CHP'nin iletişimsizliği

a
a
Cuma, 17 Eylül 2010 - 05:00

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 24 Televizyonu’nda programa çıkarılmadığını söyleyerek sitem etmiş. 24’ün Genel Yayın Yönetmeni Akif Beki aslında dün bu konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Aynı kanalda program yapan bir gazeteci olarak ben de birkaç şey ekleyeyim: Zira Kılıçdaroğlu’nun bir programa katılmasını çok istiyordum. Kılıçdaroğlu daha önceki bir konuşmamızda “Yayına gelip CHP’nin görüşlerini anlatmaktan memnun olacağını” söylemişti. Bunun üzerine CHP’nin Basın Koordinatörü Baki Özilhan’ı en az dört kez aradım. Fakat Kılıçdaroğlu’nun ofisinden ses çıkmadı. Son aramamda Özilhan “Notunuzu ilettim ama yanıt gelmedi. Kılıçdaroğlu’nun özel kalemine de not bırakın isterseniz” cevabını verdi.

[[HAFTAYA]]

CHP’nin kendi içindeki iletişim kopukluklarını çok iyi bildiğim için ayrıca ‘özel kalem’ ile temas etmeye gerek görmedim. Gürsel Tekin’i aradım ve CHP’yi bu konularda çok başarısız bulduğumu söyledim. Hatta bütün bunları 24’ün Ankara Temsilcisi Yaşar Taşkın Koç ile de konuştuk. O da Kılıçdaroğlu’ndan haber beklediğini, ancak arayan olmadığını söyledi. Özetle, Akif Beki’nin Kılıçdaroğlu’nun yayına katılamamasıyla ilgili anlattıkları doğru.

Bir örnek daha vereyim; Kemal Kılıçdaroğlu’nu Ankara’da TRT Radyo 1’deki programımıza davet ettik. Haftalar sonra ‘özel kalem’ aradı ve “Sayın Kılıçdaroğlu yayına geliyor” dedi. Anonslar, tanıtımlar yapıldı, ancak Kemal Kılıçdaroğlu yayının başlamasına dakikalar kala haber göndererek programa katılamayacağını bildirdi.

“Medyada yer alamıyoruz” diye şikayet eden CHP’nin, şimdiye kadar izlediği ve yanlışlarla dolu olan iletişim stratejisini baştan sona gözden geçirmesini tavsiye ederim. Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş ve DSP Genel Başkanı Masum Türker çok daha mütevazı imkanlarla basınla daha ciddi ilişki kurabiliyor. İsterlerse onlardan yardım alabilirler.

Rum Patrikhanesi ‘korsan ayinci’yi tanımıyor

Günlerdir Chris Spirou diye bir adamı konuşuyoruz. Kendisi Yunan asıllı Amerikan vatandaşı... ‘Uluslararası Ayasofya Koalisyonu’ adında bir kurumun başkanlığını yaptığını söylüyor. Beraberindeki 200 kişi ile birlikte Ayasofya’da ayin yapacağını basın yoluyla duyuruyor. Türkiye çok haklı olarak böyle bir ayine izin vermeyeceğini açıkladı. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay da şu anda müze statüsünde olan Ayasofya’ya ancak ziyaretçi olarak biletle girilebileceğini söyledi.

Dünyanın hiç bir ülkesinde resmi makamlardan izin almadan müze statüsündeki mabetlerde ayin yapamazsınız. İnanç özgürlüğü konusunda dünyada en ileri olduğu düşünülen ülkelerde de durum böyledir. Paris’te Notre Dame Katedrali’nde elinizi kolunuzu sallayarak ayin yapma şansınız yok. Rastgele gidip Vatikan’da ayin yapmaya kalkarsanız Papalık muhafızlarından dayak yersiniz.

Chris Spirou hakkında biraz daha fazla bilgi alabilmek için Amerika’daki Ortodoks toplumunun önde gelen isimlerini aradım, kendisini kimse tanımıyor. Ortodoksların ruhani merkezi konumundaki İstanbul Rum Patrikhanesi ile konuştum. Spirou ile hiçbir ilgilerinin olmadığını ve böyle bir ayini kesinlikle desteklemediklerini söylediler. Patrik Bartholomeos’un bu girişimden duyduğu rahatsızlığı ilettiğini biliyorum.

Patrik Bartholomeos 15 Ağustos tarihinde Sümela Manastırı’nda 88 yıl aradan sonra bir ayin yönetmişti. Devletin desteği ve uluslararası çapta katılımla gerçekleştirilen ayin çok başarılı geçmişti. 19 Eylül’de de Ermeniler Van’daki Akdamar’da tarihi nitelikte bir ayin yapacak.

AK Parti hükümeti inanç özgürlüğü alanında önemli adımlar atarken karanlık bazı çevreler ortalığı karıştırmak istiyor. Korsan ayinci Chris Spirou’yu birilerinin kullandığını düşünüyorum