Mehmet Ali Birand

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

CHP'de değişim kurultayı başlıyor

Cumartesi, 22 Mayıs 2010 - 05:00

Bugün ve yarın Türk siyasetini temelinden değiştirebilecek bir kurultay yaşayacağız. CHP’deki gelişmeler hepimizi şaşırttı. Hiçbirimiz, Deniz Baykal’ın böylesine çabuk ve kolaylıkla saf dışı bırakılacağına inanmıyorduk. En yakın arkadaşlarının dahi, bir anda lideri bırakmalarını sadece “politikanın gaddarlığı veya nankörlüğü” olarak niteleyemeyiz. Ortada başka bir beklenti, söylenemeyen veya konuşulamayan bir ihtiyaç varmış. Bir değişim gereksinmesi varmış. Yoksa, Kemal Kılıçdaroğlu bu kadar kolaylıkla liderliğe oturamazdı.

Üstelik, sadece CHP’liler değil, CHP dışındaki kesimlerin de katılımıyla, öylesine bir rüzgar estirildi ki, Kılıçdaroğlu’nun önünde kimse duramadı. Yılların Genel Sekreteri Önder Sav’ın, böylesine birden bire bin yıllık arkadaşı olan Baykal’ı bırakıp Kılıçdaroğlu’nu desteklemesinin bir nedeni var. Sav, bu tutum değişimini, postunu elde tutabilmek için yapmadı. Bu rüzgarın önünde durulamayacağını, teşkilatın ve kamuoyunun artık kesinlikle değişim istediğini gördüğü için yaptı.

Öylesine önemli bir sürece giriyoruz ki, Kılıçdaroğlu sadece CHP’yi değil, Türkiye’nin iç siyasetini de değiştirebilecektir. Yeter ki, iyi bir ekip kurabilsin, yeter ki iyi bir liderlik göstersin.

Bugün Türkiye’de Ak Parti dışında, Tayyip Erdoğan’ın dışında oy verilebilecek bir lider arayışı vardı. Eğer Kılıçdaroğlu bunu karşılayabilirse, işte o zaman ülkenin siyaset dengeleri değişir ve gerilim yerine, kavga yerine daha dengeli bir siyaset başlayabilir. Yine bugün Türkiye’de sadece laik düzen kavgası değil, yoksullukla mücadelenin ön plana çıkması isteniyor. Kılıçdaroğlu işte bu değişimi de gerçekleştirebilir. Bakalım CHP’nin yeni lideri bu ülkenin beklentilerini karşılayabilecek mi?

Size hayatımı açıyorum...

Yıllardır gazete köşelerinde, televizyon programlarında sizinle hayatı paylaşıyoruz. Yalnız orada mı? Beraber maç izlediğimiz de oluyor, aynı metro vagonunda yolculuk ettiğimiz de. Bazen de aynı kahvede oturup çay içiyoruz. Karşılaşmalarımızda bana hep eski köşe yazılarımı, programlarımı nasıl bulabileceğinizi, baskısı kalmayan kitaplarıma nasıl ulaşabileceğinizi ve ne zaman kendime ait bir internet sitesi kuracağımı soruyordunuz. Bu siteyi bana eşim Cemre hediye etti. Sitenin ortaya çıkması biraz zaman aldı ama sonunda www.mehmetalibirand.com.tr yayına çıktı. Cemre sağ olsun siteyi çok basit hazırlatmış. Kullanması o kadar kolay ki hayatında ilk kez internet kullanan biri bile çok rahatlıkla sitede dolaşabilir.

Sitede neler var?

Sitede genel olarak benimle, hayatımla ilgili her şey olacak. Tıpkı kendi aile albümünüze bakar gibi fotoğraf galerilerinde benim ve ailemin fotoğraflarını bulabileceksiniz. Bebekliğimi, sevgili annemi, okul hayatımı, iş hayatında geçirdiğim evreleri, fiziksel değişimimi, nasıl yaşlandığımı kendi gözlerinizle göreceksiniz.

Aile fotoğraflarında canım oğlum Umur’un bebekliğini, nasıl büyüyüp bir delikanlıdan başarılı bir işadamına dönüştüğünü ve evlendiğini göreceksiniz. Cemre ile gezilerimiz, aile tatillerimiz, dünyanın dört bir yanında dostlarımızla gittiğimiz yerlerin fotoğrafları da hep bu galerilerde olacak. Yeni yerlere gittikçe, yeni fotoğraflar çektirdikçe de bu galerilere yenilerini ekleyeceğiz.

Video bölümü çok ilginizi çekecek

Video bölümündeyse yaptığım röportajlardan bazılarını, benim hakkımda yapılan programları ve şakaları bulacaksınız. Zamanla bu bölümlerde size sürprizlerim de olacak. 32. Gün’de hiç görmediğiniz çekim hatalarını, yaptığım röportajların hiç yayınlanmayan bölümlerini göreceksiniz. Anlayacağınız her şeyi şeffaf biçimde ve istediğiniz gibi izleyebileceğiniz bir site yaptık.

