Çetin Doğan taburcu oldu

Çetin Doğan taburcu oldu

Balyoz Davası’nda hakkında yakalama kararı verildikten sonra Bodrum’da gözaltına alınan ve rahatsızlanması sonucu Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan, alkışlar arasında taburcu edildi.

Hastane çıkışı açıklama yapan Çetin Doğan, "İyiyim. Yalnız şunu ifade edeyim ki yakalama kararının hukuksuzluğu ortaya çıktı ve nihayet 10. Mahkeme’nin verdiği karar iptal edildi. Ben yakalama kararı verildiği zaman avukatıma telefon ettim. ’Ben geliyorum, ertesi gün adliyeye başvurarak koridorda beklemeyelim, çok kişi var sefil olmayalım. Hangi saatte geleceğimi söyle’ diye kendisine ifade ettim" dedi. Çetin Doğan, şunları söyledi:

BEKÇİ MURTEZA TİPLİ POLİS

“Bodrum Havalimanı'nda, uçak değiştireceğimi düşünmüş olacak ki, bekçi Murteza tipli bir polis, ‘tutuklama kararı var’ diyerek beni tutukladı. Yetkililere itirazım yok. Bu olay uçağı bekletti. Yolcular bekledi. Anjiyo olmuş stent takılmış bir insan olarak vücudum reaksiyon verdi. Polise dedim ki 'Kendimi kötü hissediyorum evde ilaçlarımı alalım. Öyle gidelim.' Polisler aldıkları talimat uyarınca ilgililere söyledi. Eve gitmeme müsaade etmediler. Adli Tıp'ta doktor vardı. 'Nasıl görünüyorsunuz?' dedi ve baktı. Raporumun olduğumu söyledim. Doktor 'Sorumluluk alamam' diyerek Çapa'ya sevk etti. Dosyamda sağlığımla ilgili bütün raporlar var. Maalesef bu yaşımda kendi kendime sorumluyum kimse için temaruz yapmam. Ben kendimden sorumluyum. Böyle bir alçaklık yapmam. Tansiyonum 22-19. Serum verdiler ve tutanak tuttular. Aradan zaman geçince doktorlar burada Haldun Bey (benim doktorum) canım sıkılıyor çıkmak istiyorum. Sabah 'Bırakın Beşiktaş’a gidelim' istedim. Doktorlar ve konsey toplandı. Holter taktılar. Fakat bu durumda 'Risk altına gireriz gönderemeyiz' dediler. Perşembe sabahı beni kendilerinin isteğiyle tekrar kontrol altına aldılar. Son iki gündür tansiyonum kontrol altına alındı ve çıkıyorum.

TEZGAHLAYANLAR ORTAYA ÇIKSIN

Bu davayı, tezgahlayanların ortaya çıkması için istiyorum. Bir kısım gazeteciler yazıyor. Temel noktalar nedir? Bu ortaya çıkmadı. Temel noktaların ortaya çıkmasını istiyorum. Bu dava Balyoz Davası, CD'ler var, İçinde imzası olmayan belgeler var. Herkes tarafından Çetin Doğan’ın imzası var, diye iddia edilen bilirkişi raporları da var. 11 sayfa darbe planı var. Plana bakıyorsunuz darbe mi değil mi, imzam olmadığını görüyoruz. İçindeki esaslara bakın, hükümet programı diyorlar. Hükümet programı nereden alınmış? 2005 yılında Haydarpaşa İktisat Kongresi'nde yapılan kongreden alınmış. Ne olmuş. Türkiye Gençlik Birliği'nden bahsediliyor. Türkiye Gençlik Birliği kuruluş tarihi çok sonra. Ege Ordu Komutanlığı ismi sadece ve sadece Şubat 2007'de verilmiştir.

Ondan önceki yazışmalarda bu yoktur. Büyük Ortadoğu Projesi'nden bahsediliyor. Buyük Ortadoğu Projesi 7 Ağustos Washington Post'ta 2003 yılında, Condoleezza Rice o zaman güvenlik konseyi başında bulunan bir kadın. Rice yazıyor. Ne zaman resmileşiyor, 2004 yılındaki G8 toplantısında. Bizim Başbakanımız da ‘ben eşbaşkanım’ diyor, o zaman olduğu ortaya çıkıyor. Balyoz planına bakın. Balyoz planında, 2002 Aralığı'nda yazıldığı sanılan planda neler var? Ülkede bir sürü özelleştirme yapılmış. 2002'de özelleştirme sıfır. 2003'den sonra kısmi özelleştirme başlıyor. Özelleştirmeler 2004'den itibaren başlıyor.

