Cihaner: Görevsiz bir mahkemenin terörüne maruz kalıyorum

Cuma, 28 Mayıs 2010 - 18:32

Cihaner: Görevsiz bir mahkemenin terörüne maruz kalıyorum

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in "görevi kötüye kullanma", "evrakta sahtecilik" ve "imar kirliliğine neden olmak" suçlamasıyla yargılandığı davaya, Yargıtay 11. Ceza Dairesinde devam edildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi Başkanı Ersan Ülker, geçen duruşma sanık Cihaner’in Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı görevi sırasında yürüttüğü Fethullah Gülen grubuna yönelik soruşturmayla ilgili dosyayı görevsizlik kararıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiğine ilişkin görevsizlik kararının Daire’ye gönderildiğini söyledi.

Daire Başkanı Ülker, geçen duruşmadaki ara karar doğrultusunda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülen ve sanıkları arasında Kurmay Albay Dursun Çiçek’in de bulunduğu "İrtica ile mücadele eylem planı" dava dosyasının gönderildiğine ilişkin cevap yazısının geldiğini, ancak söz konusu dava dosyasının henüz Daire’ye ulaşmadığını bildirdi.

Ülker, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve Cihaner’in "Ergenekon terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla yargılandığı dava dosyasının geçen duruşmada istendiğini anımsatarak, bu dava dosyasının İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden "irtica ile mücadele eylem planı" dava dosyası ile birleştirme kararlarına yapılan itiraz nedeniyle Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiğine ilişkin yazının Daire’ye ulaştığını kaydetti.

Erzincan Adliye Lojmanları bahçesine kameriye yapılması suretiyle "imar kirliliğine neden olmak" suçuna ilişkin olarak kameriyeyi yapan Süleyman Tan, Erol Söğüt ve Yavuz Çakır’ın ifadelerinin talimatla alındığını belirten Daire Başkanı Ülker, bu kişilerin ifadelerini okudu.
Tan, Çakır ve Söğüt’ün ifadelerinde yaptıkları işe karşılık para almadıklarını, adliyeye katkı sağlamak amacıyla bu işi yaptıklarını, Başsavcı Cihaner’in de "böyle bir şey olmayacağı için para teklifinde bulunduğunu" söyledikleri görüldü.

Duruşmada savunma yapan sanık Cihaner, Erzurum’daki davada "olağanüstü yargılama usullerinin" uygulandığını öne sürerek, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kasıtlı davranarak, dosyayı Yargıtay’a göndermediğini savundu.

YARGITAY ÜYELERİNE AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN SES KAYITLARI

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’ndeki dava başlamadan bir gün önce bazı basın organlarında yüksek yargıçların "davayı kurtarma planı" başlığında haberlerin yer aldığını iddia eden Cihaner, şöyle konuştu:

"Bu yargılama öyle bir yargılama haline geldi ki korku iklimi yaratılmaya çalışılıyor. Ben kendimi bu davada tutuklu görmüyorum. Önümün eşkıya tarafından kesilip, bir yere kapatılmam neyse şu anda yaşadığım durum da böyle bir şey. Beni yargılamakta görevsiz bir mahkemenin terörüne maruz kalıyorum. Her türlü bedeli ödemeye hazırım. Bu yargıyı etki altına almak isteyen siyasi iradenin oyunudur. Ben tutuklandıktan sonra yargı reformu gündeme getirildi, bu bir süreçti. Bunlar siyasi, popülist bir sürecin yaşandığını gösterir"

Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Müsteşarı Ahmet Kahraman hakkında YARSAV’ın "Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun çalışmasını engellemek ve Anayasayı ihlal etmek" iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatan Cihaner, bu suç duyurusu üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın muhtemelen takipsizlik kararı vereceğini, kendisinin de bir başsavcı olarak aynı hukuki statüye sahip olduğunu ancak bakan ve müsteşarının yargılanmadığını söyledi.

Kendisini yargılamak için 7 aydır mahkeme arandığını savunan Cihaner, "Tarihte ’Donanma Davası’ diye bir dava vardı. Gemide seyyar bir mahkeme kurulmuştu. Biz de Araf’ta kaldık, dosyaya ulaşamıyoruz. Seyyar bir mahkeme kurulursa ancak o zaman dosyaya ulaşabiliriz. Kurye ve posta bizden daha çok dosyaya vakıf" dedi.

