Cemaatin kucağına oturanlar

Çarşamba, 25 Mart 2015 - 05:00

Bir Ankara tekerlemesi…

Biri peşkeş, çekmiş, biri yemiş, biri göz yummuş, diğerleri hani bana hani bana demiş. Tekerleme değil, gerçek. Melih Gökçek Ankara’yı parsel parsel cemaate peşkeş çekmiş. Cemaat Ankara’yı parsel parsel yemiş. Hükümet tüm bunları bildiği halde göz yummuş. Görenler de hani bana hani bana demiş.

Bunu ben söylesem iftira olur.

Ama Bülent Arınç söylüyor: “Benim cemaat denilen olguya karşı sevgim ve sempatimi 78 milyon insan bilir... Ben buyum, her şeyimle ortadayım. Amerika’ya giden, olimpiyatlara koşan benim ben bunları gizlemedim ki. Ama Gökçek bunlardan daha fazlasını yapmıştır. Belediye başkanı adaylığında ve seçimlerde oy isterken bu yapının kucağında oturmuş, bu yapıya Ankara’ya parsel satmıştır. Zengin işadamlarına okul yaptırmıştır” diyor.

‘Ne istediler de vermedik’

Şimdi şunu merak ediyorum?

Başka kimler cemaatin kucağına oturdu; siyasetçi, işadamı, gazeteci, bürokrat, asker?

2002’den 17/25 Aralık 2013’e kadar herşey ne kadar güzeldi. Hükümet cemaat kucak kucağa dans ediyordu.

Sahte delillerle “aldanmaya hazır” iktidar “aldatılıyordu.” İtiraz edenler kendisini hapiste buluyordu.

Asıl büyü 17/25 Aralık’ta bozuldu.

Cemaat, “Paralel” oldu.  Komplo uzmanı sahte demokrasi kahramanı polisler “terör örgütü üyesi”, Hocaefendi Fethullah Gülen, “terör örgütü yöneticisi” oldu.

Bülent Arınç konuştu; Melih Gökçek’in cemaatin kucağına oturduğunu söyledi.

Şimdi sıra “Ne istediler de vermedik” diyenlerde.

Söyleyin Allah aşkına onlar ne istedi, siz ne verdiniz?