'Çocuk için geciktim'

Kısa siyah saç... Takım elbise... Kravatlı elbette... Siyah makosen ayakkabılar, beyaz çoraplar... Elde sustalı bıçak, yüzde kabadayı ifadesi... Güzel oyuncu Ece Uslu yeni tiyatro oyunu 'Patron Kim'de hem kadın hem erkek rolünde. Onu böyle filinta haliyle görenler “Yakışıklı olmuşsun” diyor. Erkek halinden kendisi de memnun. Tiyatronun kulisinde sohbet ettik Ece Uslu ile...

17 Kasım 2012, Cumartesi 05:00
A A

ÇAĞNUR HATİPOĞLU

cagnurhatipoglu@gmail.com

- Nasıl gidiyor hayat? Valla ne yapayım?

Neredeyse her gün tiyatro provasındayım. Ak’la Kara Tiyatrosu’nda ‘Patron Kim’ adlı yeni oyunun provalarındayım. Eski bir İtalyan oyunu. Orijinal adı ‘İki Efendinin Uşağı’. Biz 80’ler Türkiyesi’ne uyarladık. 80’lerin müzikleriyle... Komedi tarzında.

- Hem kadın hem erkek rolündesin.

Aslında Begüm rolündeyim. Begüm, ölmüş erkek ikizinin kılığına giriyor.

- Nasıl bir şey erkek olmak?

Zor. Çok detayı var: Saçından ceketine, beyaz çorabından konuşmasına kadar.

- Erkek halin hakkında ne düşünüyorsun?

Fena değilim, yakışıklı olduğumu söylüyorlar.

“Tiyatroyu sevmesem bu acıyı çekmem”

- Kendine vakit ayırabiliyor musun?

Eve gidiyorum ya o da bir şey. Provalarda kendimi çok geriyorum. Doğum sancısı gibi. Belki oyun sahnelendikten sonra rahatlayacağız ama şimdi çok sıkıntılı bir dönem. Eksikler bitmiyor.

- Tiyatroyu çok sevdiğin her halinden belli ama.

Gerçekten çok seviyorum. Yoksa bu kadar heyecanı ve acıyı çekmem. Tiyatro benim için bir okul. Ve hiçbir zaman bitmeyecek. Tabii ki seyirci beni ekranla tanıdı. Yıllarca dizilerde oynadım ama tiyatroyu da asla bırakmam.

- Niye daha sık tiyatro yapmadın?

Çok fırsat bulamadım. Bu, benim beşinci tiyatro oyunum olacak ve elimden geldiğince daha fazla yapmak istiyorum.

- Dizilerden teklif geliyor mu?

Yavuz Bingöl ile oynadığım ‘Bulutların Ötesinde’ adlı dizi yeni bitti. Yeni projeler geldi ama kabul edemedim. Çünkü bu yıl tiyatroda iki oyunum olacak. Şu anda bir diziye başlasam, nasıl sürdürürüm bilmiyorum.

“Benden kötü kadın rahat çıkar”

- Sanıyorum kafanda oynamak istediğin bir rol var ve sen onu bekliyorsun.

Bir antikahramanı oynamak istiyorum aslında. Kötü bir karakteri... Hem de çok istiyorum.

- Neden bu tarz rol teklifleri gelmiyor?

Genellikle iyi kalpli, güzel yüzlü kadını oynadım. “İyi kalpliyim veya kötü kalpliyim” demiyorum. Hep aynı tarz rolleri oynayınca bizi öyle zannediyorlar. Biz malzemeyiz. Her şekle girip oynayabiliriz.

- Yapımcılar kötü role yakıştırmıyor belki. Baktığın zaman hiç mi kötü karakterde güzel oyuncu yok?

Dolu. Ben şunu biliyorum: Benden antikahraman çok rahat çıkar.

- Sinema filmi teklifi geliyor mu?

Geliyor. Bazısını ben tercih etmiyorum, bazısının zamanlaması tutmuyor. Aslında tiyatroda iki oyunum varken bir de sinema filmi yapsam çok süper olur.

