Çağrışımlar

Perşembe, 17 Haziran 2010 - 05:00

Yüzde 10 barajını indireceğim diyenler alkışlanıyor ama kimse onlara nasıl indireceksin diye sormuyor.

Önce seçim kazanman lâzım. Meclis’te hatırı sayılır bir çoğunluğu yakalaman lâzım.

Ne zaman seçim?

Daha 1 yıl var.

Demek ki taa ondan sonraki seçim için 1+4 yıl bekleyeceğiz, baraj düşsün diye.

Kim öle kim kala.

***

Hiç yoktan iyidir.

Hele baraj derdi olmayan bir partinin barajı indireceğim demesi daha da iyidir.

Esasen bol keseden atmakta ne sakınca olabilir? Verdiğin sözü tutamazsan, millete dönüp meclis aritmetiğim buna yetmedi dersin, olur biter.

***

Bu bakımdan türban için de söz verebilirsiniz... YÖK için de büyük vaatlerde bulunabilirsiniz... Kıbrıs’ı da halledeceğim diyebilirsiniz. Deyin...

- Ne zaman yapacaksınız bunları?

- İktidara geldiğim zaman.

Haklısınız.

İktidara gelmeden mümkün mü bunları yapmak?

İşsizliği sıfıra indireceksiniz. İşçiyi, memuru, esnafı, çiftçiyi kalkındıracaksınız. Hele emeklileri abâd’edeceksiniz.

- Ne zaman?

- İktidara gelirsem.

- Peki, gelemezsen?

- Gelemezsem kabahat senin, çünkü oy vermedin, beter ol.

***

Biz bu masallarla büyüdük... Her seçimde, açık artırma gibi ne vaatler gördük. Gözümüzün içine baka baka yalan söyleyenler, bir sonraki seçim hiç sıkılmadan yine çıktılar karşımıza.

Bir daha olmaz inşallah.

Mesele yüzde 10 barajı değil. İster yüzde 7’ye insin, ister yüzde 5’e... İsterse de hiç inmesin. Ama kimse bizi aptal yerine koymasın.