Cihaner’in bu sözleri üzerine Daire Başkanı Ülker, "Bekleyeceğiz, başka yapacak bir şey yok. Biraz sabırlı olmak lazım" diye konuştu.
Cihaner’in avukatı Turgut Kazan da söz konusu dosyaların beklenmesi durumunda gelmeyeceğini ileri sürerek, "Dosyaların gönderilmemesiyle suç işlenmiştir. Yargısız infaz uygulanmaktadır. Ağır bir kasıt ile işlenmiş suç var. Bizim talep ettiğimiz birleştirme kararına sokaktan geçen biri itiraz etmiştir. Bu itiraz edilebilecek bir karar değildir. Dosyayı Diyarbakır’a kaçırmışlardır. Suç işlenmeye devam ediliyor" dedi.

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyasını Yargıtay 11. Ceza Dairesi’ne göndermeyen yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulması talebini tekrarlayan Kazan, bu defa bu suçun "izne tabi olmadan soruşturulacak suçlar kapsamında" olduğunun vurgulanmasını istedi.

Yargıtay’daki dava başlamadan önce bazı gazetelerde Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarının yayınlanarak, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin baskı altına alınmaya çalışıldığını öne süren avukat Kazan, gazetelerde Cihaner hakkında çıkan "Yargıtay’da Cihaner’i kurtarma planı" başlıklı haberlerden dolayı 5 gazete ve 1 televizyon kanalı hakkında "davayı etkilemek suçundan" suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki Cihaner’in "Ergenekon terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla yargılandığı dava dosyasının Yargıtay 11. Ceza Dairesi’ndeki dava dosyası ile birleştirilmesi talebini de tekrarlayan avukat Kazan, davaların birleştirilmesi için Erzurum’daki dava dosyasının aslının beklenmesine gerek olmadığını, Daire’nin elinde bulunan CD’ler ve belgeler üzerinden yapılacak değerlendirme ile davaların birleştirileceğini savundu.

Avukat Kazan, dosyaların hem Diyarbakır’dan hem de Erzurum’dan özel kurye ile getirilmesini istedi.

ARA KARAR

Cihaner ifadesi ve Kazan’ın sözlerinin ardından Yargıtay 11. Ceza Dairesi Başkanı Ersan Ülker, duruşmaya kısa bir ara verdi.
Duruşmaya verilen aranın ardından Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin ara kararını açıklayan Daire Başkanı Ülker, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Cihaner’in "Ergenekon terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla yargılandığı dava dosyasının, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden "irtica ile mücadele eylem planı" dava dosyası ile birleştirme kararlarına yapılan itirazın Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nde değerlendirildikten sonra "ivedi" şekilde özel kurye ile Daire’ye gönderilmesine karar verildiğini açıkladı.

Daire, Cihaner’in Yargıtay’da yargılandığı davaya ilişkin bazı gazetelerde yer alan ve Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına dayanılarak yapılan "Yargıtay’da Cihaner’i kurtarma planları" başlıklı haberler nedeniyle 5 gazete ve bir televizyon kanalı hakkında "yargı görevini yapanları ve adil yargılamayı etkileme" iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, dava dosyasında yer alan eksikliklerin tamamlanması ve istenen diğer dava dosyalarının gelmesinin beklenmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.

Duruşmaya, Cihaner’in eşi Muhteber, babası İsmail Hakkı, annesi Zeynep Cihaner, kardeşleri, YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan, YARSAV Yönetim Kurulu üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, bazı hakim ve savcılar ile çok sayıda vatandaş izlemek üzere katıldı. Cihaner’i, Turgut Kazan başta olmak üzere 14 avukat savundu.

Avukatlar, basın mensupları ve izleyiciler salona girdikten sonra sanık İlhan Cihaner, duruşma salonuna alındı. Cihaner, duruşma salonuna girişinde izleyiciler tarafından alkışlandı. Duruşma salonuna çok sayıda izleyicinin alınması nedeniyle, bazı gazeteciler salona giremedi, salona girmeyi başaran gazetecilerin de duruşmayı yere oturarak izledikleri görüldü.

Duruşma öncesinde Erzincan’dan geldiği öğrenilen bir grup, Yargıtay önünde basın açıklaması yaparak Cihaner’e destek verdi. Grupta bulunanların "Başsavcı Cihaner onurumuzdur" yazılı tişörtler giydiği görüldü.