Çiçek: Gündemimizde bedelli yok

Cuma, 27 Ağustos 2010 - 05:00

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile bu hafta biri Kanal 24 televizyonunda, diğeri ise TRT Radyo 1’de olmak üzere iki farklı programda bir araya geldik. Gündemdeki önemli konuları konuşma imkanı bulduk.

Türk siyasi hayatının en deneyimli isimlerinden biri olan Çiçek, pazar günkü televizyon programımda gündemi belirleyen açıklamalar yapmıştı. Anayasa reformu sürecindeki kaygıları yorumlarken “Herkes kendi altındaki postun gitmesinden korkuyor” ifadesini kullanmıştı. Org. İlker Başbuğ’un genelkurmay başkanlığını nasıl değerlendirdiğini sorduğumda ise “Mevcut şartlar içinde olabildiğince iyi bir dönem” demişti. Çiçek, halen Amerika’da yaşayan Fethullah Gülen’in Türkiye’ye dönüşünü engelleyecek bir durum olmadığını anlatmıştı.

Dün öğle saatlerinde, TRT Ankara Radyosu’nun Sıhhiye semtindeki tarihi binasında bir araya geldiğimiz Cemil Çiçek’e sıcağı sıcağına “bedelli askerlik” konusunu sordum. Hükümetin etkili isimlerinden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç önceki gün bedelli askerliğin çıkmasından yana olduğunu açıklamıştı.

Aynı zamanda Hükümet Sözcüsü olan Cemil Çiçek ise şu an için gündemlerinde bedelli askerliğin olmadığını söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bilinen sebeplerden ötürü bedelli uygulamasına karşı çıktığını hatırlattı ve Türkiye’nin koşulları göz önünde bulundurulduğunda bedelli askerliği hayata geçirmenin zor olduğunu, insanları beklentiye sokmamak gerektiğini ifade etti.

Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği genel af konusundan Güneydoğu’daki özerklik tartışmalarına kadar farklı alanlarda çarpıcı değerlendirmeler yaptı.

Çiçek’in açıklamalarının özetini aktarıyorum:

Genel affa karşıyım

Bugüne kadar 48 kez af çıkardık. Genel af çok belalı bir konudur. Hukuku aşındırır, güven sarsıntısına yol açar. Toplumsal barışı bozar, zararı çoktur. Ayrıca bu iş tam anlamıyla namludan çıkmış mermi gibidir, nereye çarpacağı hiç belli olmaz. Bu konuları gündeme getirirken çok dikkatli olmak, sorumlu davranmak gerekir.

Kişisel olarak ‘İdama evet’

Eğer Avrupa Birliği’ne üye olmak istiyorsak, kişisel kanaatlerimizi bir yana koymak zorundayız. AB uyum sürecinde Türkiye idam cezasını kaldırdı. Doğru yaptık. Ancak kişisel fikrimi sorarsanız idam cezasından yanayım.

Org. Büyükanıt yargılanacak mı?

Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt’ın görevde olduğu dönemde işlediği bir suç varsa, bunun üzerine gitmek için savcıların kimseden izin alması gerekmiyor. Ortada bir suç varsa ve savcılar harekete geçmiyorsa, görevlerini ihmal ediyorlar demektir. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Büyükanıt ile ilgili iddiaları bir ihbardır, üzerine gitmek için TBMM’den karar çıkarmak gerekmez. Ancak şunu söyleyeyim, Kılıçdaroğlu “İktidara gelirsek Büyükanıt’tan hesap soracağız” diyor. Bu mümkün değildir. Ceza hukukunu geriye doğru işletemezsiniz.

Şapkamızı alıp gitmedik

Org. Yaşar Büyükanıt’ın genelkurmay başkanı olduğu dönemde 27 Nisan muhtırası verildiğinde biz sabahladık ve çıkıp demokrasinin gereğini yerine getirdik. Tepkimizi ortaya koyduk. Haydi diyelim ki Kılıçdaroğlu 27 Nisan gecesi evde uyuyordu, peki 28 Nisan’da, 29 Nisan’da neredeydi? Partisi neredeydi? Şimdi çıkmış kabadayılık yapıyor. Mezarlıktan geçerken ıslık çalan biri durumunda!

Demokratik özerklik işin ambalajı

Güneydoğu’da bugün daha fazla demokrasi istemiyle bölücü örgütün arkasına saklananlar gerçekte demokrat değil. Demokrasiyi kullanıyorlar. “Demokratik özerklik” gibi laflar işin ambalajı, onların gerçek niyeti başka. Birleşmiş Milletler’i Güneydoğu’ya davet etmeleri ve konuları uluslararası platformlara taşıma gayretleri gerçek amaçlarını gösteriyor.

İki bayrak olamaz

Türkiye’de meselelerin her yönüyle tartışılmasından korkmuyoruz. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkeleri açıktır. Bu ülkenin tek bayrağı var. İki bayrak olamaz. Türkiye üniter bir devlettir, marşı bellidir, dili Türkçedir. Bunlar 73 milyon insanımızın ortak paydasıdır, değiştirilemez.