Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

CHP'Yİ İKTİDAR YAPMAK

Salı, 19 Ağustos 2014 - 05:00

CHP 5-6 Eylül’de kurultaya gidiyor. Yalova milletvekili Muharrem İnce genel başkanlığa adaylığını açıkladı. Hayırlı olsun.

*

[[HAFTAYA]]

Muharrem İnce, güçlü hitabeti ile kısa süre içinde büyük sempati kazanan etkili bir isim. Özellikle muhalif seçmen onu çok seviyor. Siyasetçi olarak Kılıçdaroğlu’ndan çok daha agresif bir karaktere sahip...

*

Peki, İnce’nin CHP genel başkanı olma şansı ne? Bırakalım buna CHP’nin kurultay delegesi versin. Biz “Muharrem İnce genel başkan olursa ne değişir?” onu tartışalım... Sorunun cevabı aslında çok basit: Hiçbir şey! Çünkü CHP’de sorun kişisel değil kurumsal. Cumhuriyet tarihinde doğruları yanlışları bir yana... Özellikle son 20 yılda CHP’nin izlediği yanlış politikalar seçmen gözündeki algısını bir daha düzelemeyecek derecede yıprattı. Son 20 yılda girdiği her seçimi kaybeden bir partiden bahsediyoruz.

Kemal Kılıçdaroğlu ya da Muharrem İnce fark etmez, isterseniz partinin başına Süpermen’i getirin CHP’nin kalabalık halk kitleleri üzerinde oluşmuş bu negatif algıyı kırma şansı yok. CHP’nin bugün oy havuzunu besleyen ana damar ne partinin izlediği politikalar, ne lideri ne de ideolojisi... CHP’li seçmenin büyük bir bölümü “AK Parti/Erdoğan karşısındaki en güçlüve tek kazanma şansı bulunan parti” motivasyonu ile CHP’ye oy veriyor.

Selahattin Demirtaş’ın cumhurbaşkanlığı seçiminde yakaladığı çıkış bu anlamda çok önemli bir mesajdır: Muhalif seçmenin yeni bir lider ve parti etrafında buluşma beklentisi var ve bu beklenti son derece ciddi bir potansiyel enerjiye sahip... Hal böyleyken Türkiye siyasetinde muhalefet adına umut verici gelişme, CHP’ye yeni bir genel başkan gelmesi değil, seçmendeki bu potansiyel enerjinin CHP içindeki etkili ve değerli isimlerin de içinde bulunduğu yeni bir sol harekete dönüşmesidir. “Son kullanma tarihi geçmiş...” deyince kızıyorlar o nedenle daha incitmeden yazıyorum: “CHP misyonunu tamamlamış bir siyasi partidir.” E ne yapacaklar koskoca ana muhalefet partisi kapatılacak değil ya? Bana kalsa çoktan “Kapatın gitsin” derdim ama ilkesel olarak parti kapatmalara karşıyım, diyemiyorum. Önerim Önder Sav ve ekibine bırakılması... Muhtemelen onlar gereğini yapacaktır!

*

CHP’li dostlar muhtemelen bana kızıyorlardır, ancak kusura bakmasınlar toplumların ‘algı savaşları’ üzerinden yönetildiği bir çağda yaşıyoruz. Ve yıllara dayanan böylesine kemikleşmiş bir ‘müzmin kaybeden’ algısı gözümüzün önünde dururken CHP’yi iktidar yapmak atomu parçalarına ayırmaktan daha zor.