- Beğendiğin yönetmenler var mı?

Çok var. Ferzan Özpetek ve Fatih Akın’ın filmlerini çok beğeniyorum. Bayılıyorum.

- Sinema, dizi ve tiyatro üçlemesinden sende en çok ağır basan hangisi?

Benim için hepsi keyifli, çünkü hepsinde oyunculuk icra ediyoruz. “Instragram bağımlısı oldum”

- Günlük hayatta neler yapıyorsun?

Hiçbir şey. Şu sıralar biraz asosyalleştim galiba. Eskiden arkadaşlarımla daha sık görüşüp yemeğe gidiyordum. İyice içime kapandım. Birileri çağırıyor, o an işim olmasa da dışarı çıkmak istemiyorum. Belki oyun başladıktan sonra hayata dönerim (gülüyor).

- Facebook, twitter ile aran nasıl? Sosyal medyayı takip ediyor musun?

Onlar çok basit oldu artık. Cep telefonumuzla takip edebiliyoruz. Ama ben en çok Instagram’da fotoğraf çekip paylaşmayı seviyorum. Onun bağımlısı oldum. Bir de kendi sitem var. Şu sıralar güncelleniyor.

- Sanal ortamda erkekler senin için çok güzel yorumlar yapmışlar. Ahhh öyle mi (gülüyor)?

Takipçilerimin olduğunu az-çok biliyorum. Facebook’ta bir fan grubum var. 10 bin kişiye ulaştı. Tabii bu ekranda olmanızla çok alakalı. Bir süre ekranda olmayın, coşkulu ilgi kalmıyor. 23 senedir bu işi yaptığım için bu ritmi biliyorum artık.

- 23 yılını verdin bu işe. Ama artık bir dizi ile oyuncu olunuyor. İşler daha mı kolay şimdi?

Bu noktaya tırmalayarak değil, adım adım geldim. Bir bakıma sindire sindire. Evet, şimdi tek projeyle ünlü olan oyuncular var. Bazıları çok yetenekli ama hemen “Ben oldum” diyorlar. Ben bunu hâlâ demiyorum. 60 yaşına da gelsem oyunculuktan öğreneceklerim var.

‘Önümde iki yıl kaldı’

- Daha önce “Çocuk sahibi olmayı çok istiyorum” demişsin. Hâlâ aynı fikirde misin?

30 yaşından beri istiyorum (gülüyor). Ama geç kaldım. 40’tan sonra riskli.

- Kaç yaşındasın ki?..

9 Eylül 1974 doğumluyum. İki senem kaldı. Gerçi tabii ki sadece çocuk yapmak isteseydim şimdiye kadar evlenmiş ve anne olmuştum. Ama sadece çocuk yapmak için evlenilmez. O, çok önemli ve zor bir sorumluluk. Çünkü çocuk olduktan sonra tamamen ona odaklanmak gerekiyor.

- Evlenmek istemiyor musun?

Doğru insanı bulduğum zaman. Bu da çok zor. Gerçi öyle bir arayışta da olmadım. Çıkıp sokakta da bulunmaz.

- Özel hayatında biri var mı?

Şu an sevgilim yok.

‘Eski sporcuyum’

- Oyunculuğa kaç yaşında başladın?

15-16 yaşlarında, çok acemice başladım. Ferhan Şensoy ile... Sonra 2 yıl Şahika Tekand’dan ders aldım. Diziler ve sunuculuk başladı. O arada bir ajansa kaydolmuştum, reklam filmlerinde oynayıp harçlığımı çıkarıyordum.

- Yaşlı olmamakla birlikte sektör için yaşını almışsın galiba.

Yok, yok, oyunculuk öyle bir şey değil. Gerçekten çok zor bir iş. Setlerde nasıl davranacağımın disiplini bende hep vardı, çünkü eski bir sporcuydum.

- Hangi spor?

4 yıl basketbol, 2 yıl da yüzme yaptım. Bu nedenle oyunculuğun disiplinini en başta kavradım. Ama oyunculuk bitmiyor tabii, her gün birşey öğreniyorsun.

(17.11.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;