'na Erol Evcil ile Korkmaz Yiğit talip  oldular. Daha doğrusu bu talip olma olayı Mesut Yılmaz Hükümetinin kurulmasından önceydi.

Ben hiçbir partiye mensup değilim 1980’lerden beri Ülkücüyüm. Babam öldürülmüştü, amcaoğlu öldürülmüştü, arkadaşlarım öldürülmüştü. Türk milleti ne Alparslan Türkeş’in tekelindedir, ne de hepimizin ulu önderi Atatürk’ün tekelindedir. Bu devletin kurucusudur, peygamber değildir. Atatürk’e bu millet saygı duymak zorundadır. Bugün bakıyoruz dinciyiz diyenler onun portresinin altına sığınıyor. Atatürkçüyüm diyen sahtekarlar da sürekli onu kullanıyor. Demokratik açılım diyorlar, mutlaka bu ülkeye barışın gelmesi lazım. Karşısında gelmemesi için tavır koyanlardan biri değilim.

ÇİLLER, YILMAZ, DEMİREL YARGILANSIN

Hükümet kurulduğunda hakim olan güç olarak kendi yapılanmasını kurar.  Erol Aksoy, Ahmet Zorlu, Kamuran Çörtük, Mesut Yılmaz, Ali Şener, Mehmet Emin Karamehmet gibi isimler Türk Ticaret Bankası’na talip olma olayında birbirine girdiler ve tüm uğraşlarında benim adımı kullandılar. Korkmaz Yiğit benimle olan dostluğuna dayanarak tüm bu şahısları benim adımı kullanarak tehdit etti mi bilemem. Ben ne Aydın Doğan’ı tehdit ettim ne Erol Aksoy’u, ne Zorlu gurubunu ne Mehmet Emin Karamehmet’i tehdit etmişliğim ve korkuttuğum yoktur. Benim böyle bir eylemim varsa kanıt gerekir. Bu olaydan Mesut Yılmaz Yüce Divan’da yargılandı ve beraat etti. Eğer bu olaydan bir günah keçisi aranıyorsa ben cezama razıyım. AKP Hükümeti yasal olarak o mevkiye getirildi, yasal olarak da kadrolaşma yapmadan oradan inmesidir. Bu ülkenin en büyük belalıları cemiyetler ve mollalardır."

Ergenekon’u ya da Susurluk’u savunmuyorum. Eğer bu ülkede Temizeller Operasyonu yapılacaksa, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve Süleyman Demirel de yargılanmalı. Süleyman Demirel’i çok sevdiğimi de belirtmek isterim. Ergenekon savcıları neden geçmişe dönük bir yargılama yapmıyor? Başbakan’a temsil ettiği yer için saygı duyuyorum. Şahsına saygı duymak zorunda değilim, duymuyorum da. Tüm insanların da bu hususa dikkat etmesi gerekir. Temsil ettiği makama saygı duyması gerekir. Bugün Ergenekon Davası'nda yargılanan subaylar var. Bu subaylara emirleri Süleyman Demirel, Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz verdi. Savcılar bu konu üzerine gitmeli. Bu isimler Ergenekon’dan yargılanmalı.

HARAM PARA YEDİM

Ben haram para yedim ama irinli para yemedim. Tahsilat, kumar işleri de yaptım ama eroin, esrar, uyuşturucu satmadım. Ben bir espri yapacağım. Fındık faresinin biri içip kafayı bulunca, ‘Kediyi bulun getirin derisini yüzeceğim’ demiş. Bazıları devletin zırhını alınca kendisini aslan zanneder. Zırh düşünce fındık faresi olur. Ergenekondakiler yargılanıyorsa onlara emir veren Cumhurbaşkanı, Başbakan da yargılanmalı. Adil Öngen olayında varım ama ihalaye fesat karıştırma olayında adım kullanıldı. Tansu'yu da buraya getirsinler.”

Alaatin Çakıcı'nın avukatlarından Mustafa Gül davanın zaman aşımına girmesi gerektiğini söyledi. Mahkeme bu talebi reddetti. Mahkeme Heyeti, Cumhuriyet savcısının dava ile ilgili olarak esas hakkındaki mütaalasını hazırlaması için duruşmayı erteledi.

Hasan ÖRNEKOĞLU-Aslıhan GÜZELLER/İSTANBUL, (DHA)

 

Yandex.Metrica