Çay saati

Cumartesi, 13 Mart 2010 - 05:00

8 Mart Kadınlar Günü’nü gerçek anlamda kutlamaya karar veren bir avuç komik kadındık. Kadınca saatler geçirmek üzere Gazebo’da buluştuk. Ne sabah kahvesinde, ne öğle yemeği ne de barda buluşmadık bu sefer. Eski bir geleneği yaşatmak üzere ‘akşamüstü çay saatini’ seçtik. Dışarıda yağmur yağıyor, Gazebo’nun serçeleri keman ezgileri ile dans ediyor. Çaylarımız zarif demliklerinden fincanlara dökülürken kadınlardan biri ansızın şöyle diyor: “Anneannemi anımsıyorum, nasıl da akşamüstü çaylarını kaçırmazdı, genellikle dostları ile ama tek başına olduğu zaman bile giyinir kuşanır, çayını yudumlayıp pastasını yemek üzere Nişantaşı’nın yolunu tutardı”. Benim büyüklerimden dinlediğim hikayeler de hiç farklı değil...

Çay saati geleneği nasıl oluşmuş dersiniz

Genelde saat 15:00 ile 18:00 arası gerçekleşen çay saati, sabahın çok erken saatlerinde kalkıp, günün ilk öğünü olan kahvaltının verdiği enerji ile gün boyunca çalışan ve öğle yemeği için vakit ayırmadan yorgun argın eve geri döndüğünde keyifli bir lezzet anı yakalamak isteyen çiftçiler tarafından ortaya çıkmış. Tıpkı şarap gibi yerel lezzetler çayın yanına yakıştırılmış. Çay demlenmiş, yumurta, soğan, patates gibi malzemelerin yanı sıra avlanan hayvanların etleri ve ekmek çayın lezzet eşlikçileri olmuş.

Birçoğunuzun daha önce duymuş olduğunu tahmin ettiğim ‘high tea’ (yüksek çay) kavramı, oldukça ironik olmakla birlikte sanıldığının aksine aristokratların geleneksel çay saati değil, çalışan kesimin çay saatidir. Burada ‘yüksek’ ifadesi ise tamamen oturulan masanın özelliğinden ibarettir. Öte yandan kimi zaman ‘low tea’ (alçak çay) kimi zaman ‘afternoon tea’ (akşamüstü çayı) olarak geçen çay saati ise biraz önce bahsettiğim varlıklı, aristokrat veya toplumun önde gelen aileleri tarafından İngiltere Krallığı içinde popülerlik kazanmıştır. İngiliz sömürgelerinin topraklarından elde edilen çay yine aynı çay olmakla beraber bu kez sunum, yiyecek eşleştirmeleri açısından farklılık gösterir.

Daha sofistike olan akşamüstü çaylarında sunum çok önemli bir oyuncudur. En kaliteli porselenden fincanlar, gümüş takımlar, el işi örtüler, pastel renklerde kumaş peçeteler, ve tabii ki özenle hazırlanmış yiyecekler. Akşamüstü çaylarının sunulduğu masa ile tıpkı ‘low tea’ anlamına yaraşır, alçak sehpalar olarak gözlenir. Yaprak halindeki çay şık demliklerinde demlenirken muhakkak sütlük ile takdim edilir. Farklı ekmek tipleri ile hazırlanan minik sandviçler akşamüstü çay saati sofralarında hemen göze çarpan lezzetler arasındadır. Yumurta sıkça kullanılır, bazen taze otlarla süslenerek, bazen peynirin desteği ile. Çayın yanında verdiği ferahlık nedeniyle ekmekçiklerin üstünde salatalık dilimlerine sıkça rastlanır. Deniz ürünlerinde füme somon başı çekerken, şarküteriye de yer verilir. Tatlı kısmı başlı başına bir odak noktasıdır geleneksel akşamüstü çaylarının. Kurabiye çayın daimi dostudur. Bisküviler, scone ve short-cake adı verilen İngiliz usulü yiyecekler her zaman hazırdır.

İngiliz filmlerinden anımsadığımız sahneler vardır. Ev sahibi veya konuklardan biri piyano çalarak konukları eğlendirir, akşamüstü çay saatinin keyfine keyif katar. Yalnızca hanımlar değil, beyler de akşamüstü çay saatindedir. Bol dedikodu yapılır, çöpçatanlık yapılır, evin büyükleri miniklere ‘adap’ öğretirken evin süslü köpeği baş köşede oturur. Evet, İngiliz asilzadeleri çay saatlerini benzer sahnelerle geçiredursunlar, bizlerin çay saati kültürü günden güne mazide kalıyor. Bizler, 8 Mart Kadınlar Günü’nü bahane ederek bu kültürü tekrar yaşatmak için bir adım attık. Oradan oraya koşturarak enerjinin tüketildiği herhangi bir günde, çayın ve paylaşımın getirdiği bir-iki saatlik huzur sayesinde hayatlarımıza bir parantez açabildik. Çay saatinde yakaladığımız lezzetlerin, damağımızda kalanların yanında dostluk ve aile sevgisi adına anılarımızda kaldığını ise sonraki günlerde fark ettik.

Bitter çikolatalı tart

Tart hamuru (birinci kat):

* 100 gr un * 50 gr tereyağ * 30 gr toz şeker * 1 yumurta

Tereyağ yumuşak olmak kaydıyla bütün malzemeleri bir arada yoğurun. Ardından buzdolabında 1 saat dinlendirmeye bırakın.

Çikolata kreması:

 * 125 gr sıvı krema * 35 gr toz şeker * 50 gr bitter çikolata * 125 gr fındık ezmesi

Şeker ve kremayı kaynattıktan sonra ocaktan alın ve çikolatayı ekleyin. Son olarak fındık ezmesini ekleyin ve pürüzsüz oluncaya kadar karıştırın. Daha sonra bu karışımı buzdolabında 2 saat dinlendirmeye bırakın.

Çikolata, tereyağ ve yumurtadan oluşan en üst kat:

* 150 gr bitter çikolata * 150 gr tereyağ * 1 yumurta * 2 yumurta sarısı * 20 gr toz şeker

Çikolata ve tereyağını erittikten sonra birbirine karıştırın. Yumurta sarısı ve şekeri kabarması için mikserde çırpın. Daha sonra bunu, erittiğiniz tereyağı ve çikolata karışımına ekleyin ve karıştırın.

Bitter çikolatalı tartın yapılışı:

İlk olarak tart hamurunu bir kalıbın içine açın ve pembeleşinceye kadar fırında çok hafif pişirin. Daha sonra hamurun üzerine çikolata kremasını sürün. Çikolata kremasının üstüne de çikolata-terayağ ve yumurta karışımını taşmayacak şekilde ekleyin. 150 C’de 10 dk pişirin. Fırından aldıktan sonra buzdolabında 2 saat bekletip servis edin.

2