Cesar'ın hakkı

Pazar, 14 Şubat 2010 - 05:00

Golün dışında, 33, 37, 39, 40, 75 ve 77. dakikalardaki pozisyonlar gol olsa normal şekilde maçın hakkı 7-0 falan idi. Diyebilirsiniz ki, “Beşiktaş kaçırmadı mı?” Kaçırdı... Hem de altına. Nobre, oyuna girdikten sonra eline geçirdiği fırsatları fileye itebilse başka şeyler olabilir miydi? Hayır olmazdı.
Gaziantepspor’un bu maçı kazanması ve hazırlanış biçimi Beşiktaş’ın kazanamaması yönündeydi. Ve kenarda ameliyattan yeni çıkmış Mustafa Denizli’nin dikişlerini patlatacak cinstendi. Julio Cesar’ın kaçırdıklarıyla Rüştü’nün kurtardıkları Beşiktaş’ın maçı 2-0’lık yenilgiyle bitirmesinin ana fikri oldu.
Ve elbette ki Gaziantepspor galibiyetinin mimarları olarak önce Olcan sonra da Serdar Kurtuluş’un imzaları vardı. Bir tane atsa gerisi gelir miydi, nidaları Genel Kurul üyesi Ahmet Ötkür’ün kursağında kaldı.
Ferrari’nin yokluğunda üç gol yiyen Beşiktaş savunmasının (Gençlerbirliği) yanlışları da büyüktü. Fink’in, Julio Cesar’a ilk golde yetişememesi, ardından Deumi’nin ön direkte paçavraya çevirdiği Beşiktaş savunması bu mağlubiyeti dibine kadar hak etti. Jolio Cesar’ın kaçırdıklarıyla şekillenen maç Rüştü’nün dokunuşlarıyla farkı getirmezken, Gaziantepspor’un Portekizli hocasını da ön plana çıkardı.
Önceki gün İstanbul’a gelen Antepli Ökkeş Özekşi’ye, Couceiro’yu çok beğendiğimi söylemiştim: O fazla açıklık getirmedi. Beğenip, beğenmediği ortada kaldı. Ama Antep’in ortaya koyduğu birinci dakikadan sonuna kadar futbol biçimi Beşiktaş’ı tık nefes etti. Atamadıkları da bu Antep’in bastırışının önemli bir belgesidir.
Tabata ile değiştirilen Serdar Kurtuluş, Fenerbahçe’nin yüzüne bakmadığı Olcan maçın en harika isimleriydiler. Murat Ceylan’ı da bu ikilinin yanına koyalım, ama Gaziantepspor takımını da topyekün tebrik edelim. Hem de önünde eğilerek.
Beşiktaş’ın karşı kaledeki acizliği ellerine geçirdikleri fırsatları file ile buluşturamaması oralara gidene kadar yıpranışın açık bir görüntüsüydü. Maçın hakemi Kuddusi Müftüoğlu hakemlik dersi vererek belki de haftanın hakemi olmaya namzet bir biçimde 90 dakika yönetti