Tüm yazılarımı ve kitaplarımı da size açıyorum

Yazılarım kısmında, 30 yıldır yazdığım köşe yazılarının büyük bir bölümüne ulaşabileceksiniz. Bence en önemlisi, artık baskısı bulunmayan kitaplarım da sitede olacak. Siteye girip bu kitapları sayfa sayfa okuyabileceksiniz.

Bunların yanında sitede hayatımın en büyük parçası Cemre’nin de kendine ait bir bölümü olacak.

Yakın tarihimizin en önemli kesimlerini içeren kitaplar sitemde sizi bekliyor. Bu kitapları siteden sırayla hiç para vermeden indirebilecek ve okuyabileceksiniz:

- 30 Sıcak Gün (Kıbrıs Barış Harekatı’nın gün gün, an an iki taraftan tanıkların anlatımıyla hikayesi)

- Emret Komutanım (TSK ve yapısı ile ilgili Türkiye’de yayınlanan ilk ve tek çalışma)

- Türkiye’nin Büyük Avrupa Kavgası (31 Temmuz 1959’dan bugüne Türkiye ve AB arasındaki ilişkileri, aktörleri ve en yakın tanıkları anlatıyor)

- Diyet (1974-1980 arasında Türkiye ve Kıbrıs üzerine yapılan pazarlıklar bu kitapta açığa çıktı) Siteyle ilgili yenilikleri sürekli size bu köşeden duyurmaya devam edeceğim. Hepiniz hayatıma, hayatımıza hoş geldiniz...

Aydın Üniversitesi’ne kocaman bir teşekkür

İstanbul Aydın Üniversitesi bana çok hoş bir ödül verdi. Öğrenciler kendi aralarında yaptıkları ankette, beni en iyi Anchore Person (Haberi yöneten ve sunan kişi) seçmişler. Benden de iyilerinin bulunduğu bu piyasada, oylarını benden yana kullandıklarından dolayı hepsine ne kadar teşekkür etsem azdır. Hele bir de incelik yaptılar ve ödülümü, tören günü Atina’ya gitmek zorunda kaldığımdan dolayı, bir gün önce verdiler. Koskoca salonu doldurup beni dinlediler. Aydın Üniversitesi’nin aydınlık rektörü başta, tüm eğitim kadrosuna ve öğrencilerine tekrar tekrar teşekkürler.

Askeri bölge komikliği

Geçenlerde HaberTürk gazetesinde gördüğüm bir habere kahkahalarla güldüm. Televizyon dizisi “One Tree Hill”in yıldızı Sophia Bush az kalsın tutuklanacakmış. Suçu, askeri tesislerin fotoğrafını çekmek. Kızcağız “Fotoğrafları sileyim” demiş, olmamış, makinesini vererek canını kurtarmış! Herhalde makineyi kim aldıysa film takılan devirde kalmış.

22.12.81 tarihindeki kanuna göre askeri bölgelerin resmini, filmini çekmek; harita, resim ve krokisini yapmak yasak. Güvenliği bozacak, aksatacak ve açıklayacak cihazları kullanmak yasak.

İstanbul’da gözümüzün önünde ve burnumuzun dibindeki “askeri bölgeleri” düşünün. Zincirlikuyu’daki apartmanlar, ki her gün camlarından çamaşır sallanır, Maslak Yolu, Harbiye Orduevi, Levent’teki karargah. En komiği Bodrum’dadır. Çarşı içindeki askerlik şubesi... Google Earth’le bugün internette binaların önünü, yanını, arkasını birebir görebildiğimiz bir devirde bu yasak ancak alay konusu oluyor. Ayıptır!

KİTAP KÖŞESİ

Biyografisine sığmayan kadın...

Latife Hanım biyografisinin ardından İpek Çalışlar’ın son kitabı HALİDE EDİB, Everest Yayınları’ndan çıktı. Çalışlar, Halide Edib’i “Biyografisine sığmayan kadın” olarak niteliyor. İpek Çalışlar, Edib biyografisini uzunca süren bir araştırmanın sonunda yazmış. Kitapta, Halide Edib’in Osmanlı İstanbul’unda dünyaya geldiği mor salkımlı evden Cumhuriyet Türkiye’sinin İstanbul’unda hayata gözlerini kapadığı zamana kadarki çalkantılı hayatı bir roman tadında anlatılmış. Amerikan mandası düşüncesinden Milli Mücadele’ye evrilen, “işgale karşı isyanın hatibi”, üzerine çok tartışılan, çok konuşulan Halide Edib’i bir de İpek Çalışlar’ın kaleminden okumanızı tavsiye ederim. (0212 513 34 20 / www.everestyayinlari.com)

***

‘İlhan Selçuk Anlatıyor’

Aydın Zileli’nin, adını İlhan Selçuk’un Radyo Cumhuriyet’te yaptığı programdan alan “Aydınlanmanın Sesi İlhan Selçuk Anlatıyor” adlı kitabı Cumhuriyet Kitapları’ndan piyasaya sürüldü. 1998 yılında Radyo Cumhuriyet’te başlayan ve 14 hafta süren programı kayda alan Zileli, bu program kayıtlarından oluşan Aydınlanmanın Sesi İlhan Selçuk Anlatıyor’u hazırlamış. (Cumhuriyet Kitapları: 0212 343 72 74 / 507)