Çocuk tecavüzcüsünün AB uyumlu ceza formülü bulundu

AKP'li iki kadın milletvekili, çocuklara tecavüz edenleri Avrupa normlarına göre cezalandırmanın yolunu buldu. Teklife göre sapıkların duyguları enjeksiyonla köreltilecek

Perşembe, 12 Kasım 2009 - 08:34

Çocuk tecavüzcüsünün AB uyumlu ceza formülü bulundu

AKP’nin iki kadın milletvekili Aşkın Asan ve Alev Dedegil’in, tehlikeli ve yeniden suç işlemesi olası cinsel suçluların ilaç enjekte edilerek geçici süreyle hadım edilmelerini öngören yasa teklifi, Meclis Başkanlığı’na sunulmak için AKP Grubu’nun onayını bekliyor.

ABD ve bazı AB ülkelerinde uygulanan, son olarak Polonya parlamentosunda kabul edilen ve Aralık ayında da Fransa Meclisi’nde görüşülecek “kimyasal kastrasyon (hadımlık)” teklifini grup yönetiminin onayına sunan Asan ve Dedegil, önerilerine yönelik olası tepki ve itirazlara karşı gruba “Güdülerin Kontrolü Tevadisi” olarak adlandırdıkları bu yöntemin Anayasa’ya, AİHS’ne (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) aykırı olmadığını ilişkin bilgi notu da sundu. Buna göre GKT (Güdülerin Kontrolü Tedavisi) yeniden suç işleme olasılığı yüksek tehlikeli cinsel suçlulara, hapis cezasının yanısıra uygulanacak. Erkeklik hormonu olarak nitelendirilen testosteron seviyesi cinsel suçluya enjeksiyon yoluyla verilecek “Depo-Provera” adlı ilaçla azaltılacak. Bu yolla kişinin cinsel sapkın davranışları, erotik düşünceleri ve genital fonksiyonu azaltılarak kontrol altına alınacak. Güdülerin kontrolü söz konusu ilacın enjekte edildiği dönem boyunca olacak, ilaç kesildiği anda kişi normal haline dönecek.

Asan ve Dedegil, kimyasal kastrasyonun, cerrahi hadımdan farklı olduğunu, bunun bir ceza değil tedavi yöntemi olduğunu savundukları bilgi notunda, “Savunmasız çocukların cinsel suçlulardan korunması yasal bir menfaattir ve suçluları, suç işlemeleri konusunda motive eden bu dürtülerin engellenmesi, gelecekte yaşanacak suçları önlemek anlamında önemli bir çabadır savunması ile toplumun çıkarlarını, bireyin çıkarlarından üstün tutmuştur” görüşünü dile getirdiler. Milletvekilleri, önerilerinin Anayasa’ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun olduğunu vurgulayarak, bu yöntemin Türkiye’de uygulanabileceğini ifade ettiler.

VATAN