CHP liderinden çok sert KHK açıklaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümete kanun hükmünde kararname (KHK) çıkarma yetkisi vermekle, muhalefetin görevinin elinden alındığını belirtti

29 Mart 2011, Salı 16:35
A A

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümete kanun hükmünde kararname (KHK) çıkarma yetkisi vermekle, muhalefetin görevinin elinden alındığını belirterek, "9 yıldır neredeydin sen, armut mu topluyordun? 9 yıldır bu milletin ensesinde boza pişirdin. Parlamento kapanacak, beyefendiye KHK izni verecekmişiz" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubu’nda yaptığı konuşmada, seçimlere hazırlandıklarını, ülkenin geleceğinden kaygı duyduklarını, geleceğe güvenle
bakan toplum yaratmak için çaba harcadıklarını; ancak birilerinin engel olduğunu söyledi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonuna dün yaptığı ziyarete değinen Kılıçdaroğlu, esnaf ve sanatkarı önemsediklerini, esnafın ülkenin
çimentosu olduğunu söyledi. Esnafın, çalışıp, ürettiğini, alınteri döktüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, esnafa, verdikleri önemi ve değeri yeteri kadar
anlatamadıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, esnafı düşündüklerini ancak düşünmeyenin iktidar partisi olduğunu savundu.

Büyük alışveriş merkezlerine karşı çıkmadıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu; ancak AB, ABD, Japonya’da standartlar nasılsa Türkiye’de de öyle
olmasını, esnafın da yaşamasını istediklerini belirtti.

Kılıçdaroğlu, emekli aylıklarına ilişkin kesintiyle ilgili Anayasa Mahkemesine gittiklerini anımsatarak, "Anayasa Mahkemesi artık kendi işine
bakıyor, sosyal devleti unutmuş. Artık hülle yoluyla atanan yargıçların oluşturduğu bir Anayasa Mahkemesi kimliğinde, AKP’nin borazanlığını yapacak"
diye konuştu.

Toplumda da esnafta da adaleti sağlayacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, sözlerini, "Bizim öngördüğümüz adalet, birilerinin cebini doldurma
süreci içinde başladığı adalet değildir. Biz Hz. Ömer’in adaletini getireceğiz bu ülkeye, herkesin alın terinin karşılığını aldığı bir adaleti getireceğiz" diye
sürdürdü.

"ARMUT MU TOPLUYORDUN?"

Demokrasilerde asıl olanın, parlamento olduğuna, parlamentonun yasa yaptığına işaret eden Kılıçdaroğlu, yasa yapma sürecine değindi.

Kılıçdaroğlu, darbe sonrası, olağanüstü dönemlerde KHK’ların çıktığını ifade ederek, "Olağanüstü dönemlerdir, parlamento hikayedir, bir kişi vardır
başta, onun dediği yasadır, öyle geçer. İstedikleri zaman KHK çıkar, istedikleri zaman 5-6 kişi bir araya gelir, altına basarlar imzayı ’kanun budur" derler"
görüşünü dile getirdi.

"Biz demokrasiyi içselleştirdiysek, parlamentoyu çalıştıracaksak KHK’ya ne gerek var?" diye soran Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın, demokrasinin
olmazsa olmazının muhalefet olduğunu unutmamasını istedi.

Kılıçdaroğlu, toplumun, iktidarın söylemleri dışında başka söylemleri duymaya, düşünmeye ihtiyacının olduğunu kaydederek, muhalefetin, toplum adına
düşündüğünü, ayrıntılara girdiğini, toplumu aydınlattığını belirtti. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Siz muhalefetin görevini KHK ile elinden alıyorsunuz. Gerekçesinde, ’yeni hükümet kurulacakmış, bu uzun sürecekmiş, ülkenin beklemeye tahammülü
yokmuş’ deniliyor. 9 yıldır neredeydin sen, armut mu topluyordun? 9 yıldır bu milletin ensesinde boza pişirdin sen. Parlamento kapanacak, beyefendiye
KHK izni verecekmişiz. Niçin? Bakanlıkları birleştirecekmiş. Birleştir, getir parlamentoya, belki biz de destek vereceğiz sana. Lüzumsuz bir sürü bakanlık var, adam gibi bakanlık kurarsın, belki sana değil de bu ülkeye hizmet ederler. KHK’nın anayasaya girdiği dönemlerde, temel kanun diye bir kavram yoktu, şimdi var. Biz her önümüze gelene de muhalefet etmiyoruz, ülkenin lehine olan her şeye evet diyoruz, Türk Ticaret, Borçlar Kanunlarında olduğu gibi.

