Çevreci olmak için...

Çevreciliğin püf noktalarını ve iyi bir çevreci olmanın en kolay yolları nelerdir? İşte cevabı...

Çevreci olmak için...

Çevrecilik de yeni bir trend. En azından öyle olduğu sanılıyor. Kimileri bu trendin ebedi savunucusuyken, kimileri ‘sezonluk çevreci’ olmayı tercih ediyor. ELLE Dergisi Haziran sayısında çevreciliğin püf noktalarını ve iyi bir çevreci olmanın en kolay yollarını ele aldı...

Her sabah uyandığımızda ilk neler yaptığımızı düşünelim. Çamaşır suyu kokan yatağımızdan uyanıp lavaboya gidip yüzümüzü yıkıyor, dişlerimiz fırçalıyor, havluyla yüzümüz kurulayıp kahvaltı etmek için mutfağa gidiyoruz. Sütümüzü içip kartonunu çöpe atıyoruz. Sonrasında arabamıza binip havaya kirlete kirlete ofisimize gidiyoruz ve ilk yaptığımız şey, bilgisayarımızı açmak oluyor. Facebook’a girmek, maillerimizi kontrol etmek, gerekli gereksiz çıktı almak, fotokopi çekmek, o kağıtları çöpe atmak ofisteki vazgeçilmezlerimiz. Ardından tekrar arabamıza binip evimizin yolunu tutuyoruz.

Bu size çok normal gelse de, aslında her gün yaptığımız bu ritüelle çevreye aşırı derecede zarar verdiğimizin farkında mıyız? Dünya giderek ısınıyor. İnsanların atmosferde ve iklimde yarattığı değişiklikler hiç kuşkusuz uzun ömürlü olacak. Fakat küresel ısınmanın etkileri değiştirilemeyecek ya da başa çıkılamayacak kadar şiddetli hale gelmeden önce kesin adımlar atabileceğimiz bir dönemde yaşama ayrıcalığına sahibiz...

Basit şeyler çocuklarımızın hayatını değiştirecek

Havalandırma az ve öz olmalı: Bütün gün yarı açık bir pencere varken çalışan bir radyatör, odamız yerine sokağı ısıtır. Ancak arada içerisini havalandırmanın da çok yararlı oluğunu unutmayalım. Temiz hava daha kolay ısınır. Geceleri panjurları, perdeleri, storları kapatalım: Tek camlı pencerelerimizi şeffaf izolasyon folyosuyla kaplayabiliriz, ucuzdur ve yüzde 6, yüzde 10 oranında enerji giderlerini azaltır.

Elektrikli ısıtıcıları asgari düzeyde kullanalım: Elektrikli radyatörleri ancak acil durumlarda kısa süreli kullanalım. Her türlü elektrikli ısıtıcı yoğun enerji tüketir.

Genel bakım: Isıtma sistemlerinin birkaç yılda bir bakımları ve temizliği yapılmalı, havaları alınmalı. Bakımı yapılmış sistemler yüzde 10 civarında enerji tasarrufu sağlar.

 Ekonomik ayar: Su ısıtıcılarının derecelerini bir-iki derece indirebilir, eğer varsa ‘enerji tasarrufu’ ayarına getirebiliriz. Ayrıca, gece kapatıp sabah biz uyanmadan çalıştıracak bir zamanlama aleti koyabiliriz.

Yalıtım yapalım: Sıcak borularını, hırdavatçıdan aldığımız yalıtım malzemesiyle kaplayabiliriz.

Isıyı azaltalım: Çamaşırlarımızı kaynar su yerine ılık suda yıkayalım. Aynı temizliğe ve yüzde 50 enerji tasarrufu sağlamış oluruz.

Tasarruflu ampulleri kullanalım: Akkor ampullerimizi tasarruf ampulleriyle değiştirelim. Tasarruf ampulleri yüzde 80 daha az enerji harcar, daha çok ışık verir ve 10 misli uzun ömürlüdür.

Emin olalım: Elektrikli aletleri kullanmadığımız zaman kapalı konumda olduğundan emin olalım.

Eski buzdolabımızı yenileriyle değiştirelim: On yıl önce üretilen buzdolapları bugünkü modellerden yüzde 40 daha fazla enerji tüketirler, bu miktar da evimizin üç aylık aydınlatma tüketimine eşdeğerdir.

Suyunu boşa harcama: TEMA Vakfı evlerdeki gereksiz su tüketiminin önlenmesi için bireysel çabaların ne kadar büyük fark yaratacağına dikkat çekmek ve kamuoyunu bilinçlendirmek amacıyla başlattığı ‘Suyunu Boşa Harcama’ kampanyasıyla dört kişilik bir ailenin, musluğun gereksiz yere akmasına izin vermeyerek, kısa duş alarak, bulaşıklarını makinede yıkayarak, gereksiz yere sifon kullanmayarak, güneş battıktan sonra bahçe sulayarak, bir yılda 140 ton su tasarrufu yapabileceğini hesapladı.

Musluğu açık bırakmayın: Her gün sebzeleri elde yıkamak yerine, su dolu bir kapta yıkarsanız, çok daha az su tüketirsiniz. Dört kişilik bir aile bu yöntemle yılda ortalama 18 ton su kurtarabilir.

