Çare tükenmez

Cuma, 24 Haziran 2011 - 05:00

Önce BDP cephesi.

Ne kadar haklı olurlarsa olsunlar, meclisi boykot etmekle yanlış yapıyorlar. Millet, onları vekil seçmiş, göreve yollamıştır. Ne demek boykot?

Kaldı ki, bu Hatip Dicle olayında, 1’den fazla ihmal, 1’den fazla eyyam, 1’den fazla sorumsuzluk ve basiretsizlik var.

9 Haziran da neymiş?

Hapis cezasının ta Mart ayında kesinleştiğini yüksek hakimler bilmiyor muydu? Nasıl olur?

Diyelim ki bilmiyordu. Peki, Dicle’nin partili arkadaşları bilmiyor muydu? Diyelim ki onlar da bilmiyordu. Peki Dicle’nin bizatihi kendisi bilmiyor muydu? Yahu avukatı da mı bilmiyordu? Mümkün mü?

Bunca samimiyetsizlik dururken, başka tarafa bakıp birşey aramam ben.

[[HAFTAYA]]

*** 

Haberal ve Balbay’ın durumları ise farklı.

Bir kere, onların milletvekilliği ne düştü, ne de düşecek. Esasen düşürme yetkisi sadece meclisin.

Düşünebiliyor musunuz?

Tahliye edilmedikleri için mağdur olan Haberal ve Balbay’dır. Bu iki arkadaştan mahrum kalan CHP’dir. Fakat gürültüyü BDP koparıyor. Üstelik tehdit savuruyor.

Kaldı ki Haberal ve Balbay sadece tutuklu, Dicle ise cezası kesinleşmiş bir mahkûm.

***

Buna rağmen, bir kaos çıkmaması için, bence Başbakan’ın müdahalesi gerekiyor.

Yüzde 50’yle gelmiş olmanın verdiği güven içerisinde, bu işi meclise taşımalı ve mutlaka yasal değişikliğe gitmelidir.

Beni ilgilendirmiyor diyemez. Yargı’ya karışmasını bekleyen yok ama minareden düştüğü için hâlden anlayacağını umarım. 

Yandex.Metrica