Çocuk eğitiminde yöntem karmaşası

Pazar, 03 Ağustos 2014 - 05:00

Gittiğim seminerlerde, katıldığım wokshoplarda her biri birbirinden farklı ve bazen de birbiriyle çelişen eğitim sistemlerine denk geldim. Çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmek isteyen her annenin yapacağı şeyleri yaptım. Okudum, araştırdım, sordum... Neticede elimde kocaman bir soru işaretiyle döndüm eve. Şu sistem bunun doğru olduğunu söylerken, diğer sistem bunun tam tersini söylüyor! Eyvahlar olsun! Bir süre sonra tüm bunların bir parçasını alarak, kendi aileme ve çocuklarıma uyarlamanın en doğru yöntem olduğuna karar verdim.

Ödül ve ceza sistemi benim çocuklarımda doğru sonuç veriyorsa, bunun aksini söyleyen sistemin canı cehenneme. Körü körüne bir eğitim sisteminin kölesi olmayı son derece yanlış buluyorum. Kimi zaman geleneksel yöntemler, kimi zaman Montessori yöntemi, bazen de Kim West metodu bize daha uygun düşüyor. Önemli olan, araştırma yaparken, okuduklarınızı kendi ailenize uyarlayabilmek.

Kitapçılardan çocuk bakımı ve yetiştirilmesiyle ilgili aldığınız onlarca kitabın içinde, size en uygun gelen yöntemlerin altını çizin. Ailenizi ve çocuklarınızı sizden daha iyi kimse tanıyamaz. 5 Çocuk eğitiminde yöntem karmaşası Kızları aldım karşıma ve önümüzdeki hafta iş seyahatine gideceğimi ve 7 gün birbirmizi göremeyeceğimiz anlattım. Ben evde yokken, yardımcı ablayı ve evde onlarla kalacak olan halalarını üzmeyeceklerine dair söz aldım. Bir anda Derin’den hiç beklemediğim bir cümle geldi; “Bence de gitmelisin anne, birbirimizi biraz özlemeliyiz!” Bu cümleyi kuran çocuk 4 yaşında. Kulaklarıma inanamadım. 3 aydır birbirimize koala gibi yapıştığımız ve sürekli kavga ettiğimiz için, durumun o da farkında.

Birbirimizi biraz özlememiz gerektiğini ve hepimize bunun iyi geleceğini söylüyor. Bağımlı annelerin, bağımlı çocukları olur. Bağlılık başka, bağımlılık başkadır. Kendi ayakları üzerinde durabilen, yetişkin oldukarında bağımlı kişilik geliştirmeden ilişkilerini sağlıklı yaşayabilmeleri için, çocuklarınızla kuracağınız ilişki çok önemli. Önce kendimizi terbiye etmemiz gerekiyor. Onlara güvenmeyi öğrenmek bu işin ilk kuralı. Çocuk yetiştirirken pervane gibi etrafında olmak, bir çocuğa yapılabilecek en kötü şeylerden biri. Kendini ifade edebilmesine, kendi işini halledebilmesine ve hatta düşünce kalkmasına izin vermek çok önemli. Hayatı boyunca her düştüğünde yanında siz olmayacaksınız.

Ödül ve ceza

Neredeyse bebekliklerinden beri bizimle olan yardımcı ablamızın zorunlu gidişinden sonra, evde ilk kez bir sevdiğinden ayrılmanın travmasını yaşıyor kızlarım. 2 yardımcı değiştirdik bu süre içinde. Hırçınlıklarını, bana yapışık gezmelerini ve huylarının değişmesini normal karşılamak gerek. Kızlardan biri daha duygusal tepkiler veriyor. Derin çok daha hırçın, çok daha inatçı

. Bir gün havuz kenarında iyice zıvanadan çıkınca, önce giymek istemediği mayosunu çöpe attım, sonra da onu o halde bırakıp eve yürümeye başladım. Kıyamet kopuyor bu sırada. Büyük ihtimalle tüm site beni ayıplıyor. Bir damla çocukla ne diye inatlaşıyorum ki? İçi beni, dışı sizi yakar. Durum bir günlük bir şey değil. Tam 3 aydır böyle. Yıpranan sinirlerim, bir noktada patlıyor tabii. Eve kadar bu şekilde gidiyoruz. Derin ağlıyor, ben de burnumdan soluyorum. Ceza veriyorum. 2 gün havuza girmek, parka inmek yok!

Uzun hikayenin sonunda, Derin’le ödül ve ceza üzerine konuştuk. Ertesi gün sadece kardeşi havuza gidince, cezanın ne olduğunu anladı. “Özür dileyince cezam kalkmıyor mu?” “Hayır Derin’ciğim. Ben kırmızı ışıkta geçsem ve özür dilesem, polis yine de bana ceza yazmak zorunda. Çünkü yapılmaması gereken bir şey yaptım. Cezamı ödersem, bir daha kırmızı ışıkta geçmemeyi öğrenirim. Sen de 2 gün havuza girmeyerek, bir daha aynı hatayı yapmamayı öğreneceksin.” Sonuç; Derin artık ödülün ve cezanın ne zaman verileceğini anladı. 2 gün boyunca söylendi, sustu ve kabullendi. Durumu anlatmadıkça, ceza vermenin de bir anlamı kalmıyor sevgili anneler.

“Derin” felsefe

Kızları aldım karşıma ve önümüzdeki hafta iş seyahatine gideceğimi ve 7 gün birbirmizi göremeyeceğimiz anlattım. Ben evde yokken, yardımcı ablayı ve evde onlarla kalacak olan halalarını üzmeyeceklerine dair söz aldım. Bir anda Derin’den hiç beklemediğim bir cümle geldi; “Bence de gitmelisin anne, birbirimizi biraz özlemeliyiz!” Bu cümleyi kuran çocuk 4 yaşında. Kulaklarıma inanamadım. 3 aydır birbirimize koala gibi yapıştığımız ve sürekli kavga ettiğimiz için, durumun o da farkında. Birbirimizi biraz özlememiz gerektiğini ve hepimize bunun iyi geleceğini söylüyor.

Bağımlı annelerin, bağımlı çocukları olur. Bağlılık başka, bağımlılık başkadır. Kendi ayakları üzerinde durabilen, yetişkin oldukarında bağımlı kişilik geliştirmeden ilişkilerini sağlıklı yaşayabilmeleri için, çocuklarınızla kuracağınız ilişki çok önemli. Önce kendimizi terbiye etmemiz gerekiyor. Onlara güvenmeyi öğrenmek bu işin ilk kuralı. Çocuk yetiştirirken pervane gibi etrafında olmak, bir çocuğa yapılabilecek en kötü şeylerden biri. Kendini ifade edebilmesine, kendi işini halledebilmesine ve hatta düşünce kalkmasına izin vermek çok önemli. Hayatı boyunca her düştüğünde yanında siz olmayacaksınız.