Ayşe Mine Yaman

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Çiçeklerle flört etme zamanı!

Cumartesi, 20 Mart 2010 - 05:00

Yaprakların formu, çiçeklerin rengi ve deseni kısaca botanik imgelerin evlerin her köşesinde kendine yer bulduğu şu sıralar, siz de evinize bu romantik öğeleri serpiştirmeyi unutmayın.

Evlere duygusal bir atmosfer kazandırmak için taze çiçeklere yer açmalısınız. Hem ferahlık hissi, hem de estetik için evinizin bir yerinde daima taze çiçekler kullanın. Çiçekleri yaşamımızın her alanına sokmalıyız, çünkü renkler ve kokular yaşadığımız ortama, bir anda pozitif enerji yükler, havasını değiştirir ve ruhumuzu besler. Mevsimler arası geçiş döneminde, baharı erken yaşamak için çiçeklerle flört etme zamanı şimdi.

Çiçekleri doğru kullanmak için

Güller: Bahçe güllerini tercih edin ve geniş ağızlı vazoda 20 adet gülü bir arada kullanın. Evinizin giriş kısmında bir alana ya da oturma odanıza yerleştirebilirsiniz. Saplarının uç kısmını her gün ortadan ikiye ayırın ki böylece yeterince su çekebilsin.

Evin favorisi laleler: Satın alırken tomurcuk laleleri tercih edin. Baş kısımlarının hemen altından toplu iğne ile tek delik açmak suyun yukarı kadar çıkmasını sağlar, böylece laleriniz iki gün sonra boyunlarını bükmeyecek. Kokusuz oldukları için yatak odanızda basit bir cam vazo içerisine yerleştirip kullanabilirsiniz.

Muhteşem üçlü: Frezya, statis, iris: Bunlar bir arada kullanmak için en ideal bahar çiçekleridir. Buketlerde sadece tek bir kokulu çiçek kullanmak en uygunudur. Mutfağınızda eski bir bakır sürahide ya da bir salata kasesi içerisinde olağanüstü bir görüntü sergilerler. Saplarını düz kesip iki günde bir suyunu değiştirmek yeterli olur.

Çiçekleri sergilemek için:

Çiçekleri her türlü sergilemek mümkün. Tabii ki önce vazo ve saksıların içinde ama sonra sepetlerde, bardaklarda, şişelerde, sürahilerde, galvaniz kovalarda... Ve çiçekleri sergilemekten öte farklı işlevlerde kullanmak da mümkün: Yapraklardan peçete halkası yapın, buz küplerinin içinde dondurun, beyaz tüllerinizin üzerine dikin. Pencere pervazınıza, kanepenizin köşesine, posta kutunuza, hatta banyo aynanızın önüne yerleştirin. Onları boncuklar, ince kurdaleler, kağıtlar ya da mumlarla birleştirerek kendinize özgü tasarımlar yaratmak sizin için de iyi bir terapi olabilir.

Kumaşlardaki izdüşümü:

1960’ların çiçekli ve geometrik desenleri, Çin’in geleneksel motifleri ve kırmızı, siyah, dore renklerin yer aldığı renk paleti, İngiliz Viktoryen döneminin evlerinden ilham alan floral desenler, barok ihtişamın bordo, çikolata, kahve, mor gibi renklerle tasvir edildiği damask desenler bu sezon yine tekstil tasarımcılarının ilgi odağını oluşturuyor. Etnik ve şiirsel; bu sezon yine dekorasyonda sık sık kullanılacak iki kelime. Pastel renklerle yumuşatılan floral desenler, geometrik hatlarıyla daha modern bir görünüm sergiliyor.

Eğer klasik ya da country bir tarza sahipseniz, pastel renklerde İngiliz stili, küçük ve sık çiçekli desenleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. 1950 ve 60’lardan ilham alan retro görünümlerde, neon renklere sahip, büyük ve cesur çiçekler tercih ediliyor. Eklektik ve etnik tarzların çiçekleri ise tahmin edilebileceği gibi üst üste, yan yana ve her boyutta kullanarak tıpkı doğadaki gibi karmaşık bir görüntü yaratıyor. Modern düzenlemelerde daha noktasal vurgularla kulanılan çiçekler, stilize ve illüstre edilerek farklı formlar alıyorlar.

Son yıllarda gerek kültürler arası, gerekse kültür içi bir uyum yaratma üzerine çok şey söylenir oldu. Doğu-batı senteziyle başlayan eklektik akım, farklı yorumlarla her eve uygulanabiliyor. Çin vazolarından Afrika bambularına, Fransız dantellerinden İngiliz bahçelerine, Osmanlı motiflerinin coşkusundan İskandinav minimalizmine, Venedik aynalarından neo-barok yorumlara kadar pek çok öğe, zevke ve beğeniye göre kişiselleşen evlerde yerini alıyor.

2