BARANSU, “GAZETECİYİM” DEMESİN

Baransu, ‘vatanperver bir albay evrak getirdi’ diyor. Bakıyorsunuz iddianamenin içindeki ikametgah adresine bakıyorsunuz Ergin Saygun şu numaralı şüpheli, ikametgah yeri Ankara Genelkurmay 2. Başkanı. Bakıyorsunuz Yurdaner Olcay burada Korgeneral, Harp Akademileri Komutan Yardımcısı, ismi nerede geçiyor. Tümen Komutanıyken. Korkut Özarslan 8. Kolordu Başkanı hala öyle. Ne görüyorsunuz iddianamede ikametgah adresi Ankara Denetleme Kurulu Başkanlığı’nda. Bulunduğu zaman, 2006-2008 tarihlerinde. 2006 yılında başlanmış bir tezgahın içinde Beşiktaş Adliyesi’nde bir kısım insanlar da var. Avukatıma söyledim suç duyurusunda bulun ve Adalet Bakanlığı’ndan inceleme isteyin. Bu davayı ne zaman incelemeye başlamışlar. Baransu, ‘ben gazeteciyim’ demesin. Baransu, ‘Kaynağımı saklarım’ demesin artık, kendisine belgelerin resmi kişiler tarafından verildiği açık. Ya bir oyuncak ya da filen görev alan biri. Yüz karası bir şey.”

ALLAHA İNANANLAR ADALETE İNANIRLAR

Çetin Doğan yakalama kararlarının YAŞ toplantısı tarihine gelmesi ile ilgili bir soruya şu cevabı verdi:
“Çok değerli arkadaşlarım, ben mağdur edildim. Sağlığım, kalp krizi riski, enzimlerim artması. Beni 15 gün burada tutturdu. Benim hayatımdan 4 ayını hapishaneye aldılar. Bu ne rezalettir. Hangi partiden hangi düşünceden olursanız olun Türkiye’nin esenliğe açığa çıkması ancak adaletin olmasıyla mümkündür. Herkes demokrat, herkes insan haklarına düşkün. Ancak kendi çıkarlarına dokunduğu zaman kaskatı faşist kesiliyorlar. İnsanları ön yargılarla hapis ediyorlar. Özgürlükten yana olmanın Silahlı Kuvvetlere küfretmekle, üniformaya küfretmekle bundan 30 yıl önce yapılmış bu darbenin hesabını bunlardan soralım. İşte bunlar budur. Ben 28 Şubat’ta vardım. Onun hesabını vermeye benim üzerime düşen göreve her zaman hazırım. Ama görünecektir 28 Şubat’ta da biz o zamanki komutanlar da meşru zeminde bulunduk. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. O zamanın da hesabını vermeye hazırım. Adalet olmadan demokrasi olamaz. Adaleti belli bir kesime özel yetkili mahkemeler kurarak çok iyi niyetlerle ‘Devlet Güvenlik Mahkemeleri yakışmaz’ deyip Türkiye’ye, 2004 yılında özel mahkemeler, özel kişiler ataması yapıldı. Bir kısmı atanmamıştır. Bir kısım muhterem hakimler de vardır. Bu dönemdeki olaylar haksızlıklar 2009 yılında Yüksek Askeri Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından fark edildi. İşte bu nedenle Savcılar Hakimler Kurulu’nun toplanmasına, atamaların yapılmasına engel olundu. Bu yaşımda savaşacağım, hukuk yoluyla savaşacağım. Şunu söyleyeyim Allah’a inananlar adalete inanırlar. Hiçbir zaman yalanları örtemezsiniz ama insanları geçici süre zindanlara mahkum edersiniz.”

YAŞADIKLARIM AKBAL'IN DEDESINI HATIRLATTI

Başına gelenleri tarihte yaşanan bir olaya benzeten Çetin Doğan şöyle konuştu: “Bana bu olay, Sayın Oktay Akbal’ın dedesini hatırlattı. Ebu Bekir Hazım Tepeyran, yazdığı hatıralarında, en son Kurtuluş Savaşı belgesellerinden. Oktay, kitabı bana gönderdi. Okuduğum zaman hayretler içinde kaldım. Damat Ferit Paşa iktidara geldiğinde iki kere Adalet Bakanlığı yapmış bu muhterem zat, eften püften sebeplerle idama çarptırılıyor. Vahdettin, kendisini tanıdığı için ömür boyu hapse mahkum ediyor. Yerine gelen Tevfik Paşa hükümeti, ‘Rıza Paşa da olabilir’, ‘Bu ne gaddarlık’ diyerek, kurulan divan, Damat Ferit Paşa’nın kurduğu Divan Nemrut Mustafa Paşa Harp Divanı’dır. Osmanlı tarihine kara leke olarak geçmiştir. Kaymakam Kemal’i asmıştır. Bana acıyla bu günde yaşadığımız olayları anımsatıyor. Silivri’den birçok mektup yazdım. Son 5. mektup sanırım birçok kişinin eline geçmemiş. Son yazdığım kitaba bu mektupları koydum. Hakimin, dosyaları okumadan karar verdiğini görüyorum. Hakim, son tekzip mahkemesinde, bizi yakamaya karar veriyor ve diyor ki Genelkurmay ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yazı yazıyor ve ‘Seminer Sonuç Raporu alınsın’ diyor. Zaten rapor dosyada var. Hatta savcılar, seminer sonuç raporundan parçalar okuyarak ifade almışlar. İfade tutanaklarında yer alıyor. Ben de bunu 5. mektubumda belirtmiştim”

M. Akif ERDEM/İSTANBUL, (DHA)

Yandex.Metrica