Çiçekler de konuşurmuş!

a
a
Cumartesi, 15 Mayıs 2010 - 05:00

Diyelim ki sevgilinizden ayrılmak istiyorsunuz. Aranızda her şey bitti. Bunu ona nasıl söyleyeceksiniz? Hadi yine iyisiniz. Sizi bu dertten kurtaracak yolu ben açıklıyorum. Hemen çiçekçiye koşun. Hint açelyası alıp ona gönderin. Yoksa kırçıllı karanfil bulun. Hint açelyası “Gerçek şu ki her şey bitti”, kırçıllı karanfil ise “Üzgünüm ama bitmek zorunda” anlamını taşıyormuş. İnternetteki bazı sitelere göre, çiçekler ya da meyveler, söylemek istediklerinizi sevgiliye daha iyi anlatırmış. Sevgiliye çiçek almak, ona verdiğiniz değerin göstergesidir. Buna hiç itirazım yok. Ama çiçeklerle bir şey anlatmaya çalışmak biraz saçma değil mi?
***
Ihlamur evli çiftler için “seni seviyorum”, adaçayı ise “biz iyi bir aileyiz” anlamındaymış. Yahu siz hiç birbirine ıhlamur ya da adaçayı armağan eden evli bir çift gördünüz mü? Düşünün. Erkek akşam eve elinde bir paket ıhlamurla geliyor ve “Sana aldım” diyerek bunu eşine veriyor. Kadının soğuk algınlığı varsa mesele yok. Kaynatıp afiyetle içer eşine de teşekkür eder.
Yok hasta değilse bir aile faciasıyla karşı karşıyayız demektir. Kadın, “Sen beni buna mı layık görüyorsun” deyip ıhlamur paketini adamın kafasına attıktan sonra evi terk ederse hiç şaşırmayın.
***
Ben ’yenibahar’ı dolmaların içine konan ve hoş bir tat veren baharat sanırdım. Meğerse ’acını paylaşıyorum’ demekmiş. Haydi bakalım, gidin marketten bir paket yenibahar alın ve sevgilisinden yeni ayrılmış bir arkadaşınızı ziyarete gidin. Arkadaşınız size “Kardeşim benim dolma yapacak halim mi var? Dolma istiyorsan git annen yapsın” diye evden kovmazsa ben de bir şey bilmiyorum. Ya naneye ne demeli? O da “Sana karşı içimde sıcak hisler bekliyorum” demekmiş. Nane bu ya, ne sıcak hissi olur? birkaç yaprak çaya atarsın verse verse ferahlık hissi verir o kadar.
***
Diyelim ki biri size aşkını ilan etti. Siz de ona karşı boş değilsiniz. Hiç çenenizi yormayın. Gidin hemen manavdan bir kilo portakal alın ve aşkını ilan eden kişiye verin. Çünkü portakal “Ben de seni seviyorum” anlamındaymış. Ama bu siteler portakalları kafanıza yeme olasılığının yüzde kaç olduğunu yazmayı unutmuş. Bunu da ben ekleyeyim: Yüzde 100.
O güzelim can erik ’sözüme sadık kalacağım’, parlak kırmızı elmalar da ’seni görünce şeytana uyasım geliyor’ demekmiş.
***
Bu işten kuruyemişçiler de karlı çıkacak. Barışmak istiyorsanız fındığa, aşkın sürmesini istiyorsanız bademe başvuracaksınız.
Ben sıkıldım, önce manava uğrayıp bir kilo sözüme sadığım, iki kilo şeytana uyasım geliyor alayım. Sonra da kuruyemişçiden 250 gram barış, 250 gram da aşkım sürsün tarttırayım. Ya da... Ben hiç şaşmayan mesajıyla yine bir buket gül alıp gideyim eve. İnanın bana her şeye yeter...