Bulaşıklarınızı elde değil makinede yıkayın: 4 kişilik bir ailenin günlük bulaşığını elde yıkarsanız, ortalama 84-126 litre su harcarsınız. Oysa bulaşık makinesi aynı bulaşığı sadece 12 litre suyla yıkar. Bu da bir yılda ortalama 26-40 ton suyu kurtarmanız demektir.

Diş fırçalarken, tıraş olurken suyu kapatın: Diş fırçalarken ya da tıraş olurken, kullanmadığımız halde açık bıraktığımız su gideri, yılda kişi başı ortalama 12 tondur. Dört kişilik bir ailede bu rakam ortalama 48 tondur.

Daha kısa duş alın: Beş dakikalık bir duş sırasında ortalama 60 litre su harcarsınız. Dört kişilik bir ailenin her bir ferdi duş süresini bir dakika azaltırsa yaklaşık 18 ton su kurtarırsınız.

Gereksiz yere sifon çekmeyin ve iki kademeli su haznesi kullanın: Tuvaleti çöp olarak kullanmayın. Dört kişilik bir ailenin her bir ferdi, günde bir kez sifonu amacı dışında çekerse yılda 16 ton su harcamış olur.

 Duş başlığınızı değiştirin: Yeni çıkan, suyu daha iyi bir şekilde püskürten ekonomik duş başlıklarından alın. Böylece suyu daha az açarak daha tazyikli bir duş alabilirsiniz.

Muslukları tamir ettirin: Evdeki tüm muslukların su kaçırmadığından emin olun. Gerekirse tamir edin. Her saniye bir damla damlayan musluk yılda bir ton su harcar. Sokakta karbondioksit salınımının en önemli kaynağı, kara ve hava taşıtlarının oluşturduğu ulaşım sektörüdür. Uçaklarsa kendi başlarına küresel karbondioksit atığının yüzde 12’sini oluştururlar. Yakıt tasarruf etmek için atacağınız her adım küresel ısınmayı azaltacaktır.

 Daha az araba kullanalım: Toplu ulaşım araçlarını tercih edelim. Özel araba kullanmak her zaman toplu ulaşım araçlarından pahalıdır. Arabamızın bakımını ihmal etmeyin: Basit bir bakım yakıt tasarrufunda etkilidir.

Hızımızı kontrol edelim: Ne çok hızlı, ne de çok yavaş gidelim. Arabamızın yakıtı en verimli kullandığı hızı benimseyelim.

 Verimli ulaşım: Arazi araçları, pikaplar, minibüsler gibi yüksek motor hacimli araçlar, diğerlerine göre daha çok yakıt tüketirler. Bu tip büyük araçları kullanmaktan kaçınalım.

Toplu ulaşım: Araçlarımızdan ve güzergahlarından memnun değilsek, yerel yönetilerimizin bu konuyu ele almaları için baskı yapabiliriz. Ulaşım araçlarının etkin ve yetkin olmalarını sağlayabiliriz.

Kontağı kapatalım: Eğer 30 saniyeden fazla bekleme yapacaksak kontağı kapatalım. Lastiklerimizi kontrol edelim: 0,5 bar eksiltilmiş hava, yakıt tüketimimizi yüzde 5 artırır.

Birlikte gidelim: İş arkadaşlarımız ve komşularımızla aynı yöne ayrı ayrı değil, birlikte gidelim.

Doğru vites: Arabamızı dengeli kullanalım. Gereksiz fren veya yanlış viteste kullanmak yakıt tüketimimize yansır.

Alternatifler düşünelim: İş yerimizde bisiklet kullanımını teşvik edelim. Toplu ulaşım araçlarının kullanılmasını, araçların paylaşılmasını, kağıtların geri kazanımını düşünerek hareket edelim. Çatal, bıçak benzeri malzemeleri iş yerinde bulundurun, yemek siparişi verdiğinizde bu malzemleerin getirilmemesini isteyin; plastik tabak, bardak gibi malzeme kullanmayın, kahve içmeye kendi kupanızı götürün, böylece ambalaj atıklarını azaltın.

Alışverişte organik ürünleri seçelim: Organik olmayan tarım ürünleri, sadece sağlığımıza zararlı olmayıp küresel ısınmaya da yol açar.

Yerel ürünlerle beslenelim: Çok seyahat etmiş ürünler bize ulaşana kadar karbondioksit salınımına neden olurlar.

Mevsiminde yiyelim: Üretimin yol açacağı sera gazlarını önlemiş oluruz. Kendi sebze bahçemizi/ balkonumuzu yapabiliriz. Sokakta içeceğiniz suyu çantanızda taşıyın, pet şişe tüketiminizi azaltın, mümkünse cam şişede ürün tercih edin.

Geri dönüşüm: Geri dönüşümlü ürünler birincil ürünlerden genelde daha ucuzdur ve üretiminde daha az enerji kullanılır. Herkes geri dönüştürülmüş ürünler kullanırsa bir pazar oluşur ve aynı zamanda enerji tasarruf edilir.

Logoları kontrol edelim: Bir ürünü almadan önce ambalajının geri kazanabilir olup olmadığını kontrol edelim. Üçgen şekli oluşturan üç ok, geri dönüşümü gösterir.

Tekrar kullanabilirdik: Cam ambalajlar tekrar kullanılabilir ve geri kazanılabilir. Plastiklerin geri kazınımı kısıtlı ve azdır.

Naylon alışveriş torbalarını azaltalım: Naylon torba yerin alışverişte bez torba veya file kullanalım. Çöp miktarını ve ambalajları azaltalım.

4