Çağrışımlar

a
a
Çarşamba, 24 Kasım 2010 - 05:00

Kediye kedi demek ne kadar normalse, Diyarbakır’da yürümek de o kadar normal...

Nankör kedi, ender bir vak’adır. Her zaman rastlanmaz. Ama Diyarbakır’da yürümek her zaman mümkün. Bunda övünecek ne var? Hiç... Bunda Diyarbakırlılar’a sadece hakaret var.

*** 

Çağrışımlara devam edelim. Sivas’ın bağları gözüktü.

Memnuniyet verici bir şey... Bölge Partisi, Sahil Partisi, Rumeli Partisi gibi fanteziler aşılmış, artık Türkiye’nin Partisi olmaya herhalde cümleten karar verilmiştir ki, siyasette önemli bir kıpırdanma gözleniyor.

[[HAFTAYA]]

Sivas’tan öteye gidenler, kendilerini artık deplasmanda hissetmeyecekler.

Ne büyük nimet.

Misak-ı Milli gibi bir şey.

*** 

Sevgili okuyucular. 150 ölü deyip geçtik.

Hayır. Geçemeyiz.

Bayram tatilinde, bir ülkede 150 ölü, 750 yaralı varsa, dünya çapında bir rezilliktir bu. Sosyal mıdır, ruhsal mıdır, yoksa tamamen tıbbi midir, nasıl bir olaysa, mutlaka incelenmesi gerekir.

.........

Dediler ki:

- Yasayla kurulmuş bir Yüksek Trafik Konseyi var. Bu konsey, yıllardır hiç toplantı yapmadı.

Yâni?

Yapsaydı sanki bunlar olmazdı.

Görüyor musunuz?

İşi yine komisyona havale etmeye meraklı o kafa orada oldukça, hiçbir bilimsel araştırma beklemeyin bizden... İşimiz gücümüz sadece istatistik. Buyrun... 10 yılda, Kurban ve Ramazan Bayramlarında 2.200 ölü, 15.500 yaralı.

Ne oldu bunu öğrendik de?

Neyi önlemiş olacağız?

Ne faydası var yarınlara? Hiç.