CHP yüzde 58'i anlamaya çalışacak mı?

a
a
Salı, 28 Eylül 2010 - 05:00

AK Parti referandumda ‘Hayır’ oyu veren yüzde 42’yi anlamak için araştırmalar yaptırıyor.

CHP de referandumda ‘Evet’ oyu veren yüzde 58’i anlamak için aynı türden araştırma yaptırmalı.

İyimser bir yaklaşımla da olsa oy oranı yüzde 30’lara çıktığı söylenen CHP, temposunu artırmaya mecbur.

Seçim tarihi de belli artık: En geç 12 Haziran 2011’de sandığa gideceğiz.

CHP, AK Parti’nin karşısına ilk kez bu kadar güçlü çıkacak.

MHP olgusunun da zayıflama sürecinde olduğunu varsayarsak 2011’in sürprizlere gebe olduğunu söylemek abartı olmaz.

[[HAFTAYA]]

Anayasa değişiklikleri 2011 seçiminin kozu olacak

Dün yapılan Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) kongresinde Başbakan Erdoğan ile CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun ana tartışma konusu, yeni hazırlanacak anayasa oldu.

Kılıçdaroğlu “Yeni anayasa çalışmalarına hemen başlayalım” diyor.

Başbakan buna yanaşmıyor.

Veee ‘Önce türban sorununu çözelim’ diyor .

Kılıçdaroğlu olaya bir bütün olarak bakıyor.

12 Eylül ürünü 1982 Anayasası’nın tüm çarpık noktalarını bir kalemde silmekten yana.

Mesela; “YÖK’ü kaldıralım, milletvekili dokunulmazlıklarına neşter vuralım” diyor.

“Türban da bu bütünün bir parçası olsun” diye diretiyor...

Erdoğan ile Kılıçdaroğlu bir tür satranç oynuyor.

Erdoğan, Haziran 2011’deki genel seçim öncesi türban sorununu çözüp miting meydanlarına elinde o kozla çıkmak istiyor.

Yeni anayasayı ise bir vaat olarak kullanma arzusunda.

“Bizi seçin, 12 Eylül 1980 Anayasası’nın tüm kötü izlerini silelim” diyecek.

Kılıçdaroğlu da bu oyunu bozmanın peşinde. Bu da onun en doğal hakkı.

Siyaset bu, oyunu iyi oynayan kazanıyor.

Kısacası Erdoğan ile Kılıçdaroğlu şu aşamada anlaşamazlar.

O yüzden kimse seçimler bitene kadar yeni anayasa beklemesin.

İkinci perde başlıyor

Bu ülkede olmaz denilen bir şey daha oldu.

Fethullah Gülen cemaatiyle ilgili kitap yazan Hanefi Avcı’yı ‘Devrimci Karargah Örgütü’ üyelerine yardım etmekle suçladılar.

Bu konuya değinmenin nedeni herkesi uyarmaktır.

Çoğu kişi ‘Ergenekon üyesi’ iddialarıyla başının belaya gireceğinden korkarken Hanefi Avcı olayı ‘Devrimci Karargah Örgütü’ olgusunu gündeme getirdi.

Hanefi Avcı’nın üstüne bu örgütün üyelerine yardım iddiası yapıştırılınca birçok meslektaşının güldüğünü biliyorum.

Çünkü Hanefi Avcı bırakın sol bir örgüte yardım etmeyi, solun s’sine bulaşmaz.

Hanefi Avcı’ya yazdığı kitap nedeniyle kızan Fethullah Gülen cemaati üyesi polisler, ellerindeki tüm gücü Hanefi Avcı’yı cezalandırmak, üzmek için kullanıyorlar.

Örgüte üyelik iddiası, evlilik dışı ilişki haberleriyle Hanefi Avcı’ya “Sus” mesajı veriyorlar.

Hanefi Avcı ise “İkinci kitabı yazarım” diye kükrüyor.

Anlaşılan; Fethullah Gülen cemaati ile Hanefi Avcı savaşında ikinci perde yakında açılacak!!!