Çekinecek bir şey yok

a
a
Pazar, 19 Eylül 2010 - 05:00

Bir telefon hattımı iki yıl önce iptal ettim. Sonradan borcum olup olmadığını sordum, yok dediler. Hatta bir keresinde benim 20 TL alacağım olduğunu söylediler, almaya gittim, veremeyiz “……” adrese git orası verir dediler. Uzak olduğu için gitmedim. Derken aradan iki yıl geçti, bana 175 TL borç çıkarmışlar. Bir yazı gönderiyorlar, avukat masrafı faiz, sair masraf diye benden yüklü miktarda para istiyorlar. Bundan kurtulmanın yolu var mı?  F.Ç.

[[HAFTAYA]]

Son günlerde yaygın bir uygulama görüyorum ve milyarlarca liralık yatırım yapan, kamunun güvenine dayalı çalışan firmaların böyle bir yola başvurmalarına akıl aldıramıyorum. Uygulama şu: Bir gün elinize bir mektup geliyor, üzerinde ödeme emri, ödeme talimatı, icra ihbarı vs. gibi resmi yazı süsü verilmiş bir başlık ve altında …. TL borcunuzu avukatlık ücreti, masraf, faiz ile birlikte ödemeniz, aksi takdirde mallarınızın haczedileceği, ihbarı var. Böyle bir yazının hukuki bir ehemmiyeti yok. Hatta belki de sizin olayınızda olduğu gibi hiç borcunuz yok ama bu yazı geliyor. Sade vatandaş da hukukçu olmadığı için bu yazıdan korkup, metnin içinde belirtilen banka şubesine gidip bu parayı ödüyor. Çünkü ödeme için bir banka hesap numarası veriliyor. Bana göre bu bir dolandırıcılık. Yani suç. Ancak vatandaş üç-beş lira için hukuki yollara gidip uğraşmak istemediği gibi karşısında güçlü bir şirketin var olduğunu, onunla başa çıkamayacağını düşünüyor. Bu uygulama yaygın. Bunu kim organize ediyor, bu para kimlerin cebine giriyor bilmiyorum. Bu tarz yazılara kanmayın. Size bir icra takibi gelecek ise bu mutlaka bir icra dairesinin mühürünü taşır vaziyette gelir. Özel bir formu vardır ve özel bir tebliğ zarfı içinde gelir. En azından böyle bir yazı aldığınızda mutlaka bir hukukçuya sorun, hemen paniklemeyin, hemen ödeme yapmayın. İcradan bile gelse buna itiraz hakkı vardır. Gereği gibi süresinde itiraz edin. Dolayısı ile okuyucuma da böyle sahte bir borç bildirisi geldiği kanaatindeyim, elinizdeki yazıyı bir meslektaşıma gösterin. Ciddi bir icra takibi ise dahi süresi içinde itiraz edin. İş mahkemeye yansır ve siz iddianızı orada hakime anlatırsınız. Kendi kendinize bir işe girişmeyin. Hatta sonuçta durumu savcılığa bildirin.

Sözleşme son bulur

Benim kirada oturduğum dairenin bitişiğinde inşaat yapılıyordu. İnşaat kazısı sırasında bizim evin temeli kaydı, evimizi boşaltmak zorunda kaldık. Bir yakınımızın yanına taşındık. Eve giremiyoruz yıkılma tehlikesi var. Ancak ev sahibi bizden kira istiyor. Biz oturmadığımız evin kirasını ödeyecek miyiz? İcraya verirse ne olur? Y.S.

Okuyucumun sorusu acil bir problemi anlatıyor onun için öncelik verdim. Efendim bir kiralık evre oturuluyor ise kiracı kira bedellerini öder. Bu onun mükellefiyetidir. Buna karşın da kiralayan, kiralananı kullanılır durumda kiracıya teslim etmek ve kullanılır durumda bulundurmak zorundadır. Okuyucumun evi temelden kayıp da içinde oturmak hayati tehlike arzetmeye başladığı an artık kiralayanın ‘oturmaya hazır bulundurma’ borcunu yerine getirmediği görülür. Zira böyle bir eve ‘gir otur’ diyemezsiniz. Bütün ev boşaltılmış hatta eşyanın alınmasına dahi izin verilmiyor. O halde bu sözleşme, binanın temelinin kayması anında artık geçersizdir. Yani son bulmuştur ve kira ilişkisi bitmiştir. Bu durumda da kira bedeli ödeme mecburiyeti ortadan kalkmıştır. Oturma imkanı bulunmayan eve kira ödenmez. “Bunda kiralayanın kusuru yoktur, kiralayan ne yapsın?” denilemez. Zira burada kiralayanın kusuru aranmaz. Şayet kiralayan, kiracıyı icraya verirse ne olur? Kiracı takibe itiraz eder, takip durur, kiralayan takibin yürümesi için dava açar, kararı da hakim verir. Ancak kira ödemesinin durdurulması doğaldır.