Çikolata denizinde yolculuk

a
a
Cumartesi, 13 Kasım 2010 - 05:00

Doğduklarından beri çocukların dişlerini ihmal etmedim diyebilirim. Hatta 7 günlük olduklarında flor hapları, damlaları verdim. Sulardaki flor oranının yetersiz olması erken çürüme riski yarattığı için flor gerekiyordu. Sonra dişler çıkmaya başladığında fırçamız, macunumuz alındı. Her sabah ve akşam mutlaka dişler fırçalandı. Onlar öğrenene kadar ben fırçaladım dişlerini. Derken ellerine tutuşturdum. Meğer yaptığım hataymış, dün anladım. Çünkü çocuklar 10 yaşına gelene kadar anne ve babanın fırçalaması gerekiyormuş. Dişlerin üzerine uygulanacak baskıyı ve fırçalanacak alanları çok iyi bilmek şartmış.

Derin’in dişlerine tel takılacak

Bunları Yeditepe Üniversitesi’ndeki diş doktorumuz anlattı. Şimdi ya ben ya Kayhan, alıyoruz elimize fırçayı, başlıyoruz fırçalamaya. Bu arada ortodontik tedavi için de başlangıç zili çaldı. 10 yaşındaki Derin yakında çok istediği tellerine kavuşacak. Ancak öncesinde 2 dişinin çekilmesi gerek. Üst çeneden çekilecek 2 dişle yer açılacak, sonra tel ile boşluklar kapanacak. Ardından, alt çeneye geçilecek. Duru şimdilik beklemede, daha süt dişleri dökülmedi. O da zamanı gelince uzun ve zorlu bu tedaviye adım atacak.

Tel takmak moda gibi görünüyor ama o güzelim jelibonları yiyemeyip sakıza veda ettiklerinde bakalım aynı düşüncede olacaklar mı? Unutmadan; bayram için ufak bir öneride bulunmalıyım. Çürükler, en çok bayram ve yılbaşı sürecinde artıyor. Çünkü çocuklar böyle günlerde çikolata ve şeker denizinde keyifli yolculuklara çıkıyor. Bizim Duru da çikolata alerjisi olmasına rağmen bu denizde bir yol buluyor kendine. Bir süredir bayramı sabırsızlıkla bekliyor. Herkese keyifli, tatlı, mutlu bir bayram diliyorum.

(Bu yazı 06.11.2010 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)