Büyümenin işaret fişeği 3 ilden

Salı, 04 Mayıs 2010 - 05:00

Hafta sonu ihracat rakamları açıklandı. İhracattan iyi rakamlar gelmeye devam ediyor. İlk 4 ayın ihracatı yüzde 23.09 artışla, 35.9 milyar dolara ulaştı. Nisan ayındaki artış ise yüzde 25.44’ü buldu.
Bunların hepsi Türk ekonomisi için çok iyi rakamlar... Ancak, ihracatta her şeyin yoluna girdiğini söylemek için, özellikle Bursa, Kocaeli ve Denizli’ye bakmak gerektiğini belirtmiştim. En büyük sorunlar kriz döneminde burada yaşandı, çok sayıda şirket battı, yüzlerce kişi işini kaybetti. Bu illerdeki düzelme ise yoğunluklu sektörleri nedeniyle büyük ölçüde ihracattan kaynaklanacak. Son rakamlar, umut verse bile, ‘iyi yıl’ olan 2008’deki düzeylerden bir hayli uzak...
TİM’in verilerine göre, en büyük 13 ihracatçı ilin ihracatı 2010’da 31.7 milyar doları yakaladı. 2008’de bu rakam 39 milyar dolar düzeyindeydi.
İllerin ihracat performansını ortaya koymak için, en iyi yıl olan 2008’i 100 olarak kabul edip, gelişmeye bakmakta yarar var. Böyle bakınca, Bursa’da 89.9, Kocaeli’nde 94.6, Denizli’de 86 düzeylerinde olunduğu görülüyor. Sakarya ve İstanbul’da daha alınacak mesafe var.
Büyük bir yan sanayi şirketinin CEO’sundan dinledim. Otomotivin daha alınacak mesafesi var. Ona göre, 2008 rakamları, ancak 2011’de yakalanabilecek. Otomotivin durumunu Bursa ve Kocaeli’nden anlıyoruz.
Giyimdeki sorunu da Bursa ve Denizli’nin verileri gösteriyor.
Bence Türkiye’deki büyüme için işaret fişeği Bursa, Kocaeli ve Denizli’den gelecek... Takip etmekte yarar var.

Altın için Çin’e bakmalı
Türkiye, Dünya Altın Konseyi’nin verilerine göre kişi başına altın tüketiminde 3’üncü sırada... Listenin başında Suudi Arabistan ve Hong Kong geliyor. İlk 2 ile arada büyük fark olsa bile, Türkiye, bu alandaki güçlü tüketici konumunu koruyor.
Ancak, son günlerde 1150-1170 dolar/ons civarında seyreden altının kaderini, Türkiye’deki tüketim ve talep belirlemeyecek. Başka faktörler de olacak ama ben Çin faktörüne dikkat çekmek istiyorum.
Tabloya dikkatli bakın... Kişi başına tüketimde Çin, oldukça alt sıralarda yer alıyor. Kişi başına tüketim yıllık 0.3 gramdan biraz fazla... Şu haliyle 2009’da Çin, takıda 347 ton altın tüketti, bunun 30 tonunu ithal etti. Bu haliyle sektörü çok derinden etkilemiyor. Ancak, altını takı ve yatırım aracı olarak kullanan Çinliler, refahlarının artmasıyla birlikte daha fazla talepte bulunabilirler.
Örneğin, Suudi Arabistan’daki tüketim düzeyini yakalarlarsa, bu, yılda 4 bin ton ek tüketim anlamına gelecek. Yıllık talebin 3 bin 386 ton olduğu dikkate alınırsa, bunun ne gibi etkiler yaratacağını hayal etmek de zor olmaz. Bu, bugünden yarına olacak bir şey değil. Ancak, artan refahla birlikte altın talebinin artacağı kesin...

Arçelik’in yeni patronu ne bekliyor
Koç Holding Beyaz Eşya Grubu Başkanı Aka Gündüz Özdemir, 60 yaş sınırı nedeniyle görevinden ayrılıp, koltuğu Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu’na devretti. Çakıroğlu, dünyada adını hızla duyuran şirketlerden biri olan Arçelik’i de yönetmeye devam edecek.
Arçelik, her zaman Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden biri oldu... Yeni CEO’lar için hem fırsat hem de riskleri beraberinde getirdi. Şimdi Çakıroğlu, önceki CEO’ların yarattığı başarılara, yenilerini eklemek zorunda. Önce şirketin etkileyici şu andaki gücüne bakalım:
1. Gelirlerinin yarısı yurtdışından elde ediliyor.
2. 2009’da Avrupa’da pazar payını en çok artıran şirket oldu.
3. İngiltere’de en büyük 2’nci beyaz eşya şirketi konumuna ulaştı.
4. İngiltere’de buzdolabında lider olma başarısını gösterdi.

Gündüz’den Çakıroğlu’na

Bu görev değişimi eski genel müdürlerden Hasan Subaşı’nın anlattıklarını hatırlattı. Subaşı, 1983’te genel müdür olduğunda şirketin cirosu 100 milyon dolardı. 1991’de bıraktığında ciro 1.5 milyar doları bulmuştu.
Hasan Subaşı, bu başarısını, ‘Orada olmak’ faktörüne bağlamıştı. Türkiye dışa açılıyor, ülkede tüketim artıyordu ve Subaşı da ‘oradaydı.’ Ondan önceki genel müdür Ünsal Anıl ise kapalı bir ekonomide, ülkenin sorunlu olduğu bir dönemde görev yapmıştı.
Levent Çakıroğlu, şimdi daha zor bir dönemde, 6.6 milyar TL’lik bir ciroyu devralıyor.
Koşullar, önceki yıllardan daha zor ama Çakıroğlu deneyimli ve sektörü iyi biliyor. İzleyip, göreceğiz.