Çocuğunuz iri gözlü diye sevinmeyin!

Toplumumuzda çoğunlukla güzellikle özdeşleştirilen iri göz, görme kaybına varabilen ciddi bir hastalığın habercisi olabiliyor. O hastalığın adı, halk arasında göz tansiyonu olarak adlandırılan glokom

04 Mart 2016, Cuma 10:56
A A

Minik bedenlerinde birer boncuğu andıran iri gözleriyle nasıl da sevimli bakarlar. Hal böyle olunca aile fertleri başta olmak üzere pek çok kişinin bir güzellik unsuru olarak değerlendirmesi işten bile olmaz. Oysa bebeklerde iri göz, erken teşhis edilmemesi durumunda ileride görme kaybına bile neden olabilen göz tansiyonu hastalığının habercisi olabiliyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof.Dr. Can Üstündağ, göz tansiyonunun sinsice ilerleyen bir hastalık olduğunu belirterek erken teşhisin son derece önemli olduğunu söylüyor. Her 10 bin bebekten biri doğuştan glokom hastası olarak doğarken bunların yüzde 90’ı bebek 1 yaşına gelene kadar ortaya çıkıyor. Hastalık ortayaçıktığında, tanısı konulana kadar geçen sürede oluşan hasarı geri döndürmek mümkün değil.

GÖZ KÜRESİ BÜYÜMEYE BAŞLIYOR

Kaliteli bir görme temini ve göz içi yapıların beslenmesi için anne karnında son 2-3 ayda gözün içerisinde su yapımı başlarken gözün kanal sisteminde de yavaş yavaş delikçikler açılıyor ve sıvı yavaş yavaş bu delikçiklerden dışarıya çıkmaya başlıyor. Doğuştan göz tansiyonunda ise o delikçiklerin gelişiminde problem olduğundan sıvı dışarıya çıkamıyor. Bu nedenle de gözün içerisinde basınç yükseliyor ve görme sinirlerinde tahribat meydana geliyor.

Prof. Dr. Can Üstündağ “Bebeklerin gözleri yetişkinlerden farklı olarak elastik olduğu için içeride basınç yükseldiği zaman ilk 3 yaşına kadar göz küresi büyümeye başlıyor! O nedenle bu çocuklar genelde iri gözlü oluyor. Aileler bebeğinin ya da çocuğunun gözlerinin iri olduğunu fark ettiklerinde mutlaka göz hekimine başvurmalıdır” diyor.

BU BELİRTİLERE DİKKAT!

İri gözün yanı sıra bebeklerde göz tansiyonunun en önemli belirtilerinden biri de ışıklı ve güneşli havada gözlerini açamamaları. Ancak pek çok anne baba bu belirtilerin de bir hastalığın habercisi olabildiğini bilmiyor. Çocuklarda böyle bir şikayet belirmesi durumunda ebeveynlerin bunu ihmal etmemesi ve bir hekime başvurması gerektiğini belirten Prof.Dr. Can Üstündağ “Ailelerin en fazla dikkatini çekebilecek bulgular arasında gözlerin şakır şakır sulanıp akması, gözün saydam tabakalarının grileşip matlaşması yer alıyor’ diyor.

TEDAVİ GEREKİYOR

Glokomun sinsice ilerlediğinden kişinin görme yeteneğindeki kaybın çok yavaş oluştuğunu, bu nedenle en son aşamaya geldiğinde anlaşılabildiğini belirten Prof.Dr.Can Üstündağ, göz tansiyonunun her yaşta ortaya çıkabildiğine dikkat çekiyor.

Ailesinde göz tansiyonu olanlarda risk 6 kat artıyor. Çocukluk çağında oluşan göz tansiyonunda genellikle cerrahi tedavi uygulanırken göz kanalında delikçik açılıp sıvının dışarıya akmasıyla tansiyon normale dönüyor ancak buna karşın bazen ikinci ve üçüncü ameliyatlar da gerektirebiliyor. 

Prof.Dr.Can Üstündağ bu nedenle göz tansiyonu hastalarının hayat boyu belirli aralıklarla hekime muayene olmaları gerektiğini söylüyor. Muayene sıklığı başlangıç glokomda 6 ayda birken ilerlemiş olgularda bu süre 2 aya kadar inebiliyor. Yetişkinlerde; ilk basamakta ilaç tedavisi uygulanıyor. Damlanın yeterli olmadığı, damlaya rağmen görme siniri hasarının ilerlediği olgularda ise lazer ve ameliyat seçenekleri uygulanıyor.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.