Çeşme'de arınma zamanı

İşte şimdi kış yorgunluğunu atmak için tam da 'sudan gelen sağlık'tan yararlanma zamanı...

Cumartesi, 24 Nisan 2010 - 05:00

Çeşme'de arınma zamanı

Saliha Pakel-POSTA

Uzun kışın vücudumuzda, cildimizde bıraktığı hasarları en iyi gidermenin yolu bu mevsimde Türk hamamı ve spa’lardan geçiyor. Eski Roma’da spa’larda savaştan yorgun ve perişan dönen askerler yaralı bedenlerini iyileştirirmiş.

Bu banyolardaki tedaviye o dönem ‘Sanus Per Aquam’ yani ‘sudan gelen sağlık’ denirmiş. Günümüzde artık sayıları azalan Türk hamamları ise yüzyıllarca Osmanlı ve Türkiye kültürünün en önemli ve renkli noktalarından biri olarak varlığını koruyor. Son zamanlarda önemi daha da anlaşılmış olarak.

Ölü derilerden arınıp parlak bir ciltle yaza girmenin, termal spalarda vücudumuza yerleşen kış yorgunluğundan kurtulmanın bu en iyi yolu beni de birkaç günlüğüne Çeşme’ye götürdü.

Çeşme- Ilıca’daki Radisson Blu Resort&Spa Çeşme’de odamıza yerleştik. Biz odamıza yerleştik; otelin Genel Müdürü Lübnanlı Mohamad Yassine ülkesine doğru yolculuğa çıktı. Heyecanlıydı, çünkü eşi doğum yapacaktı. Ertesi gün oğlu Khalil’in doğduğunu bize haber verdi. Uzun ömürlü olsun. Mohamad Yassine’in kısa bir süreliğine otelden ayrılması üzerine Misafir İlişkileri Sorumlusu Yener Gayret ve Satış Koordinatörü Seval Yorulmaz bize ev sahipliği yaptı.

ELVADA KIŞ

Peştemaller, nalınlar, hamam tasları, göbek taşı, sabunlar, kurnalar, hurma yaprağından yapılmış özel lifler, tellaklar... Eksiksiz geleneksel Türk hamamındayız. Hem de 500 metrekarelik bir alanda kurulu olan bölgenin en büyük hamamında. Radisson Blu Resort&Spa Çeşme’nin bünyesinde yer alan Dulcis Thermal Spa&Hammam’da ölü hücrelerden kurtulmak için 2 adet özel kese uygulaması yapılıyor: Deniz tuzu kese ve özel köpük banyosu. Deniz tuzu hoş kokulu yağlar ile karıştırılıyor ve bu özel peeling sayesinde vücudunuz ölü derilerden tamamen arınıyor, kış yorgunluğunu anında atıyorsunuz. Arzu ederseniz çok keyifli bir köpük masajı ile daha da rahatlıyorsunuz.

Vücudunuz arındıktan sonra sıra nemlendirilmesine geliyor. Soğuk kış havasında kuruyan cildiniz özel bir bakımla nemlendiriliyor. Bu nemlendirme ve bakım ürünü, yosun olarak bilinen ‘spiruline’ içeriyor. Bu arada Japonya’da 50 yaşın üzerindeki insanların yüzde 73’ünün ‘spiruline’ yediğini öğreniyoruz. Başta kanser olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde de ‘spiruline’ kullanılıyormuş. ‘Spiruline’li bakım maskesiyle cildimiz iyice nemlenmiş, tüm yorgunluğumuzu atmış şekilde spa’dan çıkıyoruz.

Ve Fransız şef Julien’in hazırladığı nefis yemekleri tatmanın zamanı artık. Şef Julien Screve, Ege bölgesine özgü yemekleri dünya lezzetleriyle karıştırıp müthiş bir mutfak yaratmış. Zaten şef Julien’in hedefi, tüm dünya mutfaklarını Ege’ye özgü yemekler ile sentezleyip yenilikçi anlayışıyla Çeşme’de atılım yapmak. 35 yaşındaki şef, Fransa, İrlanda, Senegal gibi bölgelerin 5 yıldızlı otellerinde mutfak şefi olarak görev yapmış. Şef Julien’in özellikle pesto soslu somonlu risotto’sunu mutlaka denemenizi öneririm.

Kısa bir sürede bu çok samimi ortamda kışın tüm olumsuz etkilerinden arındık, vücudumu ve ruhumuzu keyifli bir şekilde yaza hazırlamış olduk. Önümüzde uzun bir yaz var. Çeşme yazın da bir başka...

3