Çeyrek kala

a
a
Pazar, 16 Mayıs 2010 - 05:00

Deniz Baykal’a dost tavsiyesi:
- Dönmeyecekseniz ona karışmam ama dönecekseniz hemen dönün...
Zira iklim değişecek.
Bu duygusal dönem bitecek.
Ve birileri partiyi kapıp kaçıracak. Belki iyi bir yerlere kaçıracak, belki kötü bir yerlere, bilemem.
Ama kaçıracak.
*
Bu acizâne tavsiyeden sonra, yazıya şimdi devam edebilirim.
Sevgili okuyucular.
1993 DYP Kongresi’ni hatırlar mısınız? Demirel’den boşalan koltuğa bir lider seçilecekti. Aday olmak isteyenler eski patrona gidip icâzet istediler. Patron her birini dinledi:
- Hayırlı olsun dedi.
Kim geldiyse onlara aynı şeyi söyledi. İsmet Sezgin’e, Bedrettin Dalan’a, Köksel Toptan’a... Hepsine:
- Hayırlı olsun.
Tansu Çiller de çıkıp icâzet isteseydi ona da aynı şeyi söyleyecekti:
- Hayırlı olsun kızım.
Ne demekti bu?
- Arkandayım, yürü. Öyle mi?
Hayır, öyle değil.
Ama öyleymiş gibi kullanıldı.
Sonuç: Çiller kazandı.
*
O kongreyle bugünkü kurultay elbet farklıdır.
Demirel’le Baykal’ın konumları da farklıdır.
Demirel “dönüp arkama bakmam” diyerek çıktı Çankaya’ya... Baykal ise “ne haliniz varsa görün diyemem” diyor açıkça...
Evine gitti ama aklı 24 saat partide.
Birbirine benzemeyen bu iki olaya yine de iyi bakın... Çok önemli ve ortak mesajlar alacaksınız.
Birinde köklü bir veda vardı.
Öbüründe ise dönüp dönmemek arası bir tereddüt var...
Biri, bitmiş kapanmış bir defterdi, şimdiki ise, ak günlere gitmek isteyen yeni bir sayfa...
Ama yine de paydalarına dikkat.
*
Günlerdir yazılıyor çiziliyor, her yerde bu konuşuluyor:
- Baykal döner mi, dönmez mi? Dönmeli mi, dönmemeli mi?
Bu kadar müdahil olmamızı yadırgamayın. Bizim gibi “dışarıdan gazel okuyanları” da ayıplamayın.
CHP, sadece CHP’lilere bırakılmayacak kadar önemli bir kurumdur. Oy versin vermesin, her cumhuriyet çocuğunun onda hakkı var.
Bitiriyorum:
- Sayın Deniz Baykal, -eğer Demirel gibi- siz de kesinlikle dönmeyecekseniz o başka... Ama dönecekseniz, hemen dönün.