Yasama organının yerini yürütme organı alacak, kendisini parlamento yerine koyacak yasa çıkaracak, muhalefetsiz. Bir sabah uyanacağız yeni kanun
çıkmış. Bu çağdışı anlayış değilse hangi anlayış? Parlamentoda senin anayasayı değiştirecek çoğunlukta milletvekilin var, kendi milletvekilinden mi korkuyorsun,onlar da gelsinler, parlamentoyu tatil etmeyelim, Haziran’ın 1’ine kadar çalışalım, neyi getireceksen getir. KHK istemek, parlamentoyu tasfiye anlayışının sonucudur, muhalefete tahammül edememenin sonucudur. Bu anlayışı kabul etmiyoruz, bu parlamentoyu by pass etmek demektir. Böyle bir şey demokrasilerde, hele hele 9 yıllık iktidarda olmaz."

-"HALA GÖRMEDİN Mİ BU GERÇEĞİ?"-

Olağanüstü dönemlerde KHK’lar çıktığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Şimdi olağanüstü bir olay var mı?" sorusunu yöneltti.

En son olağanüstü olayın Libya’da çıktığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Sen Türkiye’yi, AB’de, uluslararası ligde devre dışı bırakan bir Başbakansın. Hala
görmedin mi bu gerçeği?" dedi.

Kılıçdaroğlu, "Hem milli irade diyeceksiniz, parlamentoyu bay pass edeceksiniz, onun yerine oturup kendiniz kanun çıkaracaksınız. Bunun için yetki
isteyeceksiniz. Baskıcı yönetimin, baskıcı anlayışın, demokrasiyi içine sindirememiş anlayışın sonucu bu. Eğer bir kişide baskıcı anlayış egemense,
parlamentoyu kendi yan kuruluşu gibi görüyorsa, parlamento olsa ne olur olmasa ne olur" diye konuştu.

Bu anlayışı egemen kılan, geçmişteki olaylar olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Telefon dinlemeleri, ortam dinlemeleri bunların zamanında
olağanlaştı. Medyaya baskı, manşetlerin değiştirilmesi, yazarların işine son verilmesi, işadamlarını tehdit...Bunların demokrasi anlayışı bu. Hakkını
arayanlara biber gazlı, coplu saldırıları unutmadık, sabaha karşı ev ve işyerlerinin basıldığını unutmayacağız" görüşünü savundu.

-"HİTLER, MUSSOLİNİ DESELER, GEÇMİŞTE KALMIŞ"-

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, henüz eser niteliğine bile kavuşmamış nüshaları imha etmenin, yine bu hükümetin demokrasi kültüründe olduğunu öne sürdü. Kılıçdaroğlu, basılmamış eserin, suç unsuru olduğunu dile getirerek, "12 Eylül döneminden sonra, terör örgütü mensupları diye televizyonlara insanlar çıkarılır, suç unsurları arasında kitaplar da yer alırdı. O kitapların çoğu, şimdi piyasaya satılıyor. Bunların yaptığı ile 12 Eylül döneminin yaptığı arasında ne fark var; aynı, hiçbir fark yok. Orada olağanüstü hal vardı, şimdi de var. Buyurun erkekseniz konuşun, erkekseniz, bir işadamı olarak hükümeti eleştirin, başınıza ne geleceğini görün. İmha ediyorsunuz, suç deliliyse dosyasına konulur, niye imha ediyorsunuz, imha etmek, delili karartmak değil mi, delili karartmak suç değil mi?" diye sordu.

Kılıçdaroğlu, demokrasinin önündeki bütün engellerin kaldırılmasına talip olduklarını, dördüncü büyük devrimi yapacaklarını söyledi.

Kitapların toplatılmasıyla ilgili batının da şaşkın olduğunu, anlayamadıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Hitler deseler, Mussolini deseler
geçmişte kalmış... Onlara çağrıda bulunuyorum, Hitler ve Mussoli’nin aklına gelmeyen baskıcı yöntemler, 21. yüzyılın AKP iktidarında Türkiye’de var, gözününüz görmüyor mu?" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, kitap toplanmasının yarattığı infial konusunda "Bunlar benim konum değil, bunların tamamı yargının konusudur"
yönündeki açıklamasına işaret eden Kılıçdaroğlu, "Mussolini ve Hitler de mahkeme kararıyla insanları tutuklarken, kimse, o yargıçlara değil Mussolini ve Hitler’e bakıyor, sen yönetiyorsun ülkeyi, siyasal sorumluluk sana ait diyorlar" şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, yargının bazı konularda aldığı kararlara ilişkin Erdoğan’ın açıklamalarından örnekler verdi. Erdoğan’ın, "Yargı kararlarına saygı duymak
gibi bir görevim yok" dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bu adam ülkeyi yönetiyor. Yargı kararlarına saygı duymayan bir insanın kafasında toplu iğne ucu
kadar demokrasi kültürü var mı?" diye konuştu